Bir süredir Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;i eleştiriyoruz.


Kişisel işlerle uğraşma, kentin önünü aç, şehir güzelleşsin diyoruz.


Kozlu Belediyesi&[#]8217;nin yaptıklarını anlatıyoruz.


Niye yazıyoruz tüm bunları?


Çünkü duyumlar alıyoruz, yazılanları okuyoruz.


Zonguldak Şehirlerarası Otobüs Terminali onarım işi ihale edildi.


Bir müteahhit işi aldı.


Ama aslında o işi başka bir müteahhit yapıyor.


Taksitle yapılacak denen terminalin fiyatında 463 bin lira artış yapıldı.


Ne güzel değil mi?


İki gazete parası çıktı!


Şimdi sıra Carrefour&[#]8217;un da içinde bulunduğu Diamond Center&[#]8217;de.


Orayı da ayarladıklarında tüm sorunlar çözülecek.


Carrefour büyüyecek, kira geliri yükselecek.


Yeni kiralanacak yerler yapılacak.


Bu işleri ve ilişkileri izlemeye devam ediyoruz.



Kıssadan hisse: Seni yarattım



Birgün, çelimsiz, küçük bir kız çocuğu, sokağın köşesine oturmuş; yiyecek, para, ya da alabileceği herhangi bir şey için dileniyordu. Üzerinde yırtık-pırtık giysiler vardı; yüzü gözü kir içinde ve perişan bir haldeydi. Kız dilenirken, sokaktan genç, canlı ve iyi görünümlü bir adam geçti. Kızı fark etmişti ama belli etmemek için dönüp ikinci kez bakmadı. Büyük ve lüks evine, mutlu ve rahat âilesinin yanına geldiğinde, çok güzel hazırlanmış akşam sofrası onu bekliyordu. Fakat az sonra düşünceleri tekrar o fakir kıza takılıverdi. Duyguları bir şeylere itiraz ediyordu. Sonra kolay yolu tercih etti ve itirazlarını Allah&[#]8217;a yöneltti. Böyle durumların var olmasına izin verdiği için!


Ve şöyle bir cümleyle yakındı içinden: &[#]8220;Böyle bir şeyin olmasına nasıl müsâade ediyorsun? Neden o küçük kıza yardım için bir şeyler yapmıyorsun Allah´ım?&[#]8221;


Sonra ruhunun derinliklerinden gelen bir cevap işitti: &[#]8220;Yaptım. Seni yarattım!&[#]8221;



Günün Fıkrası: Boru yetmedi!



Bir araştırma için bir araya gelen fizikçi, kimyager, matematikçi ve tarihçi açık bir arazide araştırma yapmaktadır. Aniden bastıran yağmurdan korunmak için bir köylünün barınağına sığınırlar. Köylü bir şeyler ikram edebilmek için dışarıya çıkar.


İçerideki herkesin bir şey dikkatini çeker. Soba yerden 1 metre yüksekte ve altında taş kalıplar bulunmaktadır.


Fizikçi hemen yorum yapar: &[#]8220;Adam sobayı yükselterek konveksiyon akımını güçlendirmiş ve odanın daha çabuk ısınmasını sağlamıştır.&[#]8221;


Matematikçi buna itiraz eder: &[#]8220;Hayır! Adam sobayı odanın tam merkezine koyarak her tarafın eşit ısınmasını sağlamıştır.&[#]8221;


Kimyacı: &[#]8220;Bu mümkün değil! Adam sobayı yükselterek hem daha çabuk yakılmasını sağlamış hem de aktivasyon enerjisini düşürmüştür.&[#]8221;


Tarihçinin yorumu ise daha farklıdır. Adam ilkel benlikten kalan ateşe tapma biçimini modernize ederek onu yükseltmekle saygısını göstermiştir.


Tartışmalar sürerken köylü içeriye girer. Dayanamaz ve köylüye neden sobanın yüksekte olduğunu sorarlar. Gelen cevap çok basittir: &[#]8220;Boru yetmedi Ağam!&[#]8221;