Zeynep’in doğum sırasında oksijensiz kalması sonucu ölümünün ardından Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde her şeyin normal olduğu belirtilmişti.

Tekrar belirtelim.

Zeynep dünyaya geldiğinde yaşananlar tam olarak bağımsız bir araştırma sonucu anlaşılacak.

Ailenin ciddi iddiaları var.

Birkaç gündür yazıyoruz, yorumluyoruz.

Bunun iki nedeni var.

Birincisi; başka Zeynepler ölmesin…

Başka analar-babalar acı çekmesin…

İkincisi; bu olay bize sistemde yaşanan tıkanmayı gösterdi.

Yetkililer buradan yola çıkarak kendilerine çeki düzen versin, eksikleri gidersin diye.

[*] [*] [*] [*]

Paylaştıklarımızın ardından hastaneyi çok iyi tanıyan, kısa süre öncesine kadar Zonguldak’ta görev yapmış, şu an bu hastanede çalışmayan çok güvenilir bir kaynaktan önemli bilgiler geldi.

O bilgiler içinde;

Yataklı sağlık tesislerinde bakım hizmetlerinin uygulama, usul ve esasları hakkındaki tebliğ de var.

Ancak o tebliğin neler söylediği önemli, ancak burada paylaşmak mümkün değil.

Söyleyebileceğimiz tek şey, o tebliğin pek çok maddesinin sağlıklı şekilde uygulanmadığı yönünde.

[*] [*] [*] [*]

Zeynep’in ölümünün ardından hastanenin dört dörtlük olduğunu anlatmaya çalışan yetkililere yol göstermesi açısından bize gönderilenleri paylaşıyoruz.

İçinde, yanıtını bizim de merak ettiğimiz bazı sorular ve parantez içinde yanıtlar var.

En sonunda da önemli notlar.

Aynen şöyle;

[*] [*] [*] [*]

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nin yatak işgal oranı nedir?

Daha açık bir ifade ile bu üniteye son bir yılda kaç bebeğimiz yatmıştır?

(Bu üniteye çok az sayıda veya nerdeyse hiç yatış yok)

[*] [*] [*] [*]

Yenidoğan bebekler hastaneden 3’üncü basamak sağlık kuruluşlarına hangi tanıyla sevk edilmektedir?

(Üniversite hastanelerinde de bu bebekler aynı seviyedeki hekimler tarafından yoğun bakımda tedavi görüyor)

[*] [*] [*] [*]

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde görevli kaç hemşire var?

(Yenidoğan Servisi’nde mesai saatleri dışında 2 hemşire nöbetçi olarak kalıyor, bu hemşireler 30 hastaya ve yeni doğan bebeklere hizmet veriyor)

[*] [*] [*] [*]

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde kaç hekim görevli?

( Mesai saatleri dışında nöbetçi uzman hekim yok)

[*] [*] [*] [*]

Ve şöyle bir not;

“Gazetede haberinde ifade edilenin aksine, İlimiz Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi faal olup, yeterli sayıda solunum cihazı bulunmaktadır” cevabı özrü kabahatinden büyük bir açıklamadır.

Yoğun bakım ünitesindeki cihazları kullanmak için hekime ihtiyaç var.

Hekim nerede?

Mesai saatleri dışında bu hastanede uzman hekim yok icabcı hekim var.

Nerede bu hekimler?

[*] [*] [*] [*]

Biri Atatürk Devlet Hastanesi’nde yönetici, Mustafa Çıtlak…

İkisi doğum izninde...

Biri hastalık izninde…

Beşi çalışıyor…

[*] [*] [*] [*]

Hastanede yoğun bakımda nöbet tutan kaç hemşire var?

İki tane var, fakat görevli hemşireler aynı zamanda serviste en az 30 hastaya sağlık hizmet veriyor.

Hastanede yoğun bakım sertifikası olan hemşire var mı?

İki tane var.

Bu sayı yeterli mi?

Değil…

Hastane yönetimi, bakanlığın açtığı sertifika programlarına çalışanları niye göndermiyor?

[*] [*] [*] [*]

Ayrıca hastanede var olduğu iddia edilen yoğun bakım, birinci basamak olarak nitelendirilen bir ünite. Ülkemizin birçok ilinde hizmet kalitesi ve donanımı daha yüksek ikinci seviye ve üçüncü seviye yoğun bakımlar varken birinci basamak yoğun bakım ünitesini bile vatandaşların hizmetine sunmamak sağlıkta idarecilerin beceriksizliğini gösteriyor.

[*] [*] [*] [*]

Mesai saatleri dışında hekimimiz yok, hemşiremiz yetersiz.

Yoğun bakıma bebek yatırmıyorsunuz.

Cevabınız, “Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi faal olup, yeterli sayıda solunum cihazı bulunmaktadır” oluyor.

Un var, şeker var, su var.

Ne duruyorsun?

Helva yapsana…

Yanlış anlamayın yine!

Ölüm helvası değil, doğum helvası!

[*] [*] [*] [*]

Son not bizden…

Bu yaşananlar kötü bir virüs gibi diğer hastaneleri de bize hatırlattı.

Atatürk Devlet Hastanesi’nde dört göz doktoru bulunurken, Zonguldak Devlet Hastanesi’nde bir tane bile olmaması garip değil mi?

Sağlıkta kadrolaşma hastalığı, gerçekçi ve modern hizmet anlayışının önüne geçtiği sürece galiba daha çok canlar yanacak.

Hekimlerin çabası yetmeyecek.

Ve pek çok hekim buralarda barışık ve çağdaş çalışma şartlarına sahip olmadıkları için kaçmanın yolunu arayacak.

Kimi başka şehirlere, kimi üniversite hastanesine geçmenin yolunu arayacak.

Mesela, Atatürk Devlet Hastanesi en başarılı hekimlerini kaybetmeye devam ediyor.

Kan kaybı sürüyor.

Zonguldak, yeni hastane tartışmalarıyla vakit geçirirken, sanırız mevcut hastanelerdeki sorunları görmedi.

[*] [*] [*] [*]

Pusula’nın önerisi şu:

Oturun ve samimi olarak sağlıkta yaşanan sorunlara ciddi bir neşter atın.

Hekimleri, hemşireleri, diğer sağlık çalışanlarını; sendikacılar, siyasetçiler ve başhekimlerle bir olup küstürmeyin.

Keyfe, sendikaya, ihtirasa göre nöbet baskısı kurmayın.

Çalışanları tehdit etmeyin.

Hemşirelere üç gün üst üste nöbet yazmayın.

Kurumlara, hastalara ve çalışanlara sahip çıkan, saygı gösterin…

Ayırmayı, kayırmayı, dışlamayı değil; hizmeti, eksikleri konuşun ki Zeynepler ölmesin!

Çalışma barışı bozulmasın.

Görünen o ki, Zonguldak sağlıkta geriye gidiyor.

Unutmayın ki, çözüm sorunu kabul etmekle başlar!