Zonguldak, 140ıncı Güneydoğu şehidini kara toprağa verdi.
Şırnakta PKK terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan üç yıllık uzman çavuş 25 yaşındaki Burak Saraçlı, Gökçebey ilçesinde dualar, gözyaşları ve ağıtlarla sonsuzluğa uğurlandı.
Zonguldakın son 9 ayda verdiği altıncı şehit oldu.
Hakkını helal et şehidim.
Al-bayrağa sarılı tabutunun başında yer kavgası yapanları görünce, bir kez daha utandık
[*] [*] [*] [*]
PKKnın silahlı grupları çoğunlukta sınır ötesindeydi.
Karakollara baskınlar yapılıyordu.
Operasyonlara çıkan askerlerimize tuzaklar kuruluyordu.
Şehitler geliyordu.
PKK ile mücadele ediliyordu.
Siyasi çözüm bulma çabaları vardı.
Bu ülkede hem sağ, hem sol kesimden insanlar, o mücadeleye az veya çok destek verdiler.
Ancak PKK ve onun siyasi uzantısı HDPye güvenilmemesi gerekiyordu.
Bu konuda iktidarı uyaranlar, yaygın medyada linç edilmeye çalışıldı.
Sonuç ortada.
[*] [*] [*] [*]
Taviz, tavizi doğurdu.
Çatışmalar şehirlerde devam ediyor.
Şehirlerde böylesi sert çatışmaların, can kayıplarının en büyük sorumlusu şüphesiz ki, PKK ve HDP
Onlara fazla kızamayız.
Onlar zaten böyleydi.
Planları da buydu.
İktidarın bu tuzağa düşmüş olması, koca Türkiyeyi düşürmüş olması kabul edilebilir gibi değil.
Şimdi iktidar içinde olup ses çıkarmayanlar, AK Parti iktidardan düştüğü gün bunların çok daha fazlasını söyleyecekler.
[*] [*] [*] [*]
Şehitler geliyor.
Saymakla bitmiyor.
Şehit cenazelerine gidiyoruz.
Pusula TVden canlı yayınlıyoruz.
İktidarın milletvekilleri en önde...
Onlarla birlikte danışmanlar, bazı bürokratlar, yancılar, yalakalar da protokole sıkışmaya çalışıyor.
İHAnın dün geçtiği haberde, CHP Milletvekilleri Şerafettin Turpcu ve Ünal Demirtaşın isimleri yoktu.
Arkadaşlarımız da, internet sitesindeki ilk haberi İHAdan kullandıkları için biz de o hataya kısa süreliğine ortak olduk.
[*] [*] [*] [*]
Milletvekilleri Şerafettin Turpcu ve Ünal Demirtaş, bir ara yerlerinden ayrılıp arkaya gittiler.
Sonra tekrar protokole döndüler.
Keşke dönmeseydiler.
Başta niye oradaydınız?
Sonra niye gittiniz?
Sonra niye bir daha geldiniz?
Kalsaydınız halkın arasında
Ne oldu, AK Parti Milletvekilleri ile yanaşan, araya sıkışan o isimlerden mi yer bulamadınız?
[*] [*] [*] [*]
Devlet protokolünün böylesi törenlerde yeri belli
Ancak askeri erkanın ve emniyet yetkililerinin tüm çabalarına rağmen pek çok isim; en önde yer alabilmek, fotoğraf karelerine girebilmek için adeta birbirini eziyor.
Protokolün hemen ardından koca boşluk var.
Git kardeşim oraya
Olmaz
Ben şehidime daha yakınım
Ben Allaha daha yakınım
[*] [*] [*] [*]
Ülkede neler oluyor, bizimkiler neyin hesabını yapıyor?
Şehidim, Allah anana-babana sabır versin.
Kardeşlerine-sevdiklerine sabırlar versin.
Sen ve arkadaşların kimin için şehit oldunuz, bunlar neyin derdinde
Bakma sen bunlara!
Sendikalar kimin için var?
1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Zonguldakta yaşanan törenlerden notları dün paylaşmış, sonunda da;
Son 1 Mayıs, hem GMİSin, hem de Demokrasi Platformu bileşenlerinin kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koydu.
Bu ülkenin değerleri; siyasi kaygılara, komplekslere kurban edilmemeli.
Hafta boyunca bunlar tartışılacaktır.
Ancak GMİS, Biz nerede yaşıyoruz? Biz kimin sendikasıyız? diye sorması şart.
Demokrasi Platformunun sorması gereken soru ise:
Biz ne kadar demokratız?
Yine çalışanları bekleyen tehlikeleri ve çalışma yaşamına yönelik tehditleri konuşamadık.
Bu yönde mesajları vermeyi ülke olarak başaramadık.
Konuşulanların, söylenenlerin ise, ne kadar dikkate alınacağı meçhul
Önemli olan dikkate alınacak şeyler söylemekle birlikte onları dikkate aldırabilmek.
Siyasilerin peşinde koşan siyasiler, ne yazık ki, çözüm için yine ortak hareket edemediler.
İşte bu durumda çalışanlar şunu soruyor:
Sendikalar; kimin için, neyin peşinde?
Çalışma hayatı içinde olanların da, bu özeleştiriyi yaparak, örgüt anlayışlarını sorgulamaları gerekiyor galiba
Okur görüşü
1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Zonguldakta yapılan törenlerin ardından gelen iki yorum dikkat çekici
İlki, Tayfun isimli takipçimizden...
Diyor ki;
Sayın Öksüz;
1- Orada taraftarın yaptığı provakatif değil, haklı bir isyandı. 1 Mayıs, İşçi Bayramıysa, bayram gibi kutlanması gerekir.
2- İstiklal Marşı okumak, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kabul edeceği, okuması gereken bir marştır ki, tepki değil, aksine destek görüldüğü de ortadadır.
3- Zonguldak Kömürspor adının anılmamasından değil, oradaki arkadaşımızın tepkisi
İşçi Bayramıysa, işçilerin hakları savunulsun, neşe içinde geçmesiydi.
Amacımız, her eline mikrofon alanın herhangi bir siyasi partiye sallaması değildi. Amaç, orası 1 Mayıs meydanıydı.
Siyaset meydanı değildi.
Biz hiç bir zaman Zonguldak Kömürspor taraftarı olarak provokasyona alet olmadık, yapmadık, hiç bir siyasi görüşümüzü de ulu orta paylaşmadık.
Tepkimiz bunaydı.
Eğer bu provokasyonsa, o zaman, o arkadaşı provokatör gibi göstermekle de sende provokasyon yapıyorsun.
Haksız mıyım?
Saygılarımla...
Buna karşılık Recep Demir isimli bir başka takipçimizden
Diyor ki:
Tayfun kardeş;
Maden işçisini şimdi sömürenler siyasiyse, onlara cevap da siyasi bir dille olur...
İstiklal Marşına gelince
1 Mayıs bu, 23 Nisan değil
Sen 23 Nisanda İstiklal Marşını okursun, kimse de karışmaz, ama 1 Mayısta İşçi Marşı okunur...
Artık İstiklal Marşı provokasyonları bayatladı.
Bu yöntemleri bırakın.
İstiklal Marşı, sadece size ait değil, bütün halka ait
O yüzden böyle kutsal değerlerimizi provokasyonlarına alet etme...
Okur böyle diyor.
Samimi bir tespitte bulunmaya çalıştık.
Okurlarımıza teşekkür ediyorum.