Ne olmuş?

Ne olmuş?

O, onu ziyaret etmiş…

O da, onu ziyaret etmiş…

O da, ondan sonra onları ziyaret etmiş…

Onun ziyaret ettiğini görünce, diğerleri geri kalır mı?

Onlar da toplanıp hep birlikte ziyaret etmişler.

Onların, onu ziyaret ettiği gören onlar da, onları ziyaret etmiş…

[*] [*] [*] [*]

Ben bu Zonguldaklıların ziyaret yarışına bayılıyorum.

İçinde her şey var.

Aşk…

Yalan…

Entrika.

Yalamalık…

İş takipçiliği…

İhanet…

Kavga…

Vizyon telaşı…

Medya merakı…

Üzerine 16 bölümlük dizi film veya 3 sinema filmi çekilir.

[*] [*] [*] [*]

Milletvekillerimiz 7 Haziran’da seçilmişti.

Yetmedi.

1 Kasım’da bir daha seçildiler.

Seçildiklerini tasdiklemek için.

“Dikiş sağlam olsun” diye…
Çift dikiş gittiler Ankara’ya...

İlk seçimin ardından başlamıştı, bu ziyaret işleri…

Sonra “koalisyon tartışmaları, yeni seçim tartışmaları” derken, sekteye vurdu.

Gidemediler Ankaralara…

Doyamadılar!

[*] [*] [*] [*]

İzliyoruz.

Görüyoruz.

Milletvekillerini ziyaret eden edene…

Yahu nedir bu ziyaret çılgınlığı?

“Görmemişin milletvekili olmuş” misali neden koparıyorsunuz adamların oralarını, buralarını?
Yahu, üç gün önce ziyaret ettiğin adamı üç gün sonra bir daha niye ziyaret edersin?

Bilmem ne derneği olarak, bilmem ne platformu olarak ziyaret ettiğin milletvekilini, üç gün sonra bir daha bireysel olarak niye ziyaret edersin?

Üç gün önce Zonguldak’ta gördüğün, konuştuğun, dertleştiğin milletvekilini, bir daha ziyaret etmek için niye Ankaralara gidersiniz?

Bir daha neden tebrik etmek istersiniz ki?

Zonguldak’ta dosya verdiğin milletvekiline, bir dosya da Ankara’da vermek ne demek?

Ne oluyor bu dosyalar?

Sahi, işe yarıyor mu?

Zonguldak’ta verince başka, Ankara’da verince başka mı oluyor?

[*] [*] [*] [*]

Allah aşkına, nedir bu ziyaret çılgınlığı?

Nedir bu ziyaretçi çılgınlığı?

“Şunu, bunu, onu ziyaret ettik” diyerek, gazetelere fotoğraf servis etme telaşı nedir?
Siz kimsiniz ağabey?

Bu kente ne katkınız oldu da ziyaretleriniz bu kadar çok önemli?

İçi boş ziyaretlerin neresi haber değeri taşıyor?

“Ziyaret etti…”

Eee, gerisi!

Zonguldak’ta fotoğraf çektirip Facebook’a atınca olmuyor da, Ankara’da çekip atınca mı havası oluyor?

Bu mu yani olay?

Açık konuşun…

Açık söyleyin…

Bu mu?

[*] [*] [*] [*]

Milletvekilleri kuzu!

Gelen 15 defa ziyaret ediyor, gelmeyen 5!

Bir de kentten haberi olmayanların kent adına dosya sunma işleri falan da başladı.

Şimdilerde moda…

Milletvekilleri de kırmamak, gönül almak için ses çıkaramıyorlar.

Zonguldak’ın çok önemli işleri varken, birilerinin ziyaret tekelinden çıkıp asıl işlere zaman ayıramıyorlar.

Çünkü seçimde öyle sözler verdiler.

Danışmanlar da zayıf tabii.

Adam illaki işini milletvekiliyle çözecek.

İlla onu görecek.

Danışmanların yetersizliğinden midir?

Bizimkilerin bilmem ne merakından mıdır, bilemiyoruz.

Ama bu ziyaret çılgınlığı yeterince sulandı.

Milletin ziyaret etme, özçekim yapma merakından, Zonguldak’ın; günleri, haftaları, yılları çalınıyor.

[*] [*] [*] [*]

Milletvekilleri ayda bir gün mü yapacaklar, haftada bir gün mü yapacaklar, bir günlerini Zonguldak’a gelerek halka ayırsınlar ve bu işkence de bitsin!

O gün, halk günü yapsınlar.

Reklam yapma, rol kapma adına zamanımızı çalanlar yerinde otursun.

Herkes işini yapsın.

Kongrenin ardından…

CHP’nin Pazar günü yapılan il kongresinde olup bitenleri birebir yaşadık.

Saat 11.30’dan gece 22.00’ye kadar canlı yayında tüm detaylarıyla aktarmaya çalıştık.

35'inci Olağan Genel Kurul’da Ahmet Altun, Tarık Coşkun ve Nuredtin Yolcu’nun listeleri yarıştı.

610 delegeden kongreye katılan 509 delege oy kullandı.

Oylama sonucunda 340 oy alan Ahmet Altun’un listesi seçimi kazandı. Nuredtin Yolcu 125 oy, Tarık Coşkun 38 oy alırken, 6 oy da geçersiz sayıldı. Kongrede, sert tartışmalar ve arbedeler yaşandı.

Şimdi kongre üzerine yorum bekleyenler var.

Çünkü herkes zaten bir şey diyor.

Ne denilebilir ki?

Yorumlanacak bir tarafı yok esasında.

Görüntüleri izlerseniz, her şey çok açık ve net…

Ahmet Altun ve yeni yönetimini tebrik ediyoruz.

Tüm tartışmalara, eleştirilere, kavgalara, arbedelere, seviyesizliğe rağmen umarız yapacakları ile kent siyasetine, siyaset-medya ilişkilerine ve hizmete önemli katkıları olur.

Yoksa bir sonraki kongrede aynı şeyleri konuşan, aynı temennileri dile getiren, ama aynı itiş-kakıştan kurtulamamış bir CHP izleyeceğiz.

Disiplin Kurulu…

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, kongre salonunda sorularımızı yanıtlarken, disiplin suçlarına işaret etti.

Partinin Disiplin Kurulu’nun aktif hale geleceğini ve partiyi ayağa düşüren söylem ve eylemde bulunanların disipline sevk edileceğini söyledi.

Özellikle son dönem yaşananların devam etmesi durumunda partinin daha fazla zarar göreceğini ifade etti.

Önümüzdeki günlerden nelerin olacağını gözleyeceğiz.

Ama Disiplin Kurulu’nda kimler var, bir de ona bakalım:

Şeref Aydınlı, Yavuz Boz, İsmet Çebi, Murat Gürdal, Selahattin Günaydın, Cemil Usluer, Zeki Salvador, Mehmet Yaramış, Ercan Yüksel…

Kural, kuraldır.

O kurallar, hissiyatla ve keyfi uygulanmadığında pek sorun olmaz.

O kurallar, herkese eşit, adil ve zamanında uygulandığında da fazla bir sorun olmaz.

Eskiden Disiplin Kurulu üyesi olmanın hatırı sayılır bir yeri vardı.

Yeniden o itibar sağlanabilir mi, onu da zaman gösterecek.

Elbette CHP’nin en fazla ihtiyacı olan şey; disiplin değil, empati!

Kurultay delegeleri…

Ahmet Altun’un İl Başkanı seçildiği kongrenin kurultay delegeliklerine bakalım.

Muharrem Akdemir, Harun Akın, Ahmet Altun, Şengül Burgucu, İsmail İnam, Ş. Sertan Ocakcı, Halil Posbıyık, B. Ceyda Sönmez, Nuri Tekin, Ebru Uzun…

Her seçimde aldatılan, kandırılan Halil Posbıyık, iş kurultay delegeliğine geldiğinde 10 isimden biri…

“CHP’den koptu- kopacak” denilen Posbıyık, özür kokan bu durumdan sonra yeniden CHP’den aday olur.
O günlere daha çok var.

Bu liste salonda okunduğunda biri(!) dedi ki:

“Bülent Kantarcı neden yok?”

Onu da sanırım en iyi Kantarcı ile Turpcu biliyordur.