Yayla Ortaokulu'nun yıkılmaya başlaması kamuoyunda ciddi rahatsızlık yarattı.
Yayla Ortaokulu mezunları, Zonguldak'ta sanat ve tarih alanında çalışma yapan isimler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Yayla Ortaokulu önünde toplanarak basın açıklaması yaptılar.
Okul önünde yapılan açıklamada eski Kent Konseyi Başkanı Mustafa Bilge, Mimar Derya Aydan ve Zonguldak Tarihçisi Ekrem Murat Zaman, duygusal konuşmalar yaptılar.
Kent Konseyi eski Başkanı Mustafa Bilge "Sadece mezunlarımız değil, Yayla İlkokulu ve Ortaokulu sevenleri, arkadaşlarımızla birlikte bütün Zonguldaklı arkadaşlarımız da bize destek veriyorlar. Burada bugün şuna dikkati çekmek istiyoruz: Otopark sebebiyle yıkılmak istenen Yayla Ortaokulu, ikinci bir yanlış yapılarak düzeltilmek isteniyor. Bu okuldan 1971 yılında mezun oldum. İki çocuğum da bu okulda okudu. İstiyordum, düşünüyordum ki torunlarım da bu okulda okusun, mezun olsun. Fakat ne yazık ki bugün böyle bir durumla karşı karşıyayız. Hislerimi tarif etmek için kelime bulamıyorum. Burada tarihin bir sayfası yok ediliyor. Kent hafızası, kent belleği yok ediliyor. Bunun yanlışlığını kelimelerle anlatmak çok zor. Çok kötü yönetiliyoruz diyorum. Hepinize teşekkür ediyorum."
Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Derya Aydan "Ben mimarım. Bu okulda okumadım, içine bir gün bile girmedim. İçini bilmiyorum. Ama bir yapıya aidiyet duymamız ve onu benimsememiz, korumamız için illa onun doğrudan kullanıcısı olmamız gerekmez.
Her gün önünden geçtiğim bir yapı. Her gün önünden geçmemiz bile gerekmiyor aslında. Tarihi yapıları sadece kabuk veya inşaat gibi görmemeli, rant ya da ekonomik işlev olarak değerlendirmemeliyiz.
Kaybettiğimiz zaman insanların kökleri kesiliyor, aidiyetleri azalıyor; ruhsal ve psikolojik olarak etkileniyorlar. Okulu 'deprem ve dayanıksız' diye yıkmak sadece bir bahane. Güçlendirilebilir. eğer öyle olsa, biz bütün tarihi eserlerimizi yıkalım. Bunun bir bahane olduğunu fark ediyorsak güçlendirilir.
Okul yetersiz olabilir, başka bir yerde inşaat başladı bile; taşınabilir. Bu yapının yine kamu yararına kullanılması gerektiğini savunuyoruz. Aidiyet çok önemli. Kültürel olarak belde için çok önemli. Zonguldak’ın değerlerinin tek tek elden gitmesi hepimizi zedeliyor.
Arkadaşlar, şunu söyleyeyim: Eğer yıkılıyor deniyorsa, talebimiz şudur; birebir aynısı yıkıldıktan sonra tekrar yapılsın" açıklamasını yaptı.
Yerel Tarih Araştırmacısı Ekrem Murat Zaman ise "Zonguldak’ın kendine özgü özellikleri var. Tarihsel ayrıcalıkları ve üstünlükleri var. Bu nedenle buradayız ve bunları anlatıyoruz.
Önce Üzülmez’de bir özel okul yapılıyor. O özel okul, Türk-İş zamanında kurulmadan önce İş Bankası tarafından yapılan bir özel okul. Çok özel bir mahalle burası, Fransızların kurduğu bir yer. 1953 yılında buraya okulların üçüncüsü veya dördüncüsü yapılıyor. Dokuz tane ilkokul inşa ediliyor Ereğli Kömürleri İşletmesi tarafından Zonguldak’ta.
Bugün bunları söylerken Zonguldak’ta bir farklılık ve tarih olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Ayrıca burada yaşanmışlıklar var. İnsanlar, “Tarihimizi yok etmeyin, anılarımız yaşasın” istiyor.
Çok mu kötü bir şey istiyorlar? Çok mu zor bunu sağlamak? Yazıklar olsun size.
En azından basın aracılığıyla şunu söylüyorum: Yıkım ekiplerine Atatürk büstü ve Gençliğe Hitabe bu şekliyle kalmalı. Yıkım başlamış, ustaları görüyoruz. Hiç olmazsa Atatürk’e saygı duyun."





