Güngör Uras geçtiğimiz gün Milliyet&[#]8217;te Eğirdir (Isparta) elmasını yazdı.


Biz de bugün Bartın elmasından söz edeceğiz.


Konu başlığını daha önce eski Milletvekilimiz Zeki Çakan için kullanmıştım.


Zeki Bey&[#]8217;in aktif siyasetten istemeden de olsa ayrı kalması ve Gecen köyünde aldığı arazinin üzerine ev yapıp oldukça geniş olan bahçesinde sebze ve meyve yetiştirmeye başlaması konuyu bu şekilde değerlendirmemize neden olmuştu.


Haberimizin üzerinden epey zaman geçti.


Zeki Bey halen daha aktif siyasetin dışında ve bahçesiyle meşgul olup tarımla uğraşıyor.


O bahçe ki içinde envai çeşit sebze ve meyve var.


Bir dönem Zeki Çakan&[#]8217;la birlikte siyaset yapan, Anavatan Partisi&[#]8217;nde Merkez İlçe Başkanlığı görevinde bulunan toptancı tüccar, işadamı Yusuf Aldatmaz da aynı yoldan gidiyor.


Onun da Gecen köyüne komşu Şiremirçavuş&[#]8217;ta bir arazisi var.


Arazi 5 dönüm.


Burada elma yetiştiriyor.


Tam 1400 ağaçlık bir elma bahçesi kurmuş.


Bu yıl üçüncü yılı ve yaklaşık 12 ton ürün hesaplıyor.


Bu sezonun ürünleri daha bir güzel.


Grand Simit, Pink Leydi, Fuji ve Golden olmak üzere tam 4 çeşit elma var bahçede.


Hangisini beğenirsen onu al.


Geçen yılın üretimi 2,5 ton.


Önümüzdeki yıl 20 ton, sonra ki yıl 30 ton diyor.


Elma fidanları ağaç olmuş, yerini sevmiş, bol meyve veriyor.


Yerini sevmiş derken Bartın&[#]8217;ın toprağı sebze ve meyve konusunda oldukça verimli zaten.


Hani &[#]8220;Ne ekersen onu biçersin&[#]8221; derler ya işte aynen öyle.


Toprağımız özellikle elma konusunda daha bir verimli.


Elma, erik ve armut diyor Yusuf Aldatmaz.


Bartın&[#]8217;da ceviz ve kiraz bahçeleri de var ama bu kadar verimli olmuyor.


Aldatmaz&[#]8217;ın elma bahçesi, yeni yapılan Fen Lisesi&[#]8217;nin hemen yanında.


Şiremirçavuş&[#]8217;un tepesindeki bahçeyi bayramın birinci günü yeğenim Arkın&[#]8217;la birlikte gezdik.


Ürettiği elmaları bize gururla gösteren Yusuf Aldatmaz bahçesinde birkaç gün önce de Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Yusuf Alagöz&[#]8217;ü ağırlamış.


Aldatmaz sadece elma yetiştirmiyor, bozuk elmalardan elma sirkesi de yapıyor.


Amaç dibine düşen, yaralı bereli elmaları değerlendirmek.


Bartın ve çevresinde tonlarca bozuk elma var.


Bu elmalar heba olup gidiyor.


Biz de buna seyirci kalıyoruz.


Aldatmaz seyirci kalmamış, yaratıcı, üretici, girişimci, müteşebbis kişiliğini bu konuda da gösterip güzel bir çalışma yapmış.


Deneme üretimi başarılı olmuş.


Sirkeyi deneyenler çok beğenmiş.


Aldatmaz&[#]8217;ı tarıma yaptığı katkılardan dolayı tebrik eden Müdür Yusuf Alagöz bozuk elmadan sirke olayı fikrini de çok beğenmiş.


Bölgedeki bütün bozuk elmaların bu şekilde değerlendirilebileceğini söylemiş.


Umarız söylemekle kalmaz.


Aldatmaz&[#]8217;ın elma bahçesinden Bartın&[#]8217;ın bir bölümünü kuşbakışı seyredebiliyorsunuz.


Karşı köylerde çok sayıda boş arazi var.


Bu arazilerin çoğu süresiz nadasta.


Birçoğunun üzerinde kavak ve ceviz ağaçları bulunuyor.


Yani verimsiz bir şekilde kullanılıyor.


Aldatmaz bu arazileri elma, armut ya da erikle doldurmak lazım diyor.


Bahsettiğim kişinin bu işlere ihtiyacı yok.


Elma satıp sirke yapıp para kazanayım, geçimimi temin edeyim derdinde değil.


Bir şeyler yapmayı, çalışmayı, üretmeyi, ülke ve yöre ekonomisine (tabi ki kendi ekonomisine de) katkıda bulunmayı seviyor.


Boş duranı, aylak aylak gezeni Allah bile sevmezmiş.


Arazisi olup da biraz kendisini zorlasa bu işler için imkan da bulacak olan kişiler Yusuf Aldatmaz&[#]8217;ı örnek almalı.


Aldatmaz kurduğu elma bahçesiyle önder çiftçi konumunda.


Bu tür örnekler insanı teşvik eder, daha doğrusu etmeli.


Aldatmaz&[#]8217;ın marifetleri sadece bununla sınırlı değil.


Küp Motel&[#]8217;le de örnek bir tesis kurarak Bartın merkeze pansiyon otelciliği getiren kişidir aynı zamanda.


Aldatmaz bu üreticiliğini, girişimciliğini siyasette de kullanabilirdi ama siyaset sahnesinden çok çabuk indi.


Halbuki devam etseydi memlekete çok daha büyük faydaları olurdu diye düşünüyorum.


Aldatmaz&[#]8217;dan çok iyi bir Belediye ya da İl Genel Meclisi Üyesi olur.


Belediye Başkanlığının da hakkını verir.


Hatta milletvekili de olur.


Umarız siyaset sahnesinde kendisini yeniden görürüz.


Dileriz siyasete bir yerden yeniden girip bu alanda da üretir ve hizmet eder.


Bartın&[#]8217;ın böyle girişimci, müteşebbis, işini iyi yapan, çalışan, çabalayan, üreten siyasetçilere ihtiyacı var.


Aldatmaz gibi isimler siyasetin içinde ne kadar çok olursa siyaset o kadar kaliteli, üretken ve verimli olur.





Ana muhalefet sessiz



Devlet Hastanesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi birleşince bazı mevkilerde görev değişiklikleri oldu.


Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi&[#]8217;ndeki Başhekim yeni yapılanmada Başhekim Yardımcısı, Hastane Müdürü de müdür yardımcısı oldu diye biliyoruz.


Bu durumda herhalde Başhemşire&[#]8217;nin de Başhemşire Yardımcısı olması gerekirdi.


Ancak olmadı.


Başhemşire CHP eski İl Başkanı Hakan Ceylan&[#]8217;ın ablasıydı.


2008 yılında dönemin AK Parti İl Başkanı Yakup Ulupınar ile, ablasının görevinden dolayı bir polemik yaşayan Ceylan bu konuda o zaman basında çıkan haberleri de hatırlatarak, partizanca bir davranışta bulunulduğunu düşünüyor.


Ceylan&[#]8217;ın ablasına CHP&[#]8217;li gözüyle baktıkları için görev verilmemiş olabilir mi?


Kulağımıza bu yönde bilgiler geliyor.


İnşallah böyle bir şey söz konusu değildir.


Diğer konu torba yasa kapsamında Bartın Belediyesi ve Özel İdare&[#]8217;den başka kurumlara kaydırılacak personelle ilgili.


Gerek belediyede gerekse Özel İdare&[#]8217;de bu konuda büyük rahatsızlıklar var.


Belediyeden daha çok Yalçınkaya döneminde alınan kişilerin gönderilmek istendiğine dair iddialar var.


Edindiğimiz bilgilere göre rahatsızlığın önemli bir nedeni bu.


Biliyorsunuz CHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya iki dönemdir sürdürdüğü bu göreve gelmeden önce iki dönem belediye başkanlığı yaptı.


İki dönem derken bir tanesi kaçar gibi gittiği için yarım dönem tabii ki.


İşte bu dönemlerde alınan personelin torba yasadan daha çok etkilendiği söyleniyor.


Haliyle partizanca bir yaklaşım şüphesi var.


Olabilir mi?


İnşallah olmaz.


Olmaması için başka kurumlara gönderilecek olan ihtiyaç fazlası personelin mantıklı gerekçelerle bu işleme tabi tutulması gerekiyor.


İşlemler hangi kriterlere göre yapılıyor?


Kurum değiştirecek personel neye göre belirlendi?


Gidecek personel kura ile belirlenseydi hem daha adaletli bir iş yapılmış olurdu hem de soru işaretlerine, tartışmalara mahal verilmemiş olurdu.


Aynı sorular Özel İdare için de geçerli.


Ana muhalefet partisi CHP&[#]8217;den bu konularda henüz bir açıklama yok.


Parti yönetimi ve Yalçınkaya şu ana kadar bir şey demedi.


Bakalım bundan sonra diyecek mi?