CHPnin 27 Aralık 2015 Pazar günü Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Şemsi Denizer Salonunda yaptığı 35inci Olağan Genel Kurulunda inanılmaz olaylar oldu.
Aslında Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi.
Ve sonunda kongre Çarşamba Çanağına döndü.
22nci Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın ile Halkın Sesi Gazetesinin ortağı Mustafa Özdemir arasındaki tartışma, güne damgasını vurdu.
Mustafa Özdemir, uzun süredir Harun Akını eleştiriyordu.
Harun Akın, kürsüye çıktı ve Mustafa Özdemirin iddialarını yalanladı.
Bunu hazmedemeyen Mustafa Özdemir kürsüye yürüdü.
Zor tuttular. Bıraksalar, Harun Akını kürsüden savurup atacaktı.
Olay bununla da bitmedi. Mustafa Özdemir, salon dışına çıkıp Harun Akını bekledi.
Koridora çıkan Harun Akın, Mustafa Özdemirle karşılaştı.
Yaptığı baştan sona yanlış
Sen gazetende yazıyorsan, siyasetçi de çıkar kürsüde kendini savunur, seni eleştirir.
Dinlersin. Beğenmediğin yerlerini yine gidip gazetende, köşende eleştirirsin.
O ne demek kürsüye yürümek?
Tehditler savurmak?
Salonu harmanlamak?
Parmak sallamak?
Gazeteciler, işlerinin dışına çıkınca böyle oluyor. Sinirleri bozuluyor.
Bir yandan Cumhuriyetçi Gelecek Hareketini yönet
Öbür yandan CHPyi dizayn et
Diğer yandan kebapçıda servis çek
Boş zamanlarında gazetede manşet çak...
Bu tempo yorar, yıpratır adamı...
Harun Akına da yazık
Geçmişte verdiği paraya mı yansın?
Mustafanın ettiği tehditlere mi?
Siyasetçi gazeteciyle, gazeteci siyasetçiyle böyle sıcak ilişkiye girerse, yangın çıkıyor. Felaket oluyor.
Bundan hem siyaset kurumu, hem de basın kurumu ciddi biçimde zarar görüyor.
Herkes, her şeyi biliyor.
Halep ordaysa, arşın burada
Kazansak da, kaybetsek de
Yorucu bir yılı geride bırakıyoruz.
Hafta sonu çok hareketliydi.
Ama benim için haftanın en güzel olayı, Beşiktaşın Torku Konyasporu 4-0 yenerek, ilk yarıyı 41 puan ve 41 golle lider bitirmesiydi.
Elbette daha bu ligin ikinci yarısı var.
Neler olacak, hep birlikte göreceğiz.
Beşiktaş bu yıl güzel futbol oynuyor.
O zaman da oğlum kızıyor.
Yönetim, ikinci yarıya kaleci ve stoper takviyesi yaparsa, Veli ve Tolgayın da dönüşüyle Beşiktaş daha diri, daha üretken bir takım olur.
Kazanır, kaybeder
Önemli olan renktir
Önemli olan aşktır
Önemli olan duruştur
Biz ailece siyah-beyaz renklerin aşığıyız.
Kazansak da, kaybetsek de Beşiktaşlıyız.