Dün bir dostumuz, sosyete pazarıyla ilgili protokolü getirdi, önümüze koydu.

Çok ilginç bir protokol... Altında Belediye Başkanı&[#]8217;nın imzası var. Tabii bir de işi yapacak olan kişinin. Sordum, soruşturdum, hiç tanıdık gelmedi bu isim bana. Belediyede de tanıyan yok. Muhtemelen asıl işi yapacak kişi bu değil. Bu kişi üzerinden yapılacak bu iş. Zaten adres olarak işyeri de gösterilmemiş. Adres bir ev...

Yani belediye her ayın 15&[#]8217;inde alacağı 5 bin lirayı bu adamdan nasıl alacak, merak ediyorum. 2 bin 366 metrekarelik otopark; haftada bir gün, ayda dört gün karşılığında 5 bin liraya kiraya verilmiş. Üç ay üst üste ödeme yapılmaz ise, icra takibi yapılacak.

Tahsis iptal edilecek. Hayırlı işler&[#]8230;

Yalnız bir telefon geldi, &[#]8220;Bu iş Belediye Meclisi&[#]8217;nden geçmeden olmaz&[#]8221; dedi.

Valilik&[#]8217;te &[#]8220;Mahalli İdareler Müdürlüğü&[#]8221; diye bir birim var.

Bu birim bu işle ilgilenir mi?

Yoksa bu konuya Cumhuriyet Savcılığı mı bakar?

Niyet mi okuyacağız?

Belli makamlara yükselen kişiler, sözlerine, konuşmalarına, açıklamalarına dikkat edecek. Konuştuktan sonra, yazıldıktan sonra, &[#]8220;Aslında ben öyle dememiştim&[#]8221;, &[#]8220;O manada söylememiştim&[#]8221; gibi savunma içine girmeyecekler.

Söylenen söz, komedyen Cem Yılmaz&[#]8217;ın tabiriyle &[#]8220;tabak&[#]8221; gibi ortada&[#]8230;

Bunun ötesi-berisi yok.

Siz karşınızdaki kişi hakkında iyi niyet besleyeceksiniz ki, karşınızdaki kişi de size karşı iyi niyet beslesin.

Hem biz her seferinde niyet mi okuyacağız?

Acaba böyle mi demek istedi?

Acaba şöyle mi demek istedi?

Kıssadan Hisse: Gammazcı!

Vaktiyle bir Padişah, ellerindeki esirlerden birini, &[#]8220;diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor&[#]8221; diye cezalandırmak istedi. Bu tür suçların cezası da idamdı. Esir bunu bildiği için, &[#]8220;ölümden öte yol yoktur&[#]8221; felsefesiyle, kendi dilinde Padişaha sövüp saydı, iyice içini döktü.

Padişah, esirin dilinden anlayan bir Vezire, &[#]8220;Neler söylüyor bu adam?&[#]8221; diye sordu. Vezir, temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi. Esirin küfürler savurduğunu değil de, &[#]8220;Esir, &[#]8216;Ben bir hata ettim, bir Padişah olarak sana yakışan ise affetmektir. Allah da, bağışlamayı ve bağışlayanları sever&[#]8217; diyor&[#]8221; dedi. Vezirin bu sözleri üzerine Padişah, merhamete geldi ve esiri affetti. Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli bir başka Vezir müdahale ederek, &[#]8220;Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi&[#]8221; dedi. Padişah, yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu. Kötü yürekli Vezire hitap ederek, &[#]8220;Önceki Vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti. Senin gammazlığına itibar etmiyorum&[#]8221; dedi ve af kararını geri almadı.

Günün Fıkrası: Sana mı baba dedi!

İki çocuğu olan köylü delikanlı, askerlik vazifesini tamamlayıp köyüne dönmüş. Evine geldiğinde bir de ne görsün? Karısı Zehra, üç çocukla bir masanın etrafında oturuyor... Delikanlı, birden öfkelenip bağırmaya başlamış:

&[#]8220;Abovv... Vay başıma gelen? Gız Zehra kalk kalk kalk... De bana bi hele; bu üçüncü çocuk nerden çıktı? Ben 15 ay önce askere giderken iki çocuğumuz vardı. Bu çocuk benden olamaz!&[#]8221;

Zehra, &[#]8220;çocuk korkmasın&[#]8221; diye başını okşarken, gayet sakin cevap verir:

&[#]8220;Yav herif, ne bağrıyon be? Çocuk sana &[#]8216;baba&[#]8217; mı diyor? Oturmuş, uslu uslu yoğurdunu yiyor!..&[#]8221;

Günün Sözü:

&[#]8206;

Kişinin kendi yolundan yürüyüp yürümediği, attığı adımdan belli olur; bu yüzden dikkat edin yürüyüşüme!..

Friedrich Nietzsche