Gerçekten namuslu, dürüst, işini layıkıyla yapan birinin Zonguldak’a yatırım yapması için aklından zoru olması lazım.

Öyle de değilse, çok önemli gerekçeler bulması lazım.

Zonguldak’a kim yatırım yapsa, önüne önce bürokrasi çıkıyor.

Her şeyi geçse, ipsiz-sapsız adamların dedikodularıyla uğraşıyor.

Toplumda kendine yer edinememiş ne kadar insan varsa, iş yapan insanları konuşuyor.

Yatırım yapan, iş yapan, para kazanan herkes “hırsız”; hiçbir iş yapmadan o insanların dedikodularını yapanlar “namuslu, şerefli, dört dörtlük” insanlar.

Kim büyümüş Zonguldak’ta bakın bakalım?

Kim büyüyebilmiş?

Şimdi Kayseri’nin, Antep’in, Çorum’un, Düzce’nin neden uçup gittiğini daha iyi anlıyorsunuz değil mi?

Biz İstanbul’da kazandığını Zonguldakspor’a harcayan İsmail Recai Şanlı’ya bile kulp bulmadık mı?

Yok, Konya’da hap fabrikası var. Yok, milletvekili adayı olacakmış.

Keşke İsmail Recai Şanlı gibiler milletvekili olsa.

Kendi sorununu çözmüş biri olarak, kentin sorunlarıyla ilgilenmiş olsaydı.

Şimdiki hedef; Tuncay Karakuş…

Ankara’da kurulu şirketiyle Türkiye’nin dört bir yanına, hatta Kuzey Irak’a imalat yapan Kozlulu Tuncay Karakuş, kazandığı parayı geldi, kendi memleketine, Kozlu sahiline yatırdı.

Zonguldak’tan kazanıp dışarı gidenlere kızanlar, dışardan parayı kazanıp Zonguldak’a yatıran Tuncay Karakuş’a da kızmaya başladılar.

Çünkü onların dertleri; yatırım, üretim, istihdam filan değil.

Kompleks.

“O kazanıyor da, ben niye kazanamıyorum.”

Terzi Hamdi Uçar, nasıl İl Başkanı olur? Ve hatta nasıl ……. olur?

Kentin yarattığı değerleri kendi kendine yiyen başka bir kent var mıdır Türkiye’de?

Allah’tan Gökçebey’de Çanakcılar, Çaycuma’da Yurtbay “ses sınırı”nı aştı da şimdilerde kimse ilişmiyor.

Onlar da az mı çekmişti geçmişte?

Çaycuma Süt, burada değil de Sakarya’da, Bursa’da olsa, çoktan dünya markası olmuştu.

Zonguldak’a gelinceye kadar tanıyor muyduk Zekayi Bükrü’yü?

Neler dedik hakkında neler?

Şerafettin Turpcu az mı çekti bu memlekette?

İzmit’te, İstanbul’da başaramasaydı, dönebilir miydi bu kente?

Tefecilerin, nayloncuların, devleti çalan hırsızların itibarlı insan sınıfında gezdiği şu Zonguldak’ta Ümit Bozkurt’a, “Çakan’ın parasıyla”, Yusuf Yılmaz’a “Bakan’ın parasıyla” iş yapıyor demediler mi?

İtibarı olanları itibarsızlaştırmak için her şeyi yaptılar.

Ama en çok itibarı, en çok çalanlar gördü.

En çok yalan konuşanlar, en çok dedikodu yapanlar gördü.

Bu güzelim kentin içine yaptılar.

Denizini kirlettiler, ormanını kestiler, dağını deldiler, imarını bozdular, insanını bozdular.

Kozlu sahiline yapılan kanalizasyon tesisine iş çıkartmaktan başka bu kente faydası olmayan insanların, kente katkı sağlayan insanları yaralamasına, karalamasına çıldırıyorum.

Ve bu insanların “büründükleri” dürüst-namuslu pozlarını görünce, şehir dışına gitmiş yatırımcılara hak veriyorum.

Ve diyorum ki:

“Bu kent, bu yüzden adam olmuyor.”

Günün Sözü:

Balıklar oltayla, insanlar da sözcükleriyle avlanırlar.

Çin Atasözü