İstanbul taksimdeyiz.


Arka sokaklarda.


Dünya kimsenin umurunda değil.


Ne bir memleket sorunu, ne rejim, ne terör sorunu var.


Sanırsınız ki Türkiye&[#]8217;nın en mutlu, en dertsiz insanları buralarda!


En güzel memleket manzaraları!


O manzaraya bakmak bile yeterli geliyor sorunları unutmak için.


Bu taraftan bakıyoruz.


Memleket sorunlarını göre göre, yaza yaza, düşüne düşüne psikolojimiz bozuluyor!


Bencil yaşam arzusu kronik bir veba gibi sarmış her yanı.


Bu nedenle tedavisi zor bir dönemden ve anlayıştan geçiyor memleket.


Paylaşmasını beceremeyecek kadar gözü kör olmuş gözler.


Bir birini yok etme arzusunun ilkelliği içinde başların ayak, ayakların baş olduğu örnekler çoğalıyor.


Eksen nereye kaymış?


Kime kaymış?


Niçin kaymış?


Soruları sahibine göre yanıt buluyor.


Garip ama gerçek.


Türkiye İslam eksenli bir ülke.


Kanundan korkmayanın Allah&[#]8217;tan korkması gerekirdi!


Hak, hukuk, adalet duygularının vicdani bir rotası olması gerekirdi!


Bizim memleketi yönetenler adama papucu ters giydiriyor!


İş uygulamaya gelince benim rejimim seni döver kafasındayız!


Bu ülke değil, bir kişilik sorunu.


Memleket büyük.


Dolayısıyla büyük sorunları var.


Zonguldak&[#]8217;a dönüyoruz.


İnsan yaşamına dair basit sorunların çözümlenemediği bir kentteyiz.


Çayır bizim çayır!


Otlamak bedava!


Tüm çirkinlikleri normalleştiren bakış açısı karşısında yükselen tepki seslerine karşın bir şey değişmiyorsa önemli sorun var!


Sıkışınca Allah&[#]8217;a sığınanların, din iman, adalet diyenlerin iki yüzlülüğünü görünce; &[#]8216;Acaba biz dinsiz miyiz?&[#]8217; sorusu bile geliyor insanın aklına!


Bir şey var!


Rejim sosuyla insanları sınıflandıran, dışlama merakıyla hizmeti adaletsiz dağıtanlara şaşıyorum.


Toplumun psikolojisini bozuyorlar.


Bu baskılar karşısında; &[#]8220;Adam ol. İnsan ol. Olmuyorsan al rejimini başına çal&[#]8221; diyenlerin de soyu tükeniyor!


İşte.


İstiklal&[#]8217;in o gürültülü ortamında bile dayanamadık.


Biz yine memleket sorunlarını, Zonguldak&[#]8217;ın sorunlarını konuştuk!





TTK&[#]8217;da işçinin günahını alanlar!



Türkiye Taşkömürü Kurumu&[#]8217;nu yetkilileri lojmanların gündeme gelmesinden çok rahatsızlar.


Özellikle de lojmanlarda oturanlar.


En çokta TTK&[#]8217;nın lojmanına ihtiyacı olmayan ancak bu hovardalık içinde kendine mekan yaratanlar.


Düzenli takip edemeyenler için küçük bir hatırlatma yapalım.


TTK&[#]8217;nın yetkilileri kurumun 400 milyon, yani 400 trilyon zararından bahsederken önce işçilik giderlerini öne sürüyorlar.


Bu haberleri Zonguldak dışından okuyup takip edenler de toplantılarda bu durumu bize soruyorlar.


Lojmanlar yazılınca rahatsız oluyorlar.


Zonguldak eşittir TTK ise ki öyle kabul ediyoruz, o zaman bu kentte yaşayan herkesin TTK&[#]8217;yı koruma ve sahiplenme çabası birilerini rahatsız etmemeli.


Genel Müdür Burhan İnan Bey ve yardımcıları çıkıp hangi tasarruf politikasını uygulayarak kurumun geleceği için önemli bir adım atmışlar.


Varsa bunları anlatsınlar da bilelim.


Eleştirilerin altından kalkamayınca; &[#]8220;Kurum yıpratılıyor&[#]8221; açıklamalarıyla sığınacak lojman, pardon makam arayanlara da küçük bir tavsiyemiz var.


Kimlerin lojman takipçiliği yaptığını, kimlerin hangi şartları dayattığını biliyoruz.


Kendiniz yan gelip yatarak işçinin günahını almayın.


Aç davranmayın!


Allah çarpar!



Uysal&[#]8217;ın sorumluluğu arttı



Salih Alemdar&[#]8217;ın Türk Eğitim &[#]8211;Sen&[#]8217;de seçimi kaybetmesinin ardından Kamu-Sen temsilciliği düştü.


Yerine kimin geleceği merak ediliyordu.


En yakın isim Türk Sağlık- Sen başkanı Abdurrahman Uysal&[#]8217;dı.


Öyle de oldu.


Uysal yeni başkan.


Dolayısıyla sorumlulukları da çok fala arttı.


Alemdar&[#]8217;ın sendikacılık çalışmalarının yanında kentle ilgili çabaları vardı.


Uysal&[#]8217;ın aynı çabaları nasıl bir zeminde sürdüreceği merak ediliyor.


Uysal&[#]8217;ın bundan sonra atacağı adımlar sendikal rekabet içinde kamu-sen ve bağlı sendikaların yerini de belirleyecek.


Türk Eğitim-Sen Kongresi sonrasında yaşanan ve Alemdar&[#]8217;ın demeçleriyle artan sarsıntıyı düzeltmek için Uysal&[#]8217;ın atacağı adımlar önemli.


Diğer sendikalar Uysal&[#]8217;ın olmasını haklı olarak pek istemezler.


Ancak bizler bu sendikalar arası rekabetin ötesinde kente ve çalışanlara yönelik kim daha fazlasını verebilir ona bakıyoruz.



Hüseyin Şeker rejimi bozunca



Yazarımız Hüseyin Şeker geçtiğimiz bayramda rejimi bozunca soluğu hastanede aldı.


Daha önce Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;nde yoğun bakım ünitesinde kalan Şeker bu günlerde diyaliz servisine gidip geliyor.


Kaldığı yoğun bakım servisinde yaşadıklarını ironik bir dille kale alan Şeker kendisini örümcek ağlarına takılmış gibi hissettiğini yazmıştı. Şeker bugünlerde gittiği diyaliz servisinin en esprili hastası. Diyaliz Servisi hekimlerinden Dr. Caner Erden başta olmak üzere herkesin yakın ilgisinden oldukça memnun olan ve teşekkür eden Şeker&[#]8217;in tedavi sonrası kaleme alacağı ilk yazıyı merak ediyoruz. Belli ki bu yazının önemli bir bölümünü Caner hanım&[#]8217;a ayıracak. Öte yandan haber aldık. Afet Hanım&[#]8217;ın Hüseyin Bey bin bir zahmetle özenerek hazırladığı diyet yemeklerinden hiç eksilme olmamış!