MFA Maske Genel Koordinatörü iş insanı Murat Uzun, Fener’de kütüphane yapılmak istenen A Tipi Konukevi’yle ilgili yazımıza katkıda bulunmak istemiş.
O kadar işinin arasında hiç üşenmemiş, bir yazı kaleme almış ve bizimle paylaşmış...
“Ali Rıza, merhaba...
Köşe yazını okudum. Belirtmek isterim ki, bu şehrin en büyük talihsizliği, atanmış ve seçilmişlerin, bu şehrin yaşayan ve yaşanmış değerlerini dikkate almadan, ortak aklın kıymetini bilmeden iş yapmaya çalışmaları, daha çok kişisel kapasiteleri, egoları ile yöneticilik yapmalarıdır. Burada doğdum, büyüdüm, bugüne kadar ortak aklın ürünü olan tek bir proje görmedim! Her gelen, sahip olduğumuz en önemli geleceğimiz olan endüstriyel mirasımızı yok etmekten başka bir proje üretmedi! Fener Mahallesi'nde A Tipi Konukevi ve civarına yapılacak binayla birlikte kütüphane yapılması projesinin tekrar değerlendirilmesi gerekir kanaatindeyim. Bu alan bence 'Kömüre Giden Yol Projesi' kapsamında, endüstriyel mirasın ve turizmin bir parçası olmalı, yerli-yabancı turistlerin ve Zonguldak halkının yoğun şekilde istifade edebileceği bir tercih yapılmalıdır. Türkiye’nin her vilayetinde doğa içinde manzarası güzel yaz bahçesi, kış bahçesi olan ürün ve hizmet kalitesiyle elit tarihi binalarda kafe restoranlar var.  A Tipi Konukevi, Zonguldak’ın yöresel lezzetlerinin (aslında çalışması Kalkınma Ajansı tarafından yapıldı) en önemli olanlarının seçildiği, yöremizin en lezzetli doğal ürünü kestane başta olmak üzere geliştirilerek 'coğrafi işaret' alacak çok özel yemek ve tatlılar başta olmak üzere, spesiyal damak tadlarıyla destekli, yüksek kalite turistik kafe restoran düşünülebilir. Bunu da Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü koordinasyonunda, TSO’nun da içinde olabileceği, Bülent Ecevit Üniversitesi ya da farklı vakıf bünyesinde ya da şehirde oluşturulacak özel bir konsorsiyumla sürdürülebilir kalıcı kalite ve hizmet anlayışıyla başarabiliriz. Bunun dışında, sanat ve kültür faaliyetlerine ev sahipliği yapabilecek bir format ile işlevselliği arttırabilir.  Biz, bu şehirde sosyal ve kültürel yaşam kalitesinin artırılmasını bekliyoruz. Bu benim önerim. Daha nice fikirler çıkar. Zonguldak’ın kaderine, dolayısıyla bizim kaderimize yön veren atanmış ve seçilmiş her makamdaki yönetici ve siyasilere net bir mesaj göndermek istiyorum. Bu şehri 'ortak akıl' ile yönetin. Takım ruhunu oluşturun. Unutmayın! Ne kadar zeki ve akıllı olursanız olun... Takımın aklı, bireyin aklından büyüktür!”

Kim kazanırsa kazansın, şehir kaybediyor!

Murat Uzun’un görüşleri sade A Tipi Konukevi’nin kütüphane yapılmasıyla ilgili değil.
Yazısına devam ediyor...
“Üç gün şehir dışı seyahatlerdeydim. Dün Samsun’dan döndüm. Belediye ve Kültür Müdürlüğü ortaklaşa 'Saathane Meydanı' dahil tarihi ve kültürel mirası gün yüzüne çıkarmak için meydan, cadde ve sokaklarda restorasyon faaliyetleriyle adeta şantiyeye döndürmüşler şehri. Resmen Samsun’u yeniden inşa ediyorlar. Bizde durum ise böyle! Yazık bu şehre, çok ama çok yazık. Sorun ne, biliyor musun? Başka şehirlerde 'ortak akıl' işlediği için kim kazanırsa kazansın, şehir kazanıyor. Bizde ise, kim kazanırsa kazansın, şehir kaybediyor! Söylenecek çok şey var ama faydası yok!"
Yazının özeti:
“Başka şehirlerde 'ortak akıl' işlediği için kim kazanırsa kazansın, şehir kazanıyor. Bizde ise, kim kazanırsa kazansın, şehir kaybediyor!”
Güne dönersek...
Sen, MTA’da çalışan birini Kültür ve Turizm İl Müdürü yaparsan!
O da kerameti kendinden bilir!
Konukevini kütüphane yapmak ister!
Kütüphanede kendine bir oda yapar!
Orada yata yata kitap okur!
Kazanan, Kültür ve Turizm İl Müdürü!
Kaybeden, Zonguldak olur!

Eşraf-esnaf...

Zonguldak’ta "para kazananlar değil, paranın kazandığı adamlar" söz sahibi olmaya başladığı günden bu yana sorunlar artmaya başladı!
"Eşraf" yerine "esnaf" konuşmaya başlayınca, bireysel çıkarlar öne çıktı!
Kentin önemli bir değeri, Zonguldaklı bile olmayan bir bürokratın aklıyla kütüphane yapılmak isteniyor!
Şehir eşrafı olmadığı için itiraz eden yok!
Bu bürokrata, “Hayırdır kardeşim! Sen kimsin? Böyle bir kararı kendi kafana göre nasıl alırsın?” diyen yok!
Allah’tan, bu şehirde Ekrem Murat Zaman, Yüksel Yıldırım, Murat Uzun, Şenol Hakan Kutoğlu gibi Zonguldak aidiyeti yüksek insanlar çıkıyor.
Allah’tan, hala bizim elimiz kalem tutuyor.
Zonguldak, Zonguldak’a ihanet eden kararlara izin vermeyecek.
En azından biz izin vermeyeceğiz.
Kalemimizin yettiğince mücadele edeceğiz.