Devrek’in Çolakpehlivan Köyü’ndeki köprü, geçen yıl yaşanan sel felaketinde yıkıldı.

Komşular, Bakırcılar, Çolakpehlivan, Oğuzhan, Çorak, Yazıcıoğlu Köylerinde yaşayan vatandaşlar mağdur.

Afet olmasına rağmen köprünün ihalesinden haber yok. Oysa bu iş için bütçe ayrıldığı duyurulmuştu.

“Acil olsun” diye davetiye usulü yapılan ihale ne oldu?

Acil ihale bu kadar uzun sürer mi?

Bu ihale yapıldı mı?

Yapıldıysa bu ihaleyi kim aldı?

Köprü inşaatı ne zaman başlayacak?

Bu kadar köylünün çilesi ne zaman sona erecek?

Köylüyü seçimden seçime hatırlayan politikacılara çağrı yapıyoruz.

Bu işi bir an önce çözün. Yoksa bu köylere çıkacak yüzünüz olmaz.

İl Özel İdaresi’nin de halkı bilgilendirmesi gerekmiyor mu?

Çizme giyip köye çıkılır mı?

CHP Zonguldak İl Başkanı Harun Akın, “Çizmeleri giyip köylere çıkacağız” demiş.

Aslında “siyaset ayakkabılarını giyip köylere kadar gideceğiz” demek istiyor.

Hazır bu konuya girmişken, Harun Akın’a önce çizme giyip şehir merkezinde gezmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü köy yolları eskisi gibi değil. Hemen tüm köy yolları asfalt... Hiç olmazsa, Zonguldak Belediye sınırları içindeki yollardan iyi…

Şu doğalgaz çalışmaları başladığından bu yana köy yollarını arar olduk.

Harun Akın, Gazipaşa Caddesi’nde kaldırımda paçalarını ıslatmadan yürüsün de görelim bakalım.

Sonra köylere birlikte çıkarız…

Pusula açık ara zirvede…

İnternet sitelerinin reytingini ölçen “Alexa” adlı siteye epeydir bakamamıştık.

Pusula’nın birinci olduğunu ve farkı açtığını tahmin ediyorduk ama…

Son durumu bilmiyorduk.

İşte ilk beş site:

1. Pusula Gazetesi: 125.702

2. Değişim Medya: 222.470

3. Demir Medya: 234.303

4. Halkın Sesi: 359.498

5. Ereğli Gündem: 384.625

Bu rakamlar da gösteriyor ki, “www.pusulagazetesi.com.tr” adlı internet sitemiz, en yakın rakibine neredeyse iki kat fark atarak, zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.

Kıssadan Hisse: Neden ben?

Efsane Wimbledon’un ilk siyahi şampiyonu Arthur Ashe, kan naklinden kaptığı AIDS yüzünden ölüm döşeğindeydi... Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağıyordu. Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu:

“Yaratıcı, böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?”

Arthur Ashe cevap verdi:

“Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar. 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir. 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50’si Wimbledon’a kadar gelir, 4´ü yarı finale, 2’si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Yaratıcı, ‘Neden ben?’ diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, O´na nasıl ‘Niye ben’ derim? Zorluklar insanı güçlü yapar… Hüzün insanı insan yapar, yenilgi de mütevazı…

Yaratıcı’ya asla ‘Neden ben?’ diye sormayın. Ne olacaksa zaten olur...”

Günün Fıkrası: Kim işe yarar?

Bir doktor, bir mühendis, bir de filozof, yamyamlara esir düşmüşler. Kurtulabilmek için dil dökmeye başlamışlar. Doktor: “Beni yemezseniz, hastalarınızı iyileştiririm.”

Hemen bir hasta getirilmiş, doktor hastayı iyileştirmiş.

Mühendis: “Beni yemezseniz, size su kanalları yaparım, suyu ayağınıza getiririm.”

Elleri çözülmüş, mühendis uzaktaki suyu kanallarla yamyamların ayağına getirmiş.

Yamyamlar, bir köşede sessiz sessiz oturup, düşünen filozofa sormuşlar:

“Peki sen ne yaparsın?”

Filozof, “Ben düşünür düşünür, size fikir veririm” demiş.

Bütün bunların üzerine yamyamlar sadece filozofu yemişler.

Günün Sözü:

Kötümser, yalnız tüneli görür; iyimser, tünelin sonundaki ışığı görür; gerçekçi, tünelle birlikte hem ışığı, hem de gelecek treni görür.

J. Harris