Futbol tatile girdi.


Son olarak Süper Lig tamamlandı.


Bursaspor gibi şampiyon olanlar, Karabükspor gibi bir üst lige terfi edenler bir sezon boyunca sarf ettikleri emek, çaba ve akıttıkları terin karşılığını aldılar, taraftarıyla, yöneticisiyle, futbolcusuyla, teknik heyetiyle, şehriyle büyük sevinç yaşadılar.


Fenerbahçe gibi şampiyonluğu son anda kaçıranlar, Galatasaray ve Beşiktaş gibi sezona şampiyonluk parolasıyla girenler ve Denizli gibi ligden düşenlerin emek ve zahmetleri boşa gitti.


Dolayısıyla bunlar da hayal kırıklığı içinde büyük üzüntü yaşadılar.


Hayal kırıklığına uğrayan ve büyük üzüntü yaşayan şehirler arasında Bartın&[#]8217;da vardı.


Futbolu amatör kümede olan sayılı iller arasında yer alan Bartın&[#]8217;ın 11 sezonluk 3. lig özlemi bu yıl da bitmedi.


Çorum&[#]8217;da yapılan ilk etap terfi maçlarının finalinde elenen Bartınspor aslında bu sene önceki yıllara göre zorlamayla da olsa iyi bir hava yakalamıştı.


Bu havalar kolay yakalanmıyor.


Yazık oldu.


Gerçi bu finalle iş bitmiyordu, bundan sonra bir turnuva daha vardı ki bu en zoru olacaktı.


Benim bu kadroyla ve bu imkanlarla umudum yoktu, ayrı konu.


Bartın&[#]8217;ın terfilerde başarılı olup 3. lige çıkabilmesi için daha çok çalışması, birlik beraberlik içinde olması ve takımın etrafında kenetlenmesi gerekiyor.


Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam&[#]8217;ın şampiyon olduktan sonra ilk sözü &[#]8220;Valimizle Belediye Başkanımızla güzel bir ekip çalışması yaptık&[#]8221; oldu.


Sağlam&[#]8217;ın bu sözüne dikkatinizi çekerim.


Vali ve Belediye Başkanı çok önemli bir güç


Bu gücün işin içinde olması şart.


Vali ve Belediye Başkanı işin içindeyse Defterdar da oluyor, Emniyet Müdürü de oluyor, diğer daire müdürleri de oluyor.


Tabi ki milletvekilleri de.


O zaman şehir de harekete geçiyor.


Esnaflar, tüccarlar, sivil toplum örgütleri ve partiler takıma maddi manevi destek sağlıyor.


Sürekli gelir kaynaklarına sahip altyapısı olan takımlar için belki bu saydıklarım o kadar önemli olmayabilir ama Bartınspor gibi taşıma suyla değirmen çevirmeye çalışan takımlar için olmazsa olmaz.


O nedenle futbola uzaktan bakan Sayın Valimizin mutlaka işin içine girmesi gerekiyor.


Belediye Başkanımız işin içinde ama o da daha fazlasını yapmaya çalışmalı.


Şehirde Vali ve Belediye Başkanı öncülüğünde &[#]8220;Bartınspor 3. lige nasıl çıkar?&[#]8221; konulu toplantılar yapılmalı.


Bu toplantılarda yapılması gerekenler konuşulmalı, tartışılmalı, sonra bir sonuca varılmalı ve bu sonuca göre acil eylem planı hazırlanmalı.


Bu plan hemen uygulanmalı.


Bizim gibi futbolu aralıksız olarak tam 12 sezondur amatör kümede olan başka bir il yoktur, olması da mümkün değildir herhalde.


Bartınspor&[#]8217;un efsane başkanı Faruk Narin&[#]8217;in şirketleşme ile kavşak suyu projesi gibi sürekli gelir kaynaklarımız ve futbolcu fabrikası gibi sağlam bir altyapımız olsaydı bugün bunları değil de 3. ligde nasıl şampiyon olacağımızı, 2. ligde neler yapacağımızı konuşuyor olurduk.


Komşumuz Karabük&[#]8217;ü örnek almalıyız.


Orada insanları, kurumları, kuruluşları takımın etrafında kenetleyen güzel ve son derece başarılı bir model var.


Zonguldak ve Bartın futbolda dökülürken bölgenin diğer ili Karabük harikalar yaratıyor.


Bursa&[#]8217;nın Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi büyük takımların önünde kazandığı Süper Lig şampiyonluğu da Anadolu takımları için güzel bir örnek.


Futbol çok önemli bir reklam ve tanıtım aracı.


Aynı zamanda yarattığı heyecan ve coşku ile kaynaşma, dayanışma ve birlik beraberliğe de vesile oluyor.


İnsanlar tasada ve sevinçte bir arada oluyor, takım yenilince üzülüyor, yenince mutlu oluyor.


Coşku ve heyecan için senede üç-beş kere kutlanan bayramları beklemeyelim, futbolla her hafta sonu bunu yaşayabiliriz.


Bartın isterse, imkanlarını değerlendirirse 3. lige değil, bir zamanlar olduğu gibi 2. lige, hatta Karabük gibi süper lige bile çıkar.


Yeter ki bu sorunun üzerinde önemle durulsun.


Bu arada hazır laf futboldan açılmışken Çarşamba günü Galatasaray&[#]8217;ın UEFA kupasını kazanmasının 10. yıldönümüydü.


Bu olay takvim yapraklarındaki önemli günler arasında yer alıyor.


İngiliz takımı Arsenal ile yapılan ve nefes kesen bir 90 dakika ile uzatmaların ardından penaltılara giden final maçını TRT 3 yeniden verdi.


Tarihi ana bir kez daha tanıklık ettik, aynı heyecanı bir kez daha yaşadık.


Avrupa&[#]8217;nın Şampiyonlar Ligi&[#]8217;nden sonra en büyük kupası olan UEFA kupasını kaldıran tek Türk takımı olan Galatasaray&[#]8217;ın 10 yıl önce kazandığı zafer bir kez daha göğsümüzü kabarttı.


Galatasaray&[#]8217;a Türk milletine yaşattığı bu sevinçten dolayı teşekkür ederken, şampiyon Bursa&[#]8217;yı da gönülden tebrik ediyoruz.


Komşumuz Karabük&[#]8217;e hayırlı olsun, Zonguldak ve Bartın&[#]8217;a da geçmiş olsun diyoruz.




Başkandan polen açıklaması



Belediye Başkanımız Cemal Akın, polen sorunu ile ilgili haber ve yorumlarımızdan sonra aradı, bu konuda yaşanan sıkıntıyı bildiğini ve sorunu çözmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi.


Kemerköprü, Yalı ve Kanlıırmak Caddesi mevkilerinde ırmak kenarlarında bulunan kavak ağaçlarını kestiklerini belirten Başkan Akın, polenlerin bu sayede önceki yıllara göre azaldığını, ancak şehirde halen daha çok sayıda kavak ağacı bulunduğu için şikayetlerin devam ettiğini ifade etti.


29 Mart 2009&[#]8217;da yapılan seçimlerde göreve gelen Başkan Akın&[#]8217;ın ilk yaptığı işlerden biri buydu.


Irmak kenarlarındaki bütün kavaklarla vatandaşlara ait kavaklar kesilmediği için sorun çözülmedi.


Başkan Akın önümüzdeki sene ağaç kesim zamanı bu soruna köklü çözüm bulmaya çalışacaklarını belirtti.


Ateş düştüğü yeri yakar.


Polen yüzünden grip olup halsiz kalan, astımı bronşiti azıp hastanelik olan insanlar yorgan döşek yatıyor.


Önemli bir sağlık sorunu haline gelen bu soruna çözüm bulunsa iyi olacak.


Polen sorunu aynı gün bizim dışımızda iki günlük gazete tarafından daha işlendi.


Sorunun ulaştığı boyut ortada.


Başkanımız basında çıkan haber ve yorumlara duyarlı, eleştiriye de açık


Bizi arayıp görüşlerini paylaştığı için teşekkür ederiz.




Polenlerin yararı da varmış



Her olumsuz şeyin olumlu bir yanını, her olumlu şeyin de olumsuz bir yanını bulmak mümkün.


Alerjisi olanların dünyasını karartan polenlerin de yararlı bir yanı varmış.


Kore gazisi Hüseyin Sarıcaoğlu amcamız geçenlerde sohbet ederken dedi ki; &[#]8220;Biz kavak ağaçları bir an önce polenlensin, polenler ırmağa düşsün diye dua ederdik&[#]8221;


80 yaşına merdiven dayayan Hüseyin amca 50-60 yıl önceki gençlik yıllarından söz ederken, balık avını bu sayede çok kolay yaptıklarını anlatıyor ve bunun sebebinin balıkların polenleri yem sanması olduğunu söylüyordu.


İnsanların sağlığını bozan, çevreyi kirleten, elektriklerin kesilmesine de yol açabileceği düşünülen polenlerin balıkların canına okumak gibi bir marifetinin olduğu da böylece anlaşılmış oldu.


Demek ki bu sorunun çözümü sadece insanları değil balıkları da kurtaracak.


İlgililerin bilgisine.