Zaman zaman paylaşıyoruz.

Zonguldak’ta siyasetçi bolluğu var.

Ama içerik, donanım, tecrübe, bilgi birikimi pek yok.

Çoğu çıtkırıldım.

Dost-düşman demeden bunu her ortamda söylüyoruz.

Paylaşıyoruz.

Çünkü hepsinin kentle ilgili bir hedefi var.

Hepsinin siyasette bir hedefi var.

Kimi; il başkanı, kimi ilçe başkanı…

Kimi; belediye başkanı, kimi başkan adayı…

Kimi; siyasete hevesli, kimi bir fırsat peşinde…

Kimi; bir yere bir şey olmak istiyor, kimi dolgu malzemesi…

Herkese saygı duyuyoruz.

Ama o hedeflere gitmek için gerekli çaba, samimiyet, çalışma ne yazık ki yok.

Hep bir kolaycılık var.

Üretmeden, paylaşmadan siyasette yükselme arzusu var.

Zonguldak dışındaki başarılı örnekleri aktarıyoruz zaman zaman…

Adamlar nasıl yapmışlar, nasıl başarılı olmuşlar, siyasette nasıl yükselmişler, toplumun gönlünü nasıl kazanmışlar?

Tüm bunları yaşarken, yazarken, yorumlarken, bizler de görüyor, etkileniyor ve öğreniyoruz.

Neden?

Zonguldak’ın daha iyi yerlere gelebilmesinin en kestirme yolu donanımlı, dürüst ve samimi isimlerle mümkün.

Zonguldak her alanda bu isimleri ne kadar çabuk bulabilir ise, o kadar avantajlı duruma gelecek.

Mevcut siyasetçiler değişimi ne kadar kısa sürede gerçekleştirebilirse, toplumla o kadar fazla barışık kalacak.

Kimsenin siyaseti ile bir hesabımız yok.

Bu konularda herkese aynı şeyleri söylediğimizi bilen bilir.

Siyasetçiler ne kadar doğru işler yapar, doru yerde durur ve çalışırsa, rekabet o kadar güzelleşir.

Siyasete, kente, tartışmalara kalite gelir.

O kalite; ticarete, medyaya yansır.

İlişkilere saygı, üretene saygı, çalışana saygı gelir.

Hem siyasetçiler olarak, hem kitle örgütleri, esnaf örgütleri, camialar ve medya olarak böyle tel tel dökülmekten kurtulmuş oluruz.

Israrla dediğimiz bu.

Önerdiğimiz bu.

Yoksa Zonguldak bu kirlenmişlikten kurtulamayacak.

Kaybetmeye devam edecek.

Siyasetin içinde olan, bu kent için düşünen kafa yoran herkese ihtiyacımız var.

Ancak onlar böyle bilgisiz, özensiz, projesiz devam ettiği sürece ne toplumla barışabilecekler, ne de siyasette uzun ömürlü

kalabilecekler.

Kibir, ihtiras ve komplekslerine yenilip kısa sürede yok olup gidecekler.

Sonra yenileri gelecek.

Diğerleri gelecek.

Onlar da harcanıp gidecek.

Her anlamda donanımlı ve tecrübeli siyasetçi olabilmek için gazetelere çıkmak yeterli değil.

Anlatmaya çalıştığımız bu.

Anlayanlara da, anlayamayanlara da teşekkür ediyoruz.


Kırık!


Kötü insandan iyi gazeteci olur mu?

İyi gazeteci olabilirsin.

İftira, yalan, şantaj, blöf ve kibirle beslendiğin yetmiyormuş gibi; herkesten daha cesur, daha dürüst olduğunu zannedebilecek

cesarete sahip olabildiğin için seni kutluyorum!

Duygu sömürüsü ve gözyaşlarınla insanları, dostlarını, arkadaşlarını, okurlarını, yıllardır kandırdığın yetmiyormuş gibi insanlıktan

nasibini alamamış bir gazeteci olarak yaşamayı kendine çok güzel yakıştırıyorsun!

Muhatap alınmadığın için kuduruyorsun.

Kudurmaya devam et.

Nasıl olsa kendin çalıp, kendin oynuyorsun, sonra da herkesin sana inanmasını bekliyorsun.

Altı yıl önce kopardığın 20 bin liranın gerçek nedenini hala açıklayamadın!

Ve daha neler neler…

Hepsinin günahı da, sevabı da senin…

Hala konuşuyorsun.

Madem çok biliyorsun.

Faturayı Eren’e, laptopu verene sor.

Neymiş, biz de bilelim.

Fasulyeden masallarınla bilgi kirliliği yaratma.

Seni Allah’a havale ediyorum.

İnşallah öte dünyada karşılaşacağız.

Bakalım, orada duygu sömürün işe yarayacak mı?

Bakalım, orada kimi kandıracaksın!

Sana son bir tavsiye;

Akşam gittiğinde o yakışıklı aslan parçası oğlunun gözlerine

bak.

Uzun uzun bak.

Ve meslektaşlarına, millete attığın b.kları düşün!

Yaptığın çok başarılı haberlerin, verdiğin mücadelelerin yanında attığın iftiraları düşün.

Yazılarında elli kere dilediğin özre rağmen hala neden dersler çıkaramadığını düşün.

Belki vazgeçersin.

Belki iyi insan olmaya çalışarak, gazetecilik yaşamında, çok

daha başarılı, güvenilir ve saygın bir gazeteci olursun.

Bizi boşver, kendini en yakın arkadaşlarından,

akrabalarından, dost bildiklerinden dinle.

Nasıl bir kırık kalmış ki, çıkaramadın gittin!

Çocukluğuna dön!