Sigaraya yapılan zamma kaç kişi sevinir bilmiyorum ama sevinenlerin önde gideni olduğumu söyleyebilirim.


Bunun nedeni sigara giderinin insanların bütçelerini zorlayacak olmasıdır.


Bu zorlamanın da beraberinde sigaradan uzaklaştırmayı getireceğini düşünürüm.


Son zamlar da bu açıdan bana büyük mutluluk verdi.


Özel Tüketim Vergilerine yapılan artışla birlikte zam gören bazı ürünler arasında bulunan sigaranın fiyatı artık el yakar duruma geldi.


İnsanlar hem el yakan hem ciğer yakan hem de yürek yakan bir şeyi neden para verip alırlar ve kendilerini zehirlerler anlaşılır gibi değil.


Hele böyle sigara karşıtı kampanyaların ve yasaklamaların yoğun olduğu bir ortamda.


Sigaranın verdiği zararlar her gün televizyonlardan gösteriliyor.


Sigara içenler kameralara pişmanlıklarını anlatıyor, hastane köşelerinde yaptıkları acıklı konuşmalarla insanlara bağıra-bağıra bu mereti bırakın mesajı veriyor.


Sigara yasakları ile alan zaten iyice daraltıldı.


Birçok kişi artık eskisi gibi her yerde her canı istediğinde sigara içemiyor.


Televizyonlardaki evlilik programlarına katılanların birçoğu kriterleri arasında sigarayı da gösteriyor, sigara içmeyen adaylar aradıklarını söylüyor, bunu olmazsa olmaz koşullar arasında sayıyor.


Ev sahipleri sigara içmeyen kiracı arıyor.


Sigara içen kişi ailesini de zehirliyor.


Kiracının sigarasından çıkan duman kaçıncı katta olursa olsun gidiyor ev sahibini ve diğer kiracıları buluyor.


Bu şartların aranmasında çok büyük fayda var.


Sigara içmeyen eş, sigara içmeyen kiracı arayanları tebrik ediyorum.


Sigaranın zararları o kadar çok anlatılıyor ki etkilenmemek için ne olmak lazım siz söyleyin.


Ya insanın bilerek kendini zehirlemesine ne demek lazım.


Sigaranın başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser vakasının en önemli sebebi olduğunu bilmeyen var mı?


Bu meretin damarları tıkayıp kalp krizine yol açtığını, yine damarları tıkaması sonucu el, kol parmak, ayak, bacak kesilmesine neden olduğunu bilmeyenler var mıdır?


Tabii ki yoktur.


Anlayacağınız bile bile lades durumu.


Bir başka deyişle insanın bindiği dalı kesmesi gibi bir şey.


Bana kalsa sigarayı 20 liraya 30 liraya hatta 50 liraya çıkarırım.


Son zamlar inşallah oraya doğru gidişin bir göstergesidir.


Sigaranın zam görmesine seviniyoruz ama tiryakiler bu durumdan hiç hoşnut değil.


Tepkiler, protestolar, isyan etmeler aldı başını gidiyor.


Başbakanımız bu tepkilere çok güzel yanıt verdi:


&[#]8220;Kardeşim sigarayı içmezsin olur biter&[#]8221;


Alın benden de o kadar.


İçmeyin olsun bitsin.


Sigaradan başlamışken bu hassas konudan devam edelim.


Biliyorsunuz bizim sigara yasakları konusunda denetim ve uygulama yapan bir kurulumuz var.


Bu kurulun adı Tütün Kontrol Kurulu.


Devletin resmi görevlilerinden oluşan kurul Bartın&[#]8217;da zaman zaman denetim yapıyor.


Kurulumuz her denetimin sonunda da Bartın&[#]8217;ı sigara konusunda öve-öve bitiremiyor.


Son denetimde de öyle oldu.


Öyle bir tablo ortaya koyuyorlar ki bu kentte herkes kapalı alanda sigara içmeme yasağına uyuyor.


Sanırsınız ki kentte sigara içen kimse kalmadı.


Yani o derece.


Kurulumuzun değerli üyeleri kusura bakmasınlar ama durum hiç de söyledikleri gibi değil.


Pembe tablolar çizerek ne yapılmak isteniyor onu da anlamış değilim.


Herhalde insanların bu konuda fazla üzerlerine gitmek istemiyorlar.


Yasak ihlali yapan çok.


Her gün onlarcasını görüyorum.


Daha sıkı ve daha iyi bir denetimle Bartın&[#]8217;da halen daha birçok işyerinde, kurum ve kuruluşta sigara içildiği görülecektir.


Sigara içmek araçlarda da yasak ama direksiyon başında ağzından burnundan duman çıkarken gördüğüm sürücünün haddi hesabı yok.


Ayrıca sokaklar izmaritten geçilmiyor.


Yere izmarit atmak da yasak ve idari yaptırımı var.


Hatırlatırız.



Taşımalı eğitim ve sıcak yemek konusu



Sağlığımızı yakından ilgilendiren bir konudan yine sağlığımızı yakından ilgilendiren bir başka konuya geçiyoruz.


Biliyorsunuz taşımalı eğitim Bartın&[#]8217;da çok yaygın.


Eğitimi taşınarak alan öğrencilere öğle yemeği veriliyor.


Bu yemek okulların çoğunda kuru kumanya olarak veriliyor.


Sıcak yemek verilen okul sayısı son derece az ve yetersiz.


Dolayısıyla geleceğimizi emanet edeceğimiz çocukları okullarda sağlıklı bir şekilde besleyemiyoruz.


İşte geçen yıl bu vakitlerde biz taşımalı eğitim için yapılan bir yemek ihalesi ile birlikte sıcak yemek konusunu gündeme getirmiş, bununla ilgili gündem yaratan haberler ve yorumlar yapmıştık.


Gazetemizi takip edenler hatırlayacaklardır.


Taşımalı eğitim gören 36 okulda 8 bin civarında öğrencinin öğle yemeği işini üstlenen öğretmenevinin Balamba mevkiindeki Umut İlköğretim Okulu&[#]8217;nun zemin katında bize göre sığınakta, merdiven altı tabir edilen bir yerde yemek hazırlayıp, okullara dağıtması söz konusuydu.


İhale konusu öğle yemeği kuru kumanyadan oluşuyordu.


Uzmanlar fast-food tabir edilen bu beslenme şeklini sağlıksız buluyor.


Sağlık Bakanlığının da bu konuda önemli uyarıları var.


Sıcak ve sulu yemek yerine öğlenleri simit, börek, ekmek arası sosis, salam ve hamburgerle yapılan beslenme çocukların sağlığını tehlikeye düşürüyor.


Geçen yıl ki yazımızda &[#]8220;Yurt çapında birçok il ve ilçede taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilerin tamamına sıcak ve sulu yemek veriliyor da Bartın&[#]8217;da neden verilmiyor?&[#]8221; diye sormuştuk.


Önemli bir sorunu gündeme getirmemize rağmen şu ana kadar bu konuda beklenen gelişme olmadı.


Çocukların sağlığı söz konusu.


Sıcak yemeğe geçilmesini engelleyen nedir acaba?


Kaynak mı yok?


Okullarda bu konuda düzenleme yapacak alan ve imkan mı yok?


Öğrencilerin sağlığını düşünüyorsak eğer fast-food tabir edilen kuru kumanya ile beslenmeye son vermeliyiz.


Bir an önce sıcak ve sulu yemeğe geçmeliyiz.





Yağmur var, su yok



Su kesintilerine hafta başında bir yenisi daha eklendi.


Ulupınar suyundaki kesinti kentimizi bir gün susuz bıraktı.


Haftaya kesintiyle başladık, inşallah nasıl başladıysak öyle devam etmeyiz.


İşin ilginç tarafı suların kesildiği gün sağanak yağış vardı.


Anlayacağınız yağmurlu havada bir damla suya muhtaç kaldık.


Yağmur aralıklı da olsa neredeyse bir haftadır devam ediyor.


Dolayısıyla kaynaklarımızda bir sorun olmaması gerekir.


Sorun eskiyen, patlayan, büyük oranda kayıp kaçağa neden olan borular ve bu yüzden yaşanan arızalar.


Belli ki bu sıkıntıyı isale hattı yenileninceye ve güvenli hale getirilinceye kadar yaşayacağız.


Belediyemiz elini çabuk tutmalı.


Sorun ne kadar çabuk çözülürse o kadar iyi olur.