Zonguldak Belediyesi’ni,
Ve Tahsin Erdem’i,
Yaz Allah yaz bitmiyor.
Her gün,
Yeni bir terane çıkıyor.
Belediyeye işe alınan tiplere bakın!
Bir çoğu kriminal tipler.
Elimizde imkan olsa da,
Kaç belediye personelinde sicil var,
Öğrenebilsek!
Belediye adeta,
Denetimli Serbestlik Kurumu’na dönüştü.
Azıcık bağırıp çağırabiliyorsanız,
Ya işiniz görülüyor.
Ya da belediyede işbaşı yapıyorsunuz.
Veya temiz sicil ile,
Sicil kaydı ile belediyeye giderseniz,
Sizi işe alacakları bir pozisyon yaratılıyor.
Bunların altında yatan sebep,
Tahsin Erdem’in,
Kendisine asker partili veya personel yaratma çabası yatıyor.
Bundan mütevellit,
CHP Merkez İlçe Kongresine,
Kurumsal olarak müdahale ediliyor.
Tahsin Erdem,
Merkez İlçe Başkanlığını dizayn edebilmek için,
Belediye personellerini kullanıyor.
CHP’ye üye olan işçiler,
İş barışları üzerinden tehdit ediliyor.
Veya yönlendirme yapılıyor.
Kızlar Plajı Müdürü,
Ki ben kendisine ‘Kızlar Ağası’ diyorum.
Samet Albayrak!
DEVA Partisi’nden CHP’ye bir attı kendini,
Ohoooo!
40 yıllık CHP’li sanki!
Parti dizayn etmeye çalışıyor.
Yahu sen önce Kızlar Plajı’nda şezlongları düzelt!
Sonra CHP’yi düzeltirsin!
Bora Amasralı!
O da kendince çalışma yapıyor.
CHP’li üyeleri arayarak,
Dizayn işinin başını çekiyor.
Şimdi gelelim Murat Sivri’ye!
Bu ara sanırım Giresun’daymış!
Bugün yaptığımız haber üzerine,
Arkadaşlarımızı arayıp,
Üstü kapalı tehditvari konuşmuş!
‘Ben Giresunluyum’ falan demiş.
Ne yapalım şimdi?
Biz senden ikametgah adresi mi istedik?
Sen önce gelesun!
Sonra Giresun!
Derdini düzgün anlatana laf yok.
Ama tehditvari konuşana geçit yok!
Canı isteyen derdini Marko Paşa’ya anlatsın.
* * * * * * * * *
Pusula’da yaptığımız habere yorum geldi.
Yorumda, “Sevgili Başkan, kafasına sıkmak için sizden emir bekleyen onlarca Vakfikebirli, Tonyalı var!” ifadeleri kullanıldı.
Yahu zaten,
Bir saldırı olacaksa,
Bunun nereden gelebileceğini tahmin ediyoruz.
Ama diyorum ya!
Her tehdit edildiğimizde,
Ürkecek olsak,
Zaten bu işi yapamazdık.
Onların derdi sadece Batuhan değil!
Onlar,
Bu kentin insanına düşman.
Zonguldak’ın yerlisi bir kişi,
Azıcık görünür olmasın.
Biraz olsun yükselmesin!
İstiyorlar ki hep ezik dursunlar.
Bunların elinde kırbaç,
Sürekli sırtımıza vursunlar.
Yani,
Mesele Batuhan falan değil!
Mesele Zonguldaklılık!
Ve bunu bize miras bırakan Ali Rıza Tığ!
Çünkü Zonguldaklılık kimliğine,
Yıllardan beri Ali Rıza Tığ sahip çıktı.
Bu duruş,
Bize emanet olarak geçti.
Yazdıklarımızı kendilerince yorumlayanlar oluyor.
Biz ‘Zonguldaklıyız’ diyebilen kimseye düşman değiliz.
Diyemeyenleri de işgalci sayıyoruz.
Benim en yakın dostum zaten Vakfıkebirli!
Adam hiçbir şeye alınmıyor.
Hatta goy goyunu yapıyoruz.
Onlar da bana Beycuma üzerinden şaka yapıyor.
Ne var bunda!
Ama benim dostlarım,
Trabzonluyuz demiyorlar.
‘Zonguldaklıyız’ diyorlar.
Burada çalışıyorlar.
Burada üretiyorlar.
Burada vergi veriyorlar.
Burada ölüyorlar.
Ve burada gömülüyorlar…
Yani bazıları gibi sömürgeci değiller!
Zonguldak’tan çalıp,
Başka kente taşımıyorlar.
Benim en yakın dostum Vakfıkebirli!
Tehdit edildikten sonra ona sordum, “Oğlum Vakfıkebilirler vuracaksa önce sen vur bari” dedim.
‘Senden önce ben varım’ dedi.
Dostluklar bazen öyledir…