Dört gün Zonguldaktan uzaktaydım.
Ankarada
Ben böyle bir soğuk görmedim.
Eksi 12lerdeyiz
Aman Allahım
Neyse ki, Ankaranın soğuğunu kıran dostlarımızla buluştuk, güzel vakit geçirdik.
Hasta, eş-dost ziyareti yaptık.
Zonguldaktan uzakta kalmak acayip bir duygu
Hani sevdiğinizden ayrı kalırsınız ya
Burnunuzda hasret tüter, buram buram...
İşte öyle bir şey
Dönüşte, Dorukhandan geçince, sımsıkı sarılmak, kocaman sarılmak geliyor, insanın içinden.
İçindeyken kaçmak istediğin, dışındayken koşmak istediğin bir şehirdir Zonguldak.
Çin atasözündeki gibi:
Evlilik; kale gibidir, dışındakiler girmeye, içindekiler çıkmaya uğraşır dururlar.
Aynen öyle
Evet, imarı bozuk, kentleşmesinde sorun var.
Mihrabı yıkılmak üzere olan bir kadın gibi...
Ama geceleri güzel bu şehir be kardeşim
Yakamozları böyle şehvetli oynaşan bir başka deniz var mı dünyada?
Ve bu kadar kirliliği örten bir siyah
Bu kadar ihaneti unutan bir şehir var mıdır?
Ve bir yandan altı oyulurken, üstü satılan şehir var mıdır?
Ve hem altı oyulan, hem üstü satılan, ihanetle sarsılan bir şehir nasıl ayakta durur?
Zonguldak durur.
O güçlü bir kadın gibidir.
Aşıksan, vazgeçemezsin ya
Öyledir Zonguldak...
Bağışıklık yapar insanda
Sen ondan vazgeçsen, o senden vazgeçmez.
Ben de bu yüzden vazgeçemiyorum galiba
Kıssadan Hisse: Çatlak Testi
Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış.
Diğeri ise, kusursuzmuş. Ve her seferinde bu kusursuz testi, adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve. Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış. İki sene her gün bu şekilde geçmiş.
Adam, her iki testiyi suyla doldururmuş. Ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış. Tabii ki, kusursuz testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Çatlak testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:
"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor."
Adam gülümseyerek dönmüş testiye, "Göremedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlaklığını biliyordum. Senin tarafına çiçek tohumları ektim. Ve her gün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın. 2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı, evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.
Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz. Her birimizin kendine has kusurları vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan, mükâfatlandıran, renklendiren. Etrafımızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin. Onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün.