Memleketin kısır döngüsü, genç, cesur, donanımlı ve üretken gençlerinin siyasete girmemesi.
Girememesi.
Etrafında üç tur atıp sonra saf dışı bırakılmaları
Zonguldak&8217;ta durum daha ağır.
Çünkü hızlı beyin göçü devam ediyor.
Geride bu özelliklere haiz fazla adam kalmıyor.
Köşe başları hurdaya çıkmış siyasetçi dolu.
Memlekete hizmeti geçmiş insanların biraz saygı görmesi gerekir.
Ama biz de o da yok.
Parti içi sorunlar insanları zedelemiş.
Kırılan dökülen çok olmuş.
Siyasetçileri hurdaya çıkaran insanlardan çok sistem.
Belki onlarında çok savunup durdukları sistem.
Siyasi anlayış ve diğer etkenler.
Bizim meslekte adama sorarlar; &8220;Kimi yetiştirdin&8221; diye.
Bu bir gazeteci için gerçek bir referanstır.
Her alanda da öyle .
Siyasette de böyle.
Son dönemde izlediğim yerel kongrelerin birinde kürsüye çıkan konuşmacı; &8220;Bize kavga etmeyi öğretiyorlar&8221; demişti.
Bu söz mevcut durumun çok güzel bir özeti.
Siyasi partilere bakın.
İhtiraslar ve çekişmeler ön planda.
Kongrelerde çıkıp; &8220;Bu bir hizmet yarışı&8221; şeklindeki sözlerin içini dolduramayacak kadar bencil zihniyetlerle dolu.
Konuşmacının da dediği gibi partilerde üretken siyaset değil, nefret siyaseti öğretiliyor.
Orta yaş ve üst yaş grubu siyasette ki hakimiyetini yaşlanmaya karşı direnerek gösterme çabasında.
Partilere gitmek, partilerin yönetimlerinde görev almak için bir çıkar beklentisinin olması neredeyse tüzük maddesi olmuş durumda.
Türkiye&8217;nin, Zonguldak&8217;ın geleceğini şekillendirecek siyasetçi ve yerel idareci adaylarına öğretilenlerle ne ülke ne de Zonguldak doğru dürüst yönetilebilir.
Gençlerin sinsi bir şekilde nasıl zehirlendiğine tanık oluyoruz.
Genç siyasetçilere toplum için siyaset yapmak değil, bireysel çıkarları için siyaset yapmak anlatılıyor.
Genç siyasetçilere sorumluluk ahlakı değil, ihale, nevale ahlaksızlıkları öğretiliyor.
Genç siyasetçilere siyasi vefa değil, partilere emeği ve ömrü geçmiş insanların çok konuşmaması için nasıl saf dışı bırakılmasının yöntemleri anlatılıyor.
Kin ve nefret uygulamalı olarak anlatılıyor.
Bütün haltların nasıl yapıldığını ve bundan sonra da &8216;Bu bir hizmet yarışıdır&8217; söyleminin ne kadar doğru bir yalan olduğu anlatılıyor.
Adam kayırmacılık, bencillik, kayırmacılık, ihale takipçiliği anlatılıyor.
Başka şeyler de anlatılıyor elbette.
Mesela kendi partisinin genel başkanına, bakanına veya başbakanına karşı nasıl el pençe durulacağı.
Dağ gibi sorunlar varken, liderleri veya bakanları sürekli isteyerek bunaltmamak gerektiğini.
Dağ gibi sorunların doğrusunu anlatmayıp yeniden aday olabilmek için sorunlar çözülmüş gibi anlatmayı.
Kıvrım kıvrım olmayı, lafları dolandırıp durmayı.
İşin doğrusu bizim genç siyasetçi ve siyasetçi adaylarının çok zor.
Çünkü onlara öğretilen önce insan olabilmenin temel unsurları arasında olmayan şeyler.
Çünkü onlara öğretilen sorumlu, üretken ve hizmet için siyaset yapan bireyler olabilme hedefinden uzak.
Bu durumda büyüyünce nasıl adam olacağız?
Bunu da görmek kestirmek mümkün değil.
Siyasette jenerasyon değişim şart.
Ama bu öğretiler doğrultusunda daha mı kötü olur acaba?
Hiç olmazsa mevcutlar arasında Davaları&8217; adına az da olsa ilkeli siyasetin kavgasını yapanlar var.
Burada lafım elbette tüm siyasi otoritelere.
Aman ha!
Kimse; &8220;Ben üzerime alınmıyorum&8221; demesin.
Alınsaydınız zaten işleri biraz daha yola koyardınız.
Sizlerde bugün slogancı zihniyetle, Genel Başkanlarınızın gölgesinde kalmaz, üretkenlikleriniz ile toplumda öne çıkartılan isimler olurdunuz.


Çöpler neden toplanmıyor?

Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz &8220;Neden bu çöpler toplanmıyor?&8221; diyor. Bu soruya cevabı kim bulacak? Çöpler Zonguldak halkına rahatsızlık veriyor. Bu nedenden dolayı rahatsız olan Zonguldak halkının bu manzaraya karşı olması gerekir. Ama neden değiller? Atilla Öksüz bu manzaraya karşı. Karşı olmayan her kimse, hemen karşı çıkmalı. Çöpler toplanmalı.

(Haber-Fotoğraf: Ulaş TIĞ)



Pusula Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Rıza Tığ´ın 8 yaşındaki oğlu Ulaş Tığ, yaz dönemi boyunca haberlere çıkıyor. Ulaş´ın ilk haberi ve haber fotoğrafı çevre üzerine oldu. Gazetede patron oğlu olmak yemiyor. Haber yoksa para yok.