Türk siyasetinde,
First Layd’ler,
Her dönem dikkat çekmiştir.
Hem de merak edilmiştir.
Liderler genellikle,
Resmi olmayan programlara eşleri ile gider.
Devlet işlerine de,
Lider eşleri karışmaz.
Bir kişi hariç!
Her halde,
Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’i,
Bu konuda ayırabiliriz.
Rahmetli Rahşan Hanım,
Her işe karışıyordu.
Lider eşleri konusunda,
Tez bile yazıldı.
Bu tarzın bir çok anlamı var.
First Lady işini,
Yerele indirgersek ise,
Belediye başkanları örnek teşkil ediyor.
Ben,
Muharrem Akdemir döneminde,
Eşini hiç görmedim.
Yani hayatımda hiç görmedim.
Sonrasında,
Ömer Selim Alan başkan oldu.
Ne belediyede,
Ne resmi bir törende,
Eşi Ceyda hanımı hiç görmedim.
Ama son dönemde,
Tahsin Erdem’in eşi herkesin dikkatini çekiyor.
Halk ekmek açılıyor.
Hande Hanım şov yapıyor.
Kent Lokantası yapılıyor.
First Lady’miz orada.
Yahu Valilik önünde tören oluyor.
Hande Hanım yine orada.
Tahsin Erdem’i mi seçtik?
Hande Hanımı mı?
Yoksa Tahsin Erdem’in çocuklarını mı?
Son olarak,
CHP’liler,
İmamoğlu’nu dinlemek için,
Kastamonu’ya gittiler.
Otobüse binmeden önce,
Sloganlar atıldı.
Sol yumruklar havaya kaldırıldı.
Bir kişi ise sağcılar gibi,
Sağ yumruğunu havaya kaldırdı.
Kim dersiniz?
First Lady’miz sağ yumruğunu kaldırarak slogan attı.
Sağcı diye bildiğimiz,
Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu bile,
Sol yumruğunu kaldırarak slogan attı.
Şimdi diyeceksiniz başkanın eşi yazılır mı?
Medyada oldukça görünen ve göze battığı için,
Gayet eleştirilebilir.
Şimdi,
Mahalle kreşleri açılacak.
Hande Hanım ile Tahsin Başkan,
Bakalım açılışı nasıl yapacaklar?
İnşallah,
Ayaklarında çocuk sallayarak poz vermezler.
* * * * * * * * * *
MHP’de,
Sular bir türlü durulmuyor.
Değişim yaşanıyor.
Her seferinde düzelir diyorsunuz.
Ama her geçen gün,
Daha da tuhaf işler oluyor.
Şimdi de,
İl Başkanı Çağatay İpekçi ile,
Elvanpazarcık Belediye Başkanı Ümit Uzun arasında gerilim var.
İkili arasında,
Siyasi bir çekişme mevcut.
Ben olayın arka yüzünü bildiğim için,
İki tarafında haklı olduğu sebepler var.
Bir kere,
Büyük büyüklüğünü,
Küçük de küçüklüğünü bilmiyor.
Ümit Uzun siyaset yapmıyor.
Ülkü Ocakları yöneticisi gibi,
Duygusal davranıyor.
İnsani şeyler bir şey diyemeyiz.
İl Başkanı Çağatay İpekçi de,
Kindar davranışlar sergiliyor.
Hallbu ki,
MHP’de ağabey pozisyonunda.
MHP’lilere kızmak,
İpekçi’ye gönül almak düşer.
MHP’lilere kırmak,
İpekçi’ye yapmak düşer.
Ama işte,
Herkes duygularıyla hareket ettiği için,
MHP’de bu gerilim yaşanıyor.
Ümit Uzun gün içinde,
Çağatay İpekçi’nin bakan programına katılmasına atıf yaparak, “Bu işler 7 tane esnafın önünde fotoğraf çekip klip yapmakla olmuyor. İle gelen sayın bakana 2 dosya ulaştırmamıza yardımcı olsan daha büyük işler halledecez de!!! Neyse amaç belli niyet belli…” ifadelerini kullandı.
Şimdi açıkçası,
Bence de Çağatay İpekçi dosya verememiştir.
O konuda yalan söyleyemem.
Ayrıca,
MHP İl Başkanlığı’nın paylaştığı,
Esnaf ziyareti fotoğrafları gerçekten komikti.
Haber değeri görüp,
Kimse haber de yapmadı.
Çünkü,
Fotoğraftan anlaşılan,
Çağatay İpekçi demiş ki, “Yahu hava çok güzel şöyle sahile doğru bir turlayalım. İftara vakit de geçirmiş oluruz. O arada birkaç fotoğraf çekeriz. Ben Gündüz’ü, Gündüz beni çeker”!
Fotoğraflar öyle yapmacıktı.
Ama,
İşin amasına gelelim!
Elvanpazarcık Belediye Başkanı Ümit Uzun’un,
MHP’yi gazetelere düşürmesini de doğru bulmadım.
İl Başkanını hedef alarak yapılan açıklama,
Siyasi nezakete uymadı.
Demezler mi adama?
Madem il başkanını beğenmiyorsun!
İsatifa et MHP’den!
Ümit Başkan!
CHP’li Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile bile fotoğraf paylaştın.
Kendi MYK üyen Murat Kotra’nın ziyaretini paylaşmaktan imtina ettin!
Bunlar doğru değil başkan!
Bu işin sonu da hiç iyi görünmüyor.
Ümit Uzun’a okuması için,
İsyan edip İran’a sığının Şehzade Beyazıt ile Kanuni Sultan Süleyman’ın şiir ile mektuplaşmasından örnek vereceğim. Beyazıt isyan etmediğin söylüyor. Ama düşman olan İran’a sığınıyor.
*
BEYAZIT
Ey seraser âleme Sultan Süleyman'ım baba,
Tende Canım, Canımın içinde cananım baba,
Bayezîd'ine kıyar mısın benim canım baba
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.
*
SÜLEYMAN
Ey demeden mazhar-ı tuğyan ü isyanım oğul,
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı ferman'ım oğul,
Ben kıyar mıydıma sana ey Bayezid Han'ım oğul,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.
*
BEYAZIT
Sanki Mecnun'um, bana dağlar başı oldu durak,
Ayrılıp bilcümle mal ü mülkten düştüm ırak,
Dökerim göz yaşını vâhasretâ, dâd-el-firak,
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.
*
SÜLEYMAN
Âdem adın itmeyen Mecnun'a sahralar durak,
Kurb-i taattan kaçanlar daima düşer ırak,
Tan değildir der isen "Vâhasretâ, dâd-el-firak"
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.
*
BEYAZIT
Kim sana arzeyleye hâlim,
Eya şah-ı kerim,
Anadan, kardeşlerimden ayrılıp kaldım yetim,
Yok benim bir zerre isyanım sana Hak'tır alîm,
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.
*
SÜLEYMAN
Neşet-i Haktır übüvvet, ram olan olur kerim,
"Lâ-t'akul üf!" kavlini inkâr eden kalur yetim,
Taat'a, isyana âlimdir Hudavend-i azîm,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.
*
BEYAZIT
Tutalım iki elim baştan başa kanda ola,
Bu meseldir, söylenir kim "kul günah itse n'ola"
Bayezîd'in suçunu bağışla, kıyma bu kula,
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.
*
SÜLEYMAN
Tutalım iki elin baştan başa kanda ola
Çünki istiğfar idersen biz de afv-etsek n'ola
Bayezîd'im suçunu bağışlarım gelsen yola,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.