Cumartesi günü sabah bizim kovalı soba evi dumana boğdu.
Boruların kenarından sızmakla kalmadı, duvarın içinden bulduğu çatlaklardan geçerek kapının ve elektrik prizlerinin kenarlarından da sızan duman kısa sürede bütün evi etkisi altına aldı.
Oturduğumuz yer apartmanın son dairesi olduğu için borular da baca da çabuk doluyor.
Bacayı her yıl düzenli bir şekilde temizlettiriyoruz.
Bu sene biraz da çok yandığı için daha çabuk dolmuş olmalı ki böyle durumlarda demek ki senede iki kere temizlettirmek gerekiyormuş.
Biz babamla sobayı silkeledik, telefonla çağırdığımız bacacı da bacayı temizledi.
Çıkan kurum iki kovayı dolduruyordu. Sobadan çıkan duman bütün eşyaları batırdı. Perdeler, örtüler ve diğer eşyalar zehir gibi is kokuyordu. Hepsi birden yıkandı, temizlendi, koku öyle gitti.
Bütün bunları bir kova kömür yaptı. Amasra kömürü yakıyoruz. Hani Hema&[#]8217;nın termik santralde yakacağım dediği yüksek kalorili kömürden.
Yaşadığımız olay aklıma termik santralı getirdi. Şirket Amasra&[#]8217;ya 2640 megavat gibi İngiliz ortağının bile şimdiye kadar yapmadığı büyüklükte bir santral yapacak.
Bu santralde saatte 932 ton kömür yakılacağı belirtiliyor. Bu, günde 22 bin 500 ton kömür yanacak demektir. Yıla vurunca 6,5 milyon ton ediyor.
Bartın&[#]8217;da 10 bin konut var. Konut başına 2 ton yansa 20 bin ton eder.
Bartın&[#]8217;ın bir yılda yaktığı kömürü bir günde yakacak bir santralın bacasından çıkacak dumanın yörede yaratacağı etkiyi varın hesap edin.
Alın elinize bir hesap makinesi buradan çıkacak külü ve zehirli gazları oturun hesap edin.
Çevre Meclisi Üyeleri ile bu konuda hem fikirim.
Durum bu kadar vahimken Hema&[#]8217;nın İngiliz ortağıyla birlikte yaptığı toplantıya katılan bazı kişiler yapılan açıklamaları duyunca ve kuyuyu görünce hemen ağız değiştirdi.
Bu kişilerden biri Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Toksöz.
Bartın Ticaret Sanayi Odası Başkanı İsmail Toksöz, Hema&[#]8217;nın Amasra&[#]8217;da 4 Şubat&[#]8217;ta düzenlediği toplantıda &[#]8220;Odamızın ismi gereği ilimizde ticareti geliştirmek için çalışıyoruz. Bartın&[#]8217;daki yer altı kaynaklarını değerlendirerek istihdam sağlamak için yardımcı olmaya çalışıyoruz. Çevreye zararsız, çevreci bir santrale hayır diyemeyiz&[#]8221; şeklinde konuştu.
Toksöz bu sözleriyle santrale destek veriyordu.
Yerel gazetelerden birinde Cumartesi günü çıkan bir haberde ise Toksöz&[#]8217;ün eski TSO Başkanı Erdoğan Somaklı&[#]8217;nın zamanında Odanın termik santrale destek veren bir karar aldığını, devlette devamlılığın esas olduğunu, kendilerinin de bu doğrultuda hareket edeceklerini vurguluyor.
TSO Başkanı Toksöz Amasra&[#]8217;daki toplantı sonrasında, International Power Şirketi Türkiye Müdürü Chris Pett ve bazı gazetecilerle birlikte Tarlaağzı Köyündeki 600 metrelik kömür kuyusuna inerek, incelemelerde bulundu.
Toplantıyı gazetemiz adına iki muhabir arkadaşımız takip etti.
Arkadaşlarımız kuyuya inmemişler. Anlattıklarına göre kuyudan çıkanlar sanki büyülenmiş gibilermiş.
TSO Başkanı da etkilenmiş olmalı ki bakın bir hafta önce 27 Ocak&[#]8217;ta Çevre Meclisi&[#]8217;nin ziyareti sırasında sarf ettiği sözlerle nasıl ters düşmüş.
İşte Toksöz&[#]8217;ün sözleri: &[#]8220;Her zaman için Çevre Meclisi&[#]8217;yle birlikte hareket etmeye hazırız. Hema Şirketi tarafından yemeğe davet edildik. Bize termik santral konusunda bir takım şeyler anlatıldı ama bu konuda çok büyük soru işaretleri var. Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz de tedirginlik içerisindeyiz. Santralde yakılması için günde 22 bin ton kömür çıkartılması gerektiği söylendi.
Araştırmalara göre 22 bin tonu geçin 10 bin ton bile kömür çıkarılması mümkün değil. Bu noktada Hema Şirketi&[#]8217;nin santralde kullanması için dışarıdan kömür getirtmesi gerekiyor. Diyelim ki bu santral kuruldu.
Mutlaka dışarıdan kömür alınması gerekiyor. Yani bizim ocaklarımızdan bu kömür ihtiyacını karşılamasının mümkün olmadığı görülüyor. Diğer bir sıkıntı ise santralden çıkacak küllerdir. Bu problemin de halledilmesinin mümkün olmadığını biliyoruz.
Geçtiğimiz aylarda yönetim kurulundan arkadaşlarımız Belediye Başkanımız Cemal Akın ile Almanya&[#]8217;da termik santralleri incelediler. Yerin metrelerce altına kül saklanabileceği öğrenilmiş. Bartın kayalık bir yapıya sahip. Bu külü nereye saklayacakları tartışılır. Bu sorun gerçekten çok büyük önem taşıyor. Bu sorun hepimizin sorunudur. Çevre Meclisi&[#]8217;nin mücadelesini takdir ediyoruz. Ne yapmamız gerekiyorsa yapmaya hazırız&[#]8221;
Başkan Toksöz&[#]8217;ün 27 Ocak ve 4 Şubat tarihlerinde söylediği sözler birbirini tutmuyor.
Bu sözler gazetelerde ve televizyonlarda haber olarak verildi.
Sayın Toksöz&[#]8217;ün bunlara hiçbir şekilde itirazı olmadı. Yani ben böyle demedim demedi.
O halde iki açıklamasını da doğru kabul ediyoruz. Yanlış ve kabul edilemeyecek durumda olan bir hafta için de birbirinin tamamen tersi iki farklı açıklama.
Amasra&[#]8217;dan bu büyüklükteki santrali çalıştıracak kadar kömür çıkarılmasının mümkün olmadığını düşünen ve ithal kömür kullanılacağının anlaşıldığını söyleyen TSO Başkanının fikirleri bir hafta içinde nasıl değişti?
Termik santral konusu Bartın için hayati önem taşıyor. Yaklaşık 200 bin nüfuslu bir ilin kaderi söz konusu.
Hayat memat meselesi bir konuda Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı gibi çok önemli bir kuruluşun başında bulunan kişinin bir söylediğini diğer söylediği tekzip etmemeli.
Sayın Toksöz geçen yıl yaptığı bir açıklamada da &[#]8220;Bartın&[#]8217;da yer sorunu yok, yatırımcı gelsin yatırımını yapsın&[#]8221; demişti. Gerçi Milletvekilimiz Yılmaz Tunç da öyle düşünüyor, Bartın&[#]8217;da yer sıkıntısı olmadığını söylüyorsa da biz tam tersini düşünüyoruz.
Bartın&[#]8217;da sanayicinin istediği büyüklükte altyapısı ve üstyapısı hazır sanayi parseli yok.
Yersizlik Bartın&[#]8217;ın paçasından akıyor. Öyle olmasa Vali İsa Küçük iki yıldan beri yeni bir Organize Sanayi Bölgesi kurmaya neden çalışsın ki.
Bartın&[#]8217;da yer sıkıntısı yok demek için mevcut Organize Sanayi Bölgesinin iki katı büyüklüğündeki bu alanın bütün işlemlerinin bitmiş olması gerekir.
Böyle bir şey olmadığına göre ve üstelik bu alan Çevre Düzeni Planı&[#]8217;na takıldığı için itiraz konusu da olduğu halde yer sıkıntısı yok demeyi nasıl doğru kabul edebiliriz?
Hadi siyasetçi için bir manası olabilir. Sayın Tunç politik konuşabilir.
TSO Başkanı olmayan bir şeyi neden varmış gibi göstersin ki.
Bu sorunun cevabını termik santral konusunda sergilenen tavırla almış olduk galiba.
Bu arada Hema&[#]8217;nın Amasra&[#]8217;da termik santrali birlikte yapacağız dediği İngiliz International Power şirketi için öyle bir hava yaratıldı ki sanki bu şirketin elinin değdiği yerde gül bitiyor.
Merak ettik, küçük bir araştırma yaptık. Şirketin dünyanın birçok ülkesinde tam 45 tane santrali var. Bu santrallerden sadece 6 tanesi termik santral.
Şirketin yaptığı santrallerin çoğu doğalgaz çevrim santrali.
Ful-oil (mobil santral), güneş ve rüzgar santralleri de termik santrallerden fazla.
İngiliz şirketinin Türkiye&[#]8217;de Marmara Ereğlisi&[#]8217;nde bir santrali var, bu santral de 478 megavat gücünde doğalgaz çevrim santrali.
Çevreci olduğu için altın madalyası olduğu belirtilen şirketin bu madalyayı termik santralle almadığı anlaşılıyor.
Önemli gördüğümüz bir gelişmede Kültür ve Turizm Müdürlüğü&[#]8217;ndeki değişikliktir.
Bu değişiklikteki zamanlama bize düşündürücü geldi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaş yaklaşık 20 yıldır Bartın&[#]8217;da.
Bartın&[#]8217;a gelen Malatya İl Kültür ve Turizm Müdür de orada 20 yıldır görev yapıyormuş.
Biliyorsunuz termik santral konusunda Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu sürecindeyiz.
Santral turizmle ters düştüğü için Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu raporda kilit rol oynuyor.
Mehmet Altaş 20 yılda çok ÇED raporuyla karşılaştı. Çevreye, kültüre, turizme aykırı gördüğü raporlara olumlu görüş vermedi.
Bunlardan biri Boğaz mevkiine yapılmak istenen ve Bartın&[#]8217;ı ayağa kaldıran Mobil Santraldi.
Bildiğim kadarıyla bir müdürlüğün olumsuz görüş vermesi ÇED raporunu geçersiz kılıyor.
Gelen müdürümüzün bu konulara nasıl baktığını bilmiyoruz, ona da haksızlık etmiş olmayalım ama bu aşamada insanın aklına her şey geliyor.
İnşallah müdür değişikliğinin ÇED süreciyle bir ilgisi yoktur.
Yazımın başında anlattığım soba olayı önlem alınsaydı yaşanmazdı diyebilirsiniz.
İstediğiniz kadar önlem alın son teknoloji ile kurulan termik santralların arıtmalarının arıza yapmayacağının garantisi var mı?