Sosyal sorumluluk ve çevre projeleri, özellikle madencilik alanında faaliyet gösteren firmaların en çok uygulaması gereken projeler olmalı.
Bu şekilde çevrede meydana gelmesi muhtemel tahribatın bir nebze de olsa telafisi yapılabilecektir.
Bu projeler ayrıca firmalarla yöre halkını birbirine yakınlaştırır ve samimiyet oluşturur diye düşünüyorum.
Bana göre Hema&[#]8217;nın en büyük eksiği bu.
Sosyal sorumluluk projeleriyle kendisini kabul ettirmeye, sevdirmeye, şirin göstermeye çalışmalıydı.
Hiç yapmadı mı?
Yaptıkları var elbette ama yeterli değil.
Örneğin Endüstri Meslek Lisesine laboratuar kurdu.
Bartınspor&[#]8217;a maddi destek verdi.
Çilek Festivaline sponsorluk katkısında bulundu.
Hema bunları yaptı. Yaptı ama geç yaptı.
Daha erken yapmalıydı. Daha fazlasını yapmalıydı.
İşçi alacağım, iş ve aş vereceğim demek yetmiyor.
Bakın başka şirketler bu konularda neler yapıyor.
Mesela Türpag Madencilik şirketini ele alalım.
Merkezi Kanada&[#]8217;da bulunan Eldorado Gold Madencilik firmasının Türkiye&[#]8217;de kurulu şirketi olarak faaliyetlerine başlayan Türpag Metal Madencilik şu anda yıllık üretim oranı olarak Avrupa&[#]8217;nın en büyük altın madeni olan Uşak Kışladağ altın madenini işletiliyor.
Firma, Türkiye için önemli bir yatak olan Efemçukuru altın madeni projesini uygulamak ve üretime geçmek için de çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor.
Bu bilgileri basına yansıyan haberlerden öğreniyoruz.
Bakın başka neler öğreniyoruz:
Türpag bugüne kadar sosyal sorumluluk projelerine yaklaşık 6 milyon dolar harcamış.
İşte onlardan bazıları:
&[#]8220;Orhanlı Köyü orman yangını gözetleme kulesi.
Efemçukuru köyü erik moharı bölgesi orman ağaçlandırma ve koruma faaliyeti.
Kavacık köyü köy içi yol düzenleme çalışmaları.
Çatalca köyü köy girişi düzenleme çalışması
Okullarda şiddetin azaltılması kampanyasına maddi destek.
Efemçukuru köyüne köy konağı yapılması.
Aynı köye ana sınıfı tadilatı ve mefruşat desteği.
Yine Efemçukuru&[#]8217;na Türpag yangın havuzu.
Seferihisar Çamlı Depo Türpag yangın havuzu.
Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümü aktivite odası.
Kavacık köyü altyapı kanalizasyon çalışmalarına destek.
Gödence köyünde cami tadilatı&[#]8221;
Liste böyle uzayıp gidiyor.
Altın madeni de diğer madenler gibi işletilmesi sırasında çevresine olumsuz etkileri olduğu için sosyal sorumluluk ve çevre projelerine büyük ihtiyaç var.
Firma bu ihtiyaca cevap vermeye çalışıyor.
Şirket Müdürü &[#]8220;Proje aşamasında ve sonrasında çevreye, insanlara ve tüm canlılara, havaya, suya, toprağa yönelik olası etkileri önceden tanımlayıp gerekli tedbirleri almak katı, değişmez prensiplerimizdir&[#]8221; diyor.
&[#]8220;Madenleri işletirken uygulanacak çevre politikasının esası; madenin çıkarılacağı yerde çevre ile dost olarak maden üretimini sürdürmektir&[#]8221;
Bu sözler de şirket müdürüne ait.
Bartın&[#]8217;ın geleceği açısından çok önemli projeleri olan Hattat Holding Hema Endüstri A.Ş. bu öneme uygun olarak şimdiye kadar çok sayıda sosyal sorumluluk ve çevre projesi uygulamalıydı.
En azından binlerce on binlerce fidan dikimi yaparak orman oluşturmalı, çevreci mesajlar verilmeliydi.
Hema eğer sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermiş olsaydı belki bugün Bartın&[#]8217;da daha farklı bir ortam olurdu.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXXXVI)
Bazı iş kazalarında veya trafik kazalarında sebep olarak dikkatsizlik ve tedbirsizlik gösterilir.
Aslında bütün kazaların temelinde bu yatar.
Diyelim ki aşırı hız veya hatalı sollama ya da ışık ihlali sonucu kaza yaptınız.
Bunlar da tedbirsizlik ve dikkatsizliktir.
Hızlı giderek hatalı sollayarak, ışık ihlali yaparak tedbirsiz ve dikkatsiz davranmış oluyorsunuz.
Gazetecilikte yapılan hatalar da iş kazasıdır.
Bunun sebebi de tedbirsizlik ve dikkatsizliktir.
Biz gazetecilik hatalarına sehven (yanlışlıkla) yapılan hatalar diyoruz.
Bizim meslekte bilerek ve isteyerek kimse kolay kolay hata yapmaz.
Bilmeden yapılan hataları düzeltme ve özür yazısı koyarak telafi etme imkanımız var.
Bu hatalar bilgisizlikten kaynaklanıyorsa ve sürekli oluyorsa işte o zaman kötü.
O gazeteciyi hemen eğitim çalışmasına tabi tutarak bilgilendirme yoluna gitmek ve eksiklerini göstermek lazım.
Gazeteci her şeyi devletten beklemeyecek.
Aynı zamanda kendisini eğitecek ve geliştirecek.
Bunu nasıl mı yapacak?
Tabi ki okuyarak.
Bize büyüklerimiz &[#]8220;gazeteci ne bulursa okuyacak&[#]8221; derdi.
Bu söz kulağımıza küpe olmuştur.
Ne bulursak, dergi, çizgi roman, gazete okumaya çalışıyoruz.
Sadece okumakla gazeteci olunmuyor.
Bizim meslek aynı zamanda çok büyük dikkat istiyor.
Dikkat etmezseniz, titiz olmazsanız, bir an boş bulunursanız, ihmalkar davranırsanız, gözünüzden kaçırırsanız hataya davetiye çıkarmış olursunuz.
O nedenle gazeteler her gün hatadan geçilmiyor.
Bizim de zaman zaman hata yaptığımız oluyor.
Keşke yapmasak ama oluyor, gözden kaçıyor.
Sonuçta ne kadar dikkatli olsak ve sorumlu davransak da biz de etten ve kemikten olduğumuz için böyle şeylerle karşılaşabiliyoruz.
Neticede robot değiliz ve biz de hata yapıyoruz.
Mesela bu hafta içinde iki tane hatamız oldu.
İkisi de tarih hatasıydı.
Birinde sayıyı yanlış verdik, diğerinde Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ile ilgili haberin içindeki tarihi.
Hatamızın hemen farkına vardık ve hemen ertesi günü düzeltme ve özür yazısı yayınlayarak gerekeni yaptık.
Yaptığımız hataların sonuca bir tesiri yoktu.
Haberin bir yerinde sehven 31 Aralık denirken, bu tarihin orada yanlışlıkla durduğu her halinden belliydi.
Tarihin 31 Ocak olduğu zaten haberden de anlaşılıyordu.
Sayı ile ilgili yanlışlıkta da doğrusu künyede bulunuyordu.
Bizde çok nadir hata oluyor.
Çünkü çok dikkatli çalışıyoruz.
Daha önce de dediğim gibi marifet az hatayla bu işi yapabilmektir.
Biz az hatayla çıkıyoruz.
Kendi hatamızı başkaları görmeden kendimiz görüyoruz ve hemen düzeltmemizi yapıp özrümüzü de diliyoruz.
Düzeltme yapıyoruz, özür diliyoruz diye bir yerimiz aşınmıyor, tüy falan da dökmüyoruz.
Basında hata olduğu sürece düzeltme ve özür de olmalı.