Dün kömür sektöründe yaşanan krizi manşetten duyurduk.
230 işçinin ücretsiz izne çıkarıldığını paylaştık.
O haberi, bir kez de buradan paylaşalım:
Firmalar, taşkömürünü ucuza almak isteyince, yaklaşık 4 bin kişinin çalıştığı rödevans işletmelerindeki stok sahaları doldu, işler durdu. Firmalar, işçileri gruplar halinde ücretsiz izne çıkarmaya başladı. Son 10 günde 230 civarında maden işçisi ücretsiz izne çıkarıldı. Sayının hızla artması bekleniyor.
Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) bakımda.
Eren Enerji, günde sadece 500 ton kömür alıyor. Erdemir, 150 dolardan kömür ithal ediyor, ancak Zonguldaktaki üreticinin kömürüne 127 dolardan fazla vermiyor.
Kardemir, TTKdan aldığı kömüre 145 dolar artı maliyet ödüyor, ama rödevansçıdan zararına kömür istiyor.
Kömürcü ya zararına satmak zorunda bırakılıyor ya da üretime ara veriyor.
AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Köksal Toptan, Ercan Candan ve Özcan Ulupınarın ve Enerji Bakanı Taner Yıldızın devreye girmesiyle kurumlarla yaşanan fiyat sorununa çözüm bulunabileceği belirtiliyor.
Üreticiler, ithal kömüre verilen fiyattan satın alınması durumunda üretime devam etmeye hazır, aksi takdirde zararına kömür satmamak için üretime ara vermeye mecbur bırakılıyor.
Sorunların biri bitmeden, diğeri başlıyor.
Bunu anlıyoruz.
Ancak sorunlarla mücadele etme yöntemlerimizi gözden geçirmiyoruz.
Zonguldak krizle boğuşuyor.
Ve bu krize lokal anlamda sahip çıkması gerekenler, ne yazık ki, pek ortada yok.
Olanlar da ya yetersiz, ya da konulara hakim değil.
Zonguldakın her tarafı kömür
Üretim safhasında yaşananlar, sorunlar bir tarafa.
Şimdiki sorun ise, daha acı.
Üretilen kömür satılamıyor.
Stok sahaları doldu.
İşten çıkarmalar başladı.
Bu olay, patates üreticisinin, süt üreticisinin ürününü satamayınca, asfalta dökmesinden farksız
Kömür dağları bekliyor.
Bugün 230 olan çıkarılan sayısı, ay sonuna kadar 500ü aşacak.
Şubat ortası gibi bini bulacak.
Piyasa dengeleri, ticari şartlar bir tarafa.
Üretici biraz ilgi istiyor.
Denge istiyor.
Kurumlar ithale verdikleri parayı, yerli üreticiye vermemek için elinden geleni yapıyor.
Kömürcüler bu konuda birlik olmak zorunda.
Sorunlarının çözümlerini birlikte aramak zorunda
Birbirlerinin batmasını beklemek bir çözüm yöntemi değil.
Otomobil fabrikalarında 300 kişi ücretsiz işten çıkarılıyor, Türkiye duyuyor.
Zonguldaktaki kömürcülerin bu sorununu kimse duymuyor.
Yöneticiler, atanmışlar, seçilmişler; her şeyi kendi kaderine bırakırsa, sosyal dengeler nasıl sağlanacak?
Ekonomik dengeler nasıl sağlanacak?
Millet işsizlikten kıvranırken, açlık ve yoksullukla mücadele ederken, maden sektöründeki bu kriz yıkım olur.
Geçmişte Valiler, aynı konularda, kent adına, çalışanlar adına, yatırımcılar adına; Erdemir, Kardemir gibi kömüre muhtaç, ama ithale verdiği parayı Zonguldaktan esirgeyen firmalarla masaya oturdular.
Aracı oldular.
İknacı oldular.
Çözüm için çaba gösterdiler.
Eski Milletvekilleri Polat Türkmen ve Harun Akın, bu gibi sorunlara uzak durmadılar.
Sorunun içinde oldular.
Çözüm gelir, ama önce bu çabaya muhtacız.
İş dünyasının bu bağlamda kendi söküğünü dikemiyor olması, sorunun sahipsiz kalmasını gerektirmez.
Çünkü üretim durduğu zaman sadece insanlar işsiz kalmayacak.
O kriz, Gazipaşa ve Soğuksudaki banka şubelerinde, iş piyasasında dalga dalga yayılacak.
Birileri batarken, başkalarının da paçasını aşağı çekecekler.
Elbet stok sahalarındaki kömür yine satılır, ocaklar yine çalışır.
Ancak ilgisiz kalınırsa, yıkımı büyük olur.
Tarafları sorunu birlikte görüşmeye, çözümü birlikte aramaya davet ediyoruz.
TSO seçim sürecindeki kırılma noktası buna engel olmamalı!
Hamdi Uçarın desteği dikkat çekici!
Kozludaki facianın ardından madenlerdeki taşeron uygulaması bir kez daha gündemde...
Bu konuda herkes bir şey söylüyor.
Bunlardan biri, diğerlerinden öne çıkıyor.
O da AK Parti İl Başkanı Hamdi Uçar.
Uçar da, madenlerde taşeron uygulamasının yanlış olduğunu söylüyor.
Muhalefet partileri ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile aynı şeyi söylüyor.
Diyor ki:
Karadonun ardından iki sene sonra Kozluda böyle bir kaza ile karşı karşıya kaldık.
Tabii ki özel sektörde olması ayrı bir önem arz ediyor.
İnsanların akıllarına Neden? Niçin? sorularını getiriyor.
Sayın Bakanımız Faruk Çelik, olayın olduğu gün Zonguldaka geldiğinde taşeronluk sisteminin özellikle yeraltında, madencilik sektöründe çok verimli olmadığını ifade etti, karşı çıktığını ifade etti.
Çalışma Bakanı olması vesilesi ile elbette ki bu değerlendirilecektir.
Birinde 30, birin de 8 vatandaşımızı kaybedilmesi gerçekten çok ciddi ve üzerinde durulması gereken olaylardan birisi. Özel sektörde de zaman zaman kazalar oluyor. Yani burada rakamsal boyutları dikkat çekici... TTKnın kendi bünyesinde de zaman zaman buna benzer kazalar oluyor. TTK kendi personeli ile bunu yapabilir.
O zaman yeraltında taşeron uygulamasını devam ettirmenin önünde siyasal bir engel yok demektir.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, bu konuda hem ev sahibi, hem uygulayıcı.
Burhan Bey de, aynı fikirdeyse, beklemenin ne anlamı var?
Hey gidi Rıfat Bey (Dağdelen), kulakların çınlasın!