Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ertuğrul Güner'in İl Sağlık Müdürü olacağı söyleniyor.

Henüz yazısı sisteme düşmedi.

Ama planlar şöyle yapılmış...

Biliyorsunuz, Atatürk Devlet Hastanesi Yöneticisi Hasan Tosun, AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun'un kardeşi.

Zeki Tosun, kardeşini daha önce Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreteri yapmak istedi.

Ancak dönemin Sağlık Bakanı, "O zaman sen il başkanlığından istifa et" dedi.

Koltuk tatlı geldiği için Zeki Tosun istifa etmedi.

Şimdi Hasan Tosun, beraber görev yaptığı bir doktoru Sağlık Müdürü yaptırmak istiyor!

Hastane Müdürü Adem Taşçı'yı da Sağlık Müdürlüğüne göndereceklermiş!

Musluğun başını da tutacaklar yani!

Böylece Hasan Tosun, rahat rahat hastane yöneticiliği yapacakmış!

Ne güzel plan değil mi?

Madenci Zonguldak'ta...

Bazı gazetelerden haber başlıkları...

"Özbakır, Külliye'de madencilerle buluştu..."

"Çaturoğlu, Külliye'de elmas yürekli madencilerle buluştu..."

Beyler... Madencilerle buluşulacak yer Ankara değil, Zonguldak'tır.

Külliye değil, ocak ağzıdır.

Geleceksiniz; Üzülmez'e, Karadon'a, Gelik'e, Kozlu'ya, Armutçuk'a, Amasra'ya...

Madenciler burada...

Sendika burada...

Sorunlar burada...

Gelin, konuşun onlarla...

Bakalım ne diyecekler size?

Bekliyoruz...

En kısa zamanda...

Aslolan helalleşmek olmalıdır

"Ben dürüstüm, ben namusluyum, ben adaletliyim, ben Allah'tan korkarım" diyorsan; hırsızlığa, yolsuzluğa, hazine arazisi işgaline, kömür kaçakçılığına, ormanın talan edilmesine, havanın kirletilmesine, denizin pisletilmesine, toprağın heba olup gitmesine izin vermeyeceksin.

Evet, bir işin yasalara uygun olup-olmayacağına bakacağız.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın gözyaşları içinde dinlediği konuşmasında ne diyordu Profesör Dr. Alev Alatlı:

"Şimdi, 'Ne demek istiyorsun?' diyeceksiniz. Şunu demek istiyorum: Aslolan, hakkın eda edilmesi olmalıdır; aslolan helalleşmek olmalıdır, helalleşmek olmalıydı. Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıydı; çünkü her yasal hak, helal değildir ve olamaz. Suruç ile Kobani'nin arasında çizgi çekmek, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin yasal/kılıç hakkıdır belki; ama helal değildir.

Keza, iflas eden kardeşinizin haraç-mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir; ama helal değildir. İmar ruhsatı olan bir müteahhit, şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir.

Yeni ve çok daha ucuz bir enerji türünün pazara/piyasaya girmesini önlemek üzere üretim haklarını satın alıp sümen altı eden bir petrol şirketi de, yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir. Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin hamuruna kanserojen madde katan gıda üreticisi, formülü ambalajın üstünde yazdığı sürece suçsuzdur; ama helal değildir.

Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden izliyorsa, suçsuz sayılacaktır; ama helal değildir.

Şimdi buradan, şöyle bir öngörüde bulunuyorum: 21'inci yüzyılın en yaman toplumsal projesi; helal olanı, yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir."