Pusula TV’den arkadaşımız Yeşim Özdoğan, yılbaşı gecesi eğlence mekanlarında vatandaşlarla konuşuyor.

Konuştuğu isimlerden biri, Zonguldak eski Belediye Başkanı İsmail Eşref…

Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Yılmaz ve muhabirimiz Cüneyt Özfidan da orada…

Eski yıl, yeni yıl derken, Eşref dökülüyor.

Belediye Başkanlığı görevinden istifa ettikten sonra Zonguldak’ta işlerin iyi gitmediğini söylüyor.

Konu dönüp dolaşıp lavuar alanı için hazırlanan projeye geliyor.

Eşref diyor ki:

“Lavuar Alanı Projesi’ni gerçekleştirmeden başkanlığı bıraktığım için pişmanım.

Bazen pişman da değilim, çünkü ‘aileme döndüm’ diyebilirim.

Hiçbir belediye başkanı, hiçbir milletvekili, hiçbir makam görevini yarıda bırakmaz, ama ben bıraktım.”

[*] [*] [*]

Eşref, her ne kadar ailesine zaman ayırdığı için mutlu olsa da, bu zamansız ayrılıktan dolayı pişman.

O pişmanlığını çok net şekilde görebiliyoruz.

Pişman olan sadece Eşref mi?

Değil elbette…

Eşref bir pişman ise, Eşref’e oy verenler bin pişman.

Eşref’in ardından Muharrem Akdemir’in gelmesine neden olanlar bin pişman.

Bu kadar mı?

Değil elbet…

Son yerel seçimlerde Akdemir’e oy verenlerin kim bilir kaç bini pişman.

Sırf partisine sahip çıkmak adına Akdemir’i seçerek, bu kentin beş yılını kaybedenleri dinleyin.

İşte o zaman kimin neden pişman olduğunu görürsünüz.

[*] [*] [*]

Sonuçta, Eşref pişman…

Kent pişman…

CHP pişman…

Esnaf pişman…

Memur pişman…

Belediye çalışanı pişman…

Oy veren pişman…

Oy vermeyen pişman…

Eşref pişman olsa ne yazar!

Pişman olmasa ne yazar!

[*] [*] [*]

Eşref, kendisinden sonra işlerin pek yolunda gitmediğini söylüyor.

Haklı.

Öyle ki, kendisine kızanlar bile onu şimdi mumla arıyor.

Onun kıvrak zekasını arıyor.

Belediyenin durumu ortada…

[*] [*] [*]

Eşref, konuşması sırasında lavuar alanına yapılamayan projeden bahsediyor.

2015’teki en büyük temennilerinden biri, o projenin hayata geçmesi.

Valla çok bekler.

Bizden söylemesi.

Boşuna beklemesin.

Başkan Akdemir’in böyle bir derdi yok.

Her şey lafta…

Hal böyle olunca, siyasi iktidarın milletvekilleri, il başkanı, bürokratları da görmezden, duymazdan geliyor.

Haksız da sayılmazlar.

Eşref olsa, böyle mi olurdu?

Böylesi olmaz, olamazdı.

[*] [*] [*]

Eşref, geçtiğimiz aylarda sorularımızı yanıtlamıştı.

Çok önemli açıklamalarda bulunmuştu.

Demişti ki:

“Kent Konseyi, Zonguldak Belediyesi, Valilik ve dördüncü aşama da Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu idi.

Orası endüstriyel sit alanı, endüstriyel sit alanını kaldırmak kolay değil.

Ben pratik düşüncelerimle, kıvrak hareketlerle burayı endüstriyel mirası kaldırmadan bu projeyi onaylatmayı başardım.”

[*] [*] [*]

Demişti ki:

“Çok uğraştırdı, ikna kabiliyetlerimi kullandım.

Hepsini kent için yaptım, kentimi çok seviyorum.

Üç dönem belediye başkanlığı yaptım, bunlar beni yetiştirdi.

Ben bu Lavuar Alanı Projesi’ni bu noktaya getirmeyi becerdim.

Ama Defterdarlığa takıldım. Aslında Defterdarlığa takılmadım, siyasete takıldım.

Bu ne demektir, ‘İsmail Eşref başarılı olamasın’ diye durduruldu.

Her şey hazır, halk kabul etmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylamış, Belediye Meclisi’nden çıkmış, Valilik yardım etmiş, bir uygulamak kalmıştı.

TTK’ya bir öneride bulunmuştum: Burayı, İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi var, parsellere bölüp, belediye payını ayırıp alacaktı.

Bu takas gerçekleşmeli.

En son bunu uygulayacaktım.

Olmuyorsa, başka bir çözümüm var, onu uygulayacaktım, buna vaktim yetmedi.”

[*] [*] [*]

Gördüğünüz gibi, siyasetçiler ve bazı bürokratlar işi yokuşa sürse de, karşımızda çözüm üreten bir Belediye Başkanı vardı.

Çözüme zorlayan, alternatifler üreten bir Belediye Başkanı vardı.

Kıvrak zekasını bu işler için değerlendiren bir Belediye Başkanı vardı.

Akdemir’in de kıvrak zekasının çok olduğunu biliyoruz!

Ancak Akdemir’in o kıvrak zekasını nerelerde değerlendirdiğini bilmiyoruz!

[*] [*] [*]

Sonuç olarak, şu veya bu nedenle Zonguldak’ı yüzüstü bırakan İsmail Eşref’e söylenebilecek tek bir şey var.

Sonuç olarak, Akdemir’e şu veya bu nedenden dolayı oy verip, bugün, “Pişmanız” diyenlere söylenecek tek bir söz var:

“Son pişmanlık fayda etmez.”

Bugün seçim olsun yine Akdemir’e verirsiniz!

HASAD’ın başarısı…

Zonguldak, sportif alanda sessiz-sedasız bir başarı yaşıyor asında.

Fakat o başarı, ne yazık ki, pek görülmüyor.

Sezonun ilk devresini ikinci sırada tamamlayan Voleybol 3’üncü Lig ekiplerinden HASAD Gençlikspor, kadrosunu daha da güçlendiriyor.

Antrenör Cahit Özçelik yönetiminde Zonguldak’ı başarıyla temsil eden HASAD, eksik gördüğü noktalara takviye yapmaya başladı.

HASAD Kulübü Başkanı Orhan Yazıcı, sezon sonunda şampiyonluk kupasını Zonguldak’a getirmek için çalıştıklarına değinerek, şunları söylüyor:

“Ekip olarak başarılı yoldayız, ilk yarıda çıktığımız 6 maçta 5 galibiyet alarak bunu gösterdik. Zonguldak’a 2’nci Lig heyecanını yaşatmak için tüm gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğiz.

İlk devrenin tamamlanmasıyla Cahit Hocamızın raporu doğrultusunda ilk takviyemizi yaptık.

Gerek görüldüğü takdirde birkaç transfer daha yaparak daha güçlü olmak istiyoruz.

Bize bu yolda destek veren herkese teşekkür ediyorum.”

HASAD’ın sportif alandaki çabasını ve inadını kutluyoruz.

Söz konusu futbol olsaydı, HASAD’ı bugün çok tartışırdık.

Ama söz konusu voleybol olduğu için pek bahseden yok.

Bu durumda 2’nci Lig’e çıkmak pek akıl karı değil.

Yine de kendileri bilir!