Bitlis’te teröristler ile çıkan çatışma sonrası şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar’ın acısı yüreğimizi yaktı.

Dün cenaze için Kilimli’de insan seli vardı.

Daha da kalabalık olabilirdi.

Keşke bu cenazeyi, Zonguldak Merkez’de, daha büyük bir katılımla yapabilseydik.

Teröre karşı çıkışımızı ve şehidimize sahip çıkışımızı dünyaya gösterebilseydik.

Genel Yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz, şehidimizin cenazesini Pusula TV’den canlı olarak verdi.

Atilla Öksüz, canlı yayında dört yıl önce Diyarbakır’da şehit düşen Jandarma Komando Çavuş Noyan Aydın’ın annesi Ayşe Aydın’ı konuk etti.

Ayşe Anne, canlı yayında, “Şehitler ölmez diyorlar, ama anneler ölüyor” dedi.

“Ateş düştüğü yeri yakar” diye boşuna dememişler.
Ateş, tam da annelerin yüreğine düşüyor.

Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar’ın annesi Azime Çakar, fenalaştığı için cenazeye katılamadı.

Ana yüreği, yavrucağının acısına dayanamadı.

Zaten hangi ana yüreği katlanabilir ki bu acıya?

Ya o acılı eş… Daha henüz doyamadan İslam’ına…

Karnında babasını hiçbir zaman tanıyamayacak, onun sıcaklığını duyamayacak bebesiyle ne yapacak şimdi?

Nasıl anlatacak o yavruya?

“Senin baban bu vatan için öldü?” diyebilecek mi?
Ya da biz…
O minik yavruya…
“Senin baban bu vatan için öldü” diyebilecek miyiz?
Bu gururu ona yaşatabilecek miyiz?

O minik yavruya, büyüdüğünde, “Benim babam bu vatan için mi öldü?” sorusunu sorduracak mıyız?

Sordurmayalım.

Vatanımıza daha sıkı sarılalım.

Şehidimin ailesine daha sıkı sarılalım.

Şehidimizin doğacak bebeğine daha sıkı sarılalım.

Şehidimizi en güzel şekilde hatırlayalım.

Bu konuda Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban’ın en güzel yere şehidimizin adını vereceğine inanıyoruz.

Ailesine, eşine ve doğacak bebeğine devletimizin sahip çıkacağına yürekten inanıyoruz.

Ruhun şad olsun şehidim…

Mekanın cennet olsun şehidim…

Hakkını helal et şehidim…

Çevre konusu…

Zonguldak’ta çevre konusunda çok büyük duyarsızlıklar yaşanıyor.

Duyarsızlığın ilk sorumlusu vatandaşlarımız.

Kimse vatandaşlık görevini dört dörtlük yerine getirmiyor.

Şikayet mekanizması çok iyi çalışmıyor.

Sonra çevreyi kirletenler…

Düşünebiliyor musunuz?

Adam, Kozlu’da köfteciyi satın almış.

Tutmuş yanına “dolgu alanı” açmış.

Koymuş kulübeyi, kamyon başına 25 lira tahsil ediyor.

Kardeşim, hafriyat döktürüp kamyon başı 25 lira alacaksan, köfteciyi niye satın aldın?

O işin altından da başka bir iş çıkıyor.

Oraya akaryakıt istasyonu yapacaklarmış.

Ama az ilerisinde akaryakıt istasyonu var.

Arada belli bir mesafe gerekiyordu.

Onu da halletmişler.

Yol birinin önünden geçiyormuş, birinin arkasından.

Çevre konusu böyle…

Bazen birinin önünden geçiyor, bazen arkasından…

Hayırlara vesile olur inşallah