Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Zonguldak Şubesi Başkanı Sadettin Dede, “Kilimli Spor Lisesi”nin adının “Şehit Uzman Çavuş İslam Çakar Spor Lisesi” olarak değiştirilmesini teklif etmiş.

Boynuz kulağı geçiyor galiba… Eskiden böyle her konuya Kamuran Aşkar atlardı.

Kardeşim, bir durun bakalım. Bu ilçenin bir Kaymakamı var... Bu ilin bir Valisi var…

Size mi düştü şehidin adının nereye verileceği?

Biliyorsunuz, bu Memur-Sen, başta Milli Eğitim ve Sağlık olmak üzere hemen tüm atamalarda önemli rol oynuyordu.

İktidar partisinin, kurum müdürünün, Valinin haberi olmadan bir sürü atama gerçekleştiriyorlardı.

Hele eski Vali Erol Ayyıldız’la kurdukları ilişki çok ilginçti.

Gündüz makamda, akşam halı sahada oynuyorlardı.

Kısacası, değneksiz geziyorlardı.

Şimdilerde, “Bir dakika kardeşim” diyen biri çıkınca, afalladılar.

Ama yine de boş durmuyorlar.

Benim tavsiyem; Memur-Sen ve bağlı sendikalarının artık kendi sınırlarına çekilmesi, atamalara doğrudan müdahil olmamaları, kendilerini, iktidarın, valinin üstünde görmemeleri...

Yoksa, “biri” çıkar onlara “dur” der.

Esas Holding’in çıkmaları…

DemirPark AVM satıldı, “Esas 67 Burda” oldu. Sabancı Ailesi’nin yönetimindeki Esas Holding, AVM’nin yeni patronu...

Son günlerde AVM’de hummalı bir hazırlık var.

AVM girişine yeni yiyecek-içecek yerleri planlanıyor. Kaldırıma çıkmalar olacak.

Mado gelecek, yeni bir kahveci gelecek.

Sosyal anlamda AVM daha da zenginleşecek.

Bunların hepsi güzel…

Ancak bakalım bu işler Zonguldak Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nden nasıl geçecek?

Bu çıkmalar nasıl olacak?

Ne kadar öne çıkacaklar?

Ne kadarı açık çıkma, ne kadarı kapalı çıkma olacak?

Bekleyip görelim!

Günün Fıkrası: İkinizi de harcarım!

Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar. Kadın, yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır:

“Ayşe Hanım, beni tanıyor musunuz?”

Yaşlı teyze cevap verir:

“Ah evet, Avukat Bey, sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz ta o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı, komşunuzla aldatıyorsunuz, ‘en yakınım’ dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz. 2 lira fazla kazanmak için herkesi satarsınız.”

Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur. Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:

“Peki, Ayşe Hanım, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?”

Kadın yine cevaplar:

“Elbette tanıyorum, çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor.”

Yine herkes şokta… Bütün salonu bir uğultu kaplar. Hakim, kürsüye “tak tak tak” vurup, herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır. İkisine de eğilmelerini söyleyerek, kulaklarına şunu fısıldar:

“Eğer bu kadına beni tanıyıp-tanımadığını sorarsanız, anam avradım olsun ikinizi de harcarım!”