Hani kendisini aradığım biri, konuşmaları kaydedip bir gazeteye servis etmişti ya...

Üstelik hakkımda suç duyurusunda da bulunmuştu.

O suç duyurusundan takipsizlik çıktı.

Ama benim açtığım "haberleşmenin gizliliğini ihlal" davası, önümüzdeki günlerde başlıyor.

Dün Adliye Uzlaşma Bürosu'nda uzlaşma isteyip-istemediğim soruldu.

Uzlaşmak istemediğimi söyledim.

Ve böylece telefon görüşmemizi kaydeden Mesut Aktogan 1 yıldan 3 yıla, bu haberleşmeyi habere dönüştüren Yeni Adım Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Gamze Taşdemir ise, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.

Önce ceza davamız bir sonuçlansın... Ardından tazminat davası açacağız.

Akay Turhan'a açtığımız ceza davası görülmeye başlandı.

Ardından tazminat gelecek.

Bu arada, size biraz Adliye haberi verelim.

Hani bizim CHP Zonguldak Milletvekilimiz Ünal Demirtaş var ya!

Hem Atilla Öksüz'e, hem de bana tazminat davası açmıştı.

Ereğli Adliyesi'nde görülen o davalar, bizim lehimize sonuçlandı.

Bu arada, Hüseyin Özbakır ve Levent Çebi'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurularının hepsinden "kovuşturmaya yer olmadığına" dair kararlar elimize ulaştı.

Ama daha önce açtıkları tazminat davasının ön duruşması, Haziran ayında Ankara'da yapılacak. Kovuşturmaya gerek olmayan konulardan Hüseyin Özbakır, 50 bin; Levent Çebi ise, 25 bin lira tazminat istiyor.

Ama olsun... Biz Zonguldak'ın, Ereğli'nin yargıçlarına güvendiğimiz gibi Ankara'nın yargıçlarına da güveniyoruz.

Oradan da güzel bir sonuç alacağımıza inanıyoruz.

Erdoğan Demir'in yaptığı suç duyurularının tümü takipsizlikle sonuçlandı.

Gamze ile Simge'nin şikayetlerinden de takipsizlik kararlarını aldık.

Bu arada, Ankara'ya TBMM'ye giden vatandaşlara attırılan imzalarla yapılan suç duyuruları da takipsizle sonuçlandı.

Hüseyin Özbakır ve Levent Çebi'nin avukatlarının Eren Enerji'ye açtırdıkları davaya da cevap dilekçesi yolladık. Eren Enerji'de 20 bin lira istiyor, iyi mi?

Hüseyin Özbakır, Levent Çebi ve Zeki Tosun'un Basın İlan Kurumu'na yaptıkları şikayetlerin tümü reddedildi.

Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar'ın şikayetleri, hem Basın İlan Kurumu, hem de Cumhuriyet Savcılığından reddedildi.

Daha unuttuğum var mı, bilmiyorum!

Aklıma gelirse, yine yazarım!

"İlahi Adalet"e inancım sonsuzdur!

Benimle uğraşıp da başına iş gelmeyen birileri kaldı mı?

Belki bir-iki kişi olabilir!

Bekleyip görelim...

Akay'ın ehliyeti nerede?

Yazacak konusu olmadığı için sıklıkla bize saran Akay Turhan'ın alkollü araç kullandığı için defalarca ehliyetine el konulmuş...

Anlayacağınız, şu anda Akay Turhan'ın ehliyeti hala Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi'nde...

Aslında süresi dolmuş.

Ama cezasını ödemediği için ehliyetini alamıyor.

Yani şu anda ehliyetsiz araç kullanıyor.

Aracını da Ulu Cami'nin karşısındaki köprünün üzerine usulsüz şekilde park ediyor.

Polis aracının hemen 10 metre yanına...

Hem usulsüz park yapıyor...

Hem de ehliyetsiz araç kullanıyor.

Üstelik bu Akay, hemen her akşam alkollü bir mekanda takılıyor. Dolayısıyla alkollü araç kullanıyor.

Aylardır böyle... Biri de çıkıp, "Sen ne yapıyorsun kardeşim?" demiyor.

Nasıl poktan bir şehir olduk?

Dumlupınar İlkokulu'nda eğitim-öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri, Zonguldak Belediyesi'nin Kozlu sahilindeki atık su arıtma tesisini ziyaret etmişler. Atık suların doğaya yeniden salınmadan önce uygulanan işlemler hakkında bilgi almışlar. Öğrenciler, bu geziyi Okul Müdürü İdris Yavuzyılmaz ve sınıf öğretmenleri Nafiye Tayran eşliğinde gerçekleştirmişler.

Nasıl poktan bir şehir haline geldiğimizi görüyorsunuz, değil mi?

Çocuklarımıza kanalizasyon arıtma tesisini gezdiriyoruz.

Eminim çok değerli bilgiler öğrenmişler, fikir sahibi olmuşlardır.