CHP Milletvekili Şerafettin Turpcu, diyor ki:

“İktidar olsaydık, nasıl hizmet ettiğimizi görecektiniz…”

Aynı Turpcu, seçimler öncesinde yaptığı açıklamalarda ise, “Bakan olmak istiyorum” diyordu.

Bazı şeyleri konuşmak için artık çok geç.

Turpcu, şimdi muhalefet partili bir milletvekili olarak limitleri zorlamak zorunda.

Yani, “Biz iktidar olamadık” diyerek kenara çekilemez.

Çekilmemeli.

Güçlü bir muhalefetin kente hizmet adına neler yaptırabileceğini görebiliyoruz.

Ve biz yıllardır diyoruz ki:
“CHP, muhalefet yapmaktan da aciz…”

Söz konusu hizmet olduğunda iki gazetenin yaptığı baskı ve muhalefetin yarısının çeyreğini bile yapmaktan aciz.

Hep böyle gitmemeli.

22’nci Dönem Milletvekili Harun Akın buna en yakın örnek.

Yani CHP’lilerin elinde çok önemli bir örnek var.

Hem Milletvekiliyken…

Hem Milletvekili olmadan önce İl Başkanıyken…

Hem geçen yıl kısa süreli de olsa İl Başkanıyken…

Ve İl Başkanlığı görevini bıraktıktan sonra eski bir milletvekili olarak özellikle mülkiyet sorunu konusunda verdiği mücadeleyi hatırlamak gerekir.

CHP’nin milletvekilleri ortada yokken Harun Akın, komisyonlara girdi, Akif Hamzaçebi başta olmak üzere CHP’nin güçlü aktörlerini sahaya sürdü.

Aslında neler yapılabileceğini gösterdi.

Tabii söz konusu burada Harun Akın olduğu için bu çabalar, Akın’a alerjisi olanlar için hiç bir şey ifade etmeyebilir.

O zaman “Harun Akın” demeyelim.

“Herhangi biri” diyelim.
Mesela, o isim Mehmet Karanfil olsun.

Ve bu çabayı göstermiş isim, o olsun!

[*] [*] [*] [*]

Bazen kişileri sevmeyebilirsiniz.

Ama yaptığı işi takdir edebilecek kadar cesur olabilmek gerekir.

Özellikle CHP, bu anlamda sınıfta kalmış bir parti.

Pazar günü İl Kongresi var.

İl Başkanlığı iddiası olan kişilerin böylesine iddialar olması gerekirdi.

Mesele İl Başkanı olmuş olmak değil.

Böyle olmamalı.

İl Başkanının toplumda bir karşılığı olmalı.

Yani verdiği, vereceği mücadele ile önce parti tabanını, sonra halkı buna inandırabilmeli.

Gazetecilerin verdiği mücadeleyi takip etmekten aciz olmamalı.

Basının gerisinde kalmamalı.

Ama görüyoruz ki, CHP’de Harun Akın dönemi, MHP’de Mustafa Korkutan dönemi dışındaki tüm dönemlerde muhalefet, muhalefet yapmaktan aciz…

Vurdu mu ses getirmekten aciz…

İktidarı köşeye sıkıştırmaktan aciz…

Çözüme katkı sunmaktan aciz…

Olanların çok büyük bölümü ise, ne yazık ki, söylemden ibaret…

Bu gazetede, bu sütunlarda yazılanların, Ankara’da, Bakanlıklarda yaptığı etkinin binde çeyreği kadar etkili değiller.

Acı, ama gerçek.

[*] [*] [*] [*]

Buraya neden geldik?

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, Zonguldak’taki mevcut olan ve yapılması planlanan termik santraller ile ilgili olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a; kömürlü termik santrallerin ÇED süreci ve Zonguldak’ta yapılan hava kirliliği ölçümlerinin mahiyetine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’ya, Zonguldak'taki hava kirliliğine ve bunun halk sağlığına olumsuz etkilerine ilişkin, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’a; toplanan çevre vergilerinin amacı içerisinde kullanılıp-kullanılmadığına ilişkin, Maliye Bakanı Naci Ağbal’a olmak üzere 5 ayrı soru önergesi vererek, konuları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıdı.

[*] [*] [*] [*]

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak tarafından yazılı olarak yanıtlandırılması talebiyle vermiş olduğu soru önergesinde, “Zonguldak’a toplam kaç Mw gücünde ve toplam kaç adet daha termik santral kurulmasına izin verilmesinin planlandığını, Zonguldak`ta bulunan termik santrallerin ilin doğal hayatına, hava kirliliğine ve insanlarımızın sağlığına yönelik etkilerini inceleyen bir çalışma yapılıp yapılmadığını, kömürle çalışan termik santrallerin denetim ve kontrolünün ne sıklıkla ve hangi titizlikle yapıldığını, filtreleme yapması gerektiği halde filtrelemeyi yapmayan, gerektiği şekilde yapmayan ve bakımlarını aksatarak çevre koruma önlemlerini takip etmeyen operatör şirketlerin karşılaştığı cezai işlemlerin neler olduğunu, mevcut termik santrallerin çevreye olumsuz etkilerinin minimize edilmesi konusunda bir master planı olup olmadığını” soran Milletvekili Turpcu, termik santrallerin Türkiye’nin enerji politikasındaki yerini ve önümüzdeki yıllardaki payının ne olacağının hesaplandığı sorularına da önergesinde yer vermiş.

[*] [*] [*] [*]

Diğer önergesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’ya, “2002-2015 yılları arasında kömürle çalışan termik santraller ile ilgili olarak kaç adet çevresel etki değerlendirme raporu (ÇED Süreci) tamamlandığını ve bunlardan kaç adedi olumlu, kaç adedi olumsuz sonuçlandığını” soran Turpcu, Bakan Sarı’ya en önemli gereklilikler arasında yer alan bölge halkının ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin ve önerilerinin süreç içerisinde ne kadar dikkate alındığı sorusunu da yöneltti.

[*] [*] [*] [*]

Zonguldak’taki hava kirliliği ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı tarafından yanıtlandırılması talebiyle bir başka soru önergesi veren Turpcu, “Zonguldak’taki istasyonlarda hangi kirletici parametrelerin ölçüldüğünü, ölçümlerde AB mevzuatında ölçülmesi zorunlu olan kirleticilerin dikkate alınıp alınmadığını, Zonguldak’taki termik santrallerin hava kirliliğine etkisine ilişkin bir araştırma yapılıp yapılmadığını, hava kirliliğine yol açan uygulamalar nedeniyle bugüne kadar hangi denetimlerin yapıldığını ve hangi yaptırımların uygulandığını, Bakanlığın hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini tespit etmek için Sağlık Bakanlığı ile ortak bir çalışması olup olmadığını ve Zonguldak’taki hava kirliliğinin halk sağlığına olumsuz etkileri nedeniyle ne gibi önlemler alındığını” diyor.

Keşke Prof. Dr. Meltem Tor’un bu konudaki açıklamalarına da yer verseydi.

[*] [*] [*] [*]

Ve bir önerge de, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından yanıtlandırılması talebiyle, “Zonguldak’ın partikül madde kirliliği açısından Türkiye’nin en kirli şehirlerinden biri olduğunu ve eldeki verilere göre Zonguldaklıların AB ve Dünya Sağlık Örgütü’nün standart değerlerinin ve limitlerinin üstünde hava kirliliğine maruz kaldığının” altını çizen Turpcu, “Kömürlü termik santrallerin halk sağlığına olumsuz etkilerine dair Bakanlığın değerlendirmesinin ne olduğunu, hava kirliliğinin halk sağlığı açısından ortaya çıkardığı ve çıkaracağı olumsuzlukları engellemek için Bakanlığın hangi önlemleri aldığını, hava kirliliğinin yarattığı sağlık sorunları ile mücadele için acil eylem planı oluşturulup oluşturulmadığını” soruyor.

[*] [*] [*] [*]

Ve bir başka önerge…

Beşinci soru önergesi, Maliye Bakanı Naci Ağbal’a…

Turpcu, “Çevre ile ilgili halktan toplanan vergilerin ne kadar olduğunu ve bunun ne kadarının gerçekten amacına uygun olarak çevresel harcamalar için kullanıldığını, çevre vergileri amacı dışında kullanılıyorsa bunların nereye harcandığını” soruyor.

[*] [*] [*] [*]

Yazının giriş bölümünü okudunuz.

Gelişme bölümü okudunuz.

Şimdi gelelim sonuç bölümüne…

Turpcu’ya bu önemli konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ederiz.

Ama burada bir “ama” var.

Bu soru önergeleri, ciddi araştırma önergelerine dönüşmediği sürece bir hayrı yok.

O araştırma önergelerine iktidar partili milletvekilleri destek olmadığı sürece bir hayrı yok.

Aynı kirli havayı solumanın ne demek olduğunu iyi bilmesi gereken iktidar partisi milletvekilleri, böylesi konularda hep politik davrandılar.

Siyasi baktılar.

Bundan sonrakiler de öyle bakacak.

Geçen dönem Mecliste Ali İhsan Köktürk tarafından verilen ve CHP milletvekillerinin de altına imza attığı önerge üzerinde yapılan konuşmaları hatırlamak gerekir.

Orada Zonguldak sevdalısı, hizmet sevdalısı AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar’ın savunma hattındaki ateşli sözlerini hatırlamak gerekir.

Hele hele niye milletvekili seçildiğini hala anlayamadığımız Ercan Candan’ın, Ulupınar’dan da ateşli duruşunu hatırlamak gerekir.

O gün, bu iki isim, Zonguldak’a ihanet ettiler.

Ama bunların hesabını soran kaç kişi var ki?

[*] [*] [*] [*]

Sonucun sonucuna bakalım şimdi…

Etkili muhalefet, soru veya araştırma önergesi vermekle olmuyor.

Ali İhsan Köktürk de canı sıkıldıkça soru önergesi verdi.

Ama bunlardan hiç biri işe yaramadı.

Meclis tutanaklarında adının daha fazla geçmesinden başka işe yaramadı.

Çocuklarına, torunlarına o tutanakları miras bırakacak.

Turpcu da aynı yolda...

“İktidar olsaydık, nasıl hizmet ettiğimizi görecektiniz” diyen Turpcu, daha işin başında.
Muhalefet olarak güçlü olabilmek için fazla önergeye gerek yok.

Kararlı, yerinde muhalefete daha fazla ihtiyaç var.

Yerelde kötüyseniz, Mecliste ne yaptığınızın aslında fazla bir anlamı yok.

Ve iktidar partisi milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar’ın yapması gereken de bu çabaya destek olmaktır.

Resmen veya gayri resmi yollarla yol-yöntem belli