Zonguldak’ta,
Tahsin Erdem’in yarattığı,
Yönetim boşluğu,
Her fırsatta kendini gösteriyor.
Sekiz aydır,
Olmayan mevzu,
Çıkmayan kavga,
Gündem olmayan mesele kalmadı.
Neler görmedik ki!
Kapuz Plajı’nda adam vurmalar.
Belediyeye Ak Parti’den belediye başkan adayı olmuş birini,
Danışman olarak almalar.
Ömer Selim’e saldıran ile fotoğraf vermeler.
Özel Kalem Müdürünü görevden almalar.
Zam üstüne zamlar.
Yani vallahi o kadar çok şey oldu ki.
İnsan hepsini hatırlamıyor bile.
Sekiz ayda bu noktaya,
Bir belediye başkanı nasıl gelebilir?
Ama bu süreçten,
Sadece Tahsin Erdem’i sorumlu tutamayız.
Devrim Dural,
Deniz Yavuzyılmaz,
Ve Eylem Ertuğrul da,
Aynı geminin içinde.
Kimse kimseyi uyarmıyor.
Kimse kimseye destek olmuyor.
‘Bu yanlış’ diyen yok.
Tahsin Erdem başarısızlığının,
Paket sürümü,
Diğer saydığım isimler.
CHP’nin ağabeyi eksik anlayacağınız.
Ağabey olsa.
‘Tahsin yanlış yapıyorsun’ der.
Bizim şak şakçılar ise ‘Tahsin yapıyorsun’ diyor.
Başkan da,
Matah bir iş yaptığını sanıyor.
‘Yanlış’ kelimesini,
Kimse kullanmıyor.
Günü özlü bir sözle bitireyim.
Harika bir söz.
Baş ucu bir atasözü.
Sofranda varsa Çükündür ( Pancar turşusu)
Bayram sana o gündür.
* * * * * * * * *
Zonguldak Özel Halk Otobüsü sorunu,
Sayın başkanın kendi deyimi ile,
15 günde çözülüyordu.
Çünkü,
Akın Kavi,
15 güne hazır olacağını söylemişti.
Ama işte ne yaparsınız?
Akın Kavi’nin evi,
O ara yandı.
15 günlük süre kaynadığı.
Zaten başkan,
Akın Kavi’nin de,
Bir alternatif olduğunu söylemişti.
Zonguldak Özel Halk Otobüs işi,
Büsbütün,
Karaborsaya düştü.
Tahsin Erdem’e,
Necip Fazıl’ın bu şiirini armağan ediyorum.
“geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
çatla sodom-gomore, patla bizans ve roma!
öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
bit pazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!”