Dikkat
Dikkat
Çok önemli
Bu başlıkla paylaşılan yazının içeriği çok önemli...
Bir gecede yüzlerce insan toplu olarak zehirlenecek.
Bu durum uzak bir ihtimal değil.
Durum çok vahim
Söylemekten yorulduk, dinleyen yok.
Anlamaları için, dinlemeleri için yüzlerce insan bir gecede ölmesi mi gerekiyor?
Belki de doğrusu bu.
Ancak bir gecede yüzlerce insan ölürse, bizler anlarız.
[*] [*] [*]
Sonrasında yapılması gerekenler anlatılıyor.
Acilen yapılması gerekenler sıralanıyor.
Deniliyor ki:
İllerde ve ilçelerde hava kalitesinin iyileştirilmesinden sorumlu idareler, şehirlerinin topografik özelliklerini inceletmeliler.
Dağlar veya tepelerle çevrili veya vadide kurulmuş şehirlerde çökme inversiyonunun, deniz veya sahil kenarında kurulmuş olanlarda ise, adveksiyon inversiyonu oluşması kuvvetle muhtemeldir.
Radyasyon inversiyonu her yerleşim bölgesinde oluşmaktadır.
[*] [*] [*]
Devam ediyor:
İdareler ikinci olarak, bölgelerinin meteorolojik özelliğini iyi bilmelidirler.
Özellikle kış aylarında yüksek basınç şartlarının oluştuğu sıklığı, havanın bulutluluk durumunu ve rüzgar hızının ne aralıkta değiştiğini tespit ettirmeliler.
Daha önceki yıllarda yüksek basınç şartlarında gerçekleşen gece saatlerindeki sakin ve açık hava sıklığı tespit edilmelidir.
[*] [*] [*]
Bunlar aslında bildiğimiz şeyler.
Aylardır anlatmaya çalıştığımız şeyler.
Yeni santrallerin yapılmaması için geçtiğimiz haftalarda eylemler oldu.
ÇED toplantılarında itirazlar söz konusu oldu.
Bu çağrının yanında bir de görsel paylaşılmış.
Ama kimin umurunda!
[*] [*] [*]
Biz de hastalıktır.
Siyaseten aynı düşünmediğiniz kişi, doğru bir konuda mücadele veriyorsa, konuya göre değil, kişiye göre hareket etmek
Yani siyaseten ona prim vermeme adına doğruya veya o konudaki mücadelesinde yalnız bırakmak
Veya çıkar hesapları yapılıyorsa, yine aynı şey geçerli.
Bizim gibi düşünmüyor veya bizimle paylaşmıyorsa, kestirmeyi tercih etmeye bayılır Zonguldaklılar.
Birbirlerini yalnız bırakmak için veya sabote etmek için mutlaka bir amaları vardır.
[*] [*] [*]
Bugün medyadan siyasete, bürokrasiden STKlara hemen hemen her alanda bu hastalığa kapılmış insanların hastalıklı hallerini görüyoruz.
Hepimizin az veya çok, bu hastalığa kapıldığı dönemler, olaylar oluyor.
Termik santraller konusunda da öyle
Sorunun büyük halini görmek yerine, Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgünü, Aslında böyle yapmıştı diyerek hedef almak yanlış.
Veya, Falanca firmaya bunları yaptırdı denilerek, Muslu Belediye Başkanı Sebahattin Adıyamanın karşı duruşunu küçümsemek, doğru veya yanlış gizli planları üzerinden tavır koymak yanlış.
Mesele, bu iki Belediye Başkanını da karşı durmaya zorlamak olmalı.
[*] [*] [*]
Bugün termik santraller
Yarın başka bir önemli konu
Aklınıza gelebilecek her önemli konuda böyleyiz.
Her olay, bu kentteki hastalığı yeterince dışa vuruyor.
Ve sorunun kendisiyle uğraşmaktan öte, birbirimizle uğraşmaktan öteye gidemiyoruz.
Toplum uyuyor!
Toplum uyutuluyor!
Göstermelik veya medya zoruyla yapılan çıkışların ömrü kısa süreli oluyor.
Sokağa çıkıyorsunuz.
Herkes de bir şikayet.
Yok kardeşim.
Adın, soyadın, memleketin, görevin, unvanın, bindiğin araban, sosyal konumun, ekonomik imkanların, siyasi partin ne olursa olsun, kim olursan ol!
Böylesine termik santral çılgınlığının yaşandığı, yeni termik santrallerin yolda olduğu ve mevcutlarının çevre mevzuatına alenen uymadığı bir ortamda bu ve diğer konularda; nedenleri ne olursa olsun sen böyle sorumsuz kalmaya ve gerçek Zonguldaklı, gerçek bir köylü-kentli gibi davranmaktan kaçtığın ve korktuğun sürece senin şikayet etmeye hakkın yok!
Gazipaşa Caddesinde veya diğer caddelerde, orada-burada atıp tutmakla bu işler olmuyor.
Boşuna mazeret üretme!
Bu kentin ve bu kentteki herkesin geleceği herkesin kuyruk acısından daha önemli
Bu görüşe katılıyorsanız, paylaşın!
Bu görüşe katılıyorsanız, bir şeyler yapmaya başlayın!
Nasıl olsa, Gelen ağam, giden paşam
Katılmıyorsanız, siz bilirsiniz!
Hepiniz bir bir unutulacaksınız!
Devrek-Gökçebey ve Köylerini Kalkındırma Derneği Yönetim Kurulu Başkan Lütfi Çavuş, eski Bakanlardan Devrekli Veysel Atasoyu ölümünün 11inci yılında andı.
Başkan Çavuşun açıklamasının bir kısmı şöyle;
Veysel Atasoy, Ulaştırma Bakanlığı sırasında verdiği hizmetleriyle tarihe damgasını vurmuştur.
1983-87 arasında yaptığı Ulaştırma Bakanlığı esnasında, Haberleşme/Komünikasyon Devrimini gerçekleştirdi.
Daha önce Türkiyede telefonla konuşmak başlı başına bir dertti. Onun zamanında dijital/sayısal teknolojinin ilk transferi yapıldı ve köylere kadar dijital santraller götürüldü.
Bu dört yıllık dönemde Türkiye, komünikasyon alanında Avrupa ülkelerinin geçti.
Uyduda ilk çalışmalar onun döneminde başlatıldı.
İnternet ağının başlangıcı olan data şebekeleri onun döneminde kuruldu.
Gene o dönemde araç telefonu ve çağrı sistemine geçildi; GSM teknolojisine adım atıldı.
Atasoy, Enerji Bakanlığı sırasında da önemli hizmetlere imzasını attı.
Onun Bakanlığı döneminde enerjide kojenerasyona geçildi. Doğalgaz çevrim santralleri yapılmaya başlandı ve maliyet üçte bire düşürüldü.
Ülkemize verdiği hizmetlerin yanında Zonguldak bölgesi için de yatırımların gerçekleşmesinde önemli projelere imza atan değerli bir devlet adamı olan Atasoy, Zonguldak için bir kayıptır.
Örnek alınacak bir insandır.
Yıllarca yaptığı devlet görevleri ve bakanlıkları esnasında dürüstlüğünden taviz vermedi sadece şerefli bir isim bırakıp 24 Ağustos 2004 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Ülkemize ve bölgemize yaptığı hizmetlerle her zaman yaşayacaktır, unutulmayacaktır.
Atasoyun ilimize verdiği hizmetleri saymaya gerek yok.
En verimli çağında 57 yaşında aramızdan ayrılan kısa bir ömre birbirinden güzel hizmetler sığdıran Türk siyasetinin dürüst insanı, değerli devlet adamı merhum Dr. Veysel Atasoyu; saygı, sevgi, özlem ve rahmetle anıyoruz, Allah mekanını cennet eylesin.
Amin
Bunu neden paylaştık?
Belirtelim.
Zonguldakta vefa pek yok.
Zonguldakta siyaset yapanlar, siyasetten nasiplenenler, belediye başkanları, nedense kendilerinden önce veya aynı dönemde görev yaptıkları isimlerden hep korkarak yaşamayı tercih ettiler.
Sağlıklarında da, ölümlerinin ardından da yeteri kadar vefayı ve saygıyı göstermediler.
Belki mezardan çıkıp gelmesinden korktular, belki başka yerlerine güvenemediler.
Tablo acı, ama böyle
Rahmetli Veysel Atasoyun adını doğru dürüst bir yerde yaşatma adına tek adım atmayanlar, kendi korkularında boğulmaya devam etsinler.
Aynı olay, her alanda var.
Ve ne olacağı belli aslında!
Sizler iyi şeyler yapmış olsanız da, önemli görevlere gelmiş olsanız da, birer birer unutulacaksınız.
İsimleriniz çöp tenekelerine bile verilmeyecek!