Sonuca
gitmeden önce Bursanın İznik ilçesindeki olaydan başlayalım.
İlçedeki Selçuk
Mahallesi´nde yalnız yaşadığı evinden gelen kötü kokular üzerine geçen ay
cesedi bulunan 72 yaşındaki Habibe Irız´ın ölümünün ardından ortaya çıkan
serveti şaşırttı.
Çocuğu olmayan yaşlı
kadının, ilçedeki iki banka hesabında 3 milyon 270 bin lirası, Bursa´nın merkez
Yıldırım ilçesinde 4 dairesi, Mudanya ilçesinde bir villası ve İstanbul
Bakırköy´de bir işyeri olduğu belirlendi.
Yaşlı kadının evinin
bulunduğu mahallenin muhtarı Selim Sarıkaya,
Sürekli yardıma muhtaç
olduğunu dile getiriyordu.
Muhtarlık olarak her ay
Habibe teyzeye para yardımında bulunuyorduk.
Son zamanlarda akli
melekeleri çok yerinde değildi diye konuştu.
Komşuları ise, yaşlı
kadının varlıklı biri olduğunu bildiklerini, kendisinin bu konuda hiçbir zaman
konuşmadığını belirterek, Irız´a devamlı yemek götürdüklerini söylediler.
[*] [*] [*]
Mekanı
cennet olsun.
Keşke
o paralarla bu dünyadayken bir hayır işleseydi.
Zenginin malı, züğürdün
çenesini yorar
misali gördüğünüz gibi fakirin parası da çenemizi yoruyor.
Sefalet
içinde ölen zenginler geliyor aklımıza.
Sefalet,
sadece maddi anlamda imkansızlıklar içinde yaşamak zorunda kalmak değil ki
Çok
paranız var ve siz pintilikte başarılıysanız, o da sefaletin başka bir çeşidi.
[*] [*] [*]
Neden
mi bu konuya girdik?
Anlatalım.
Gazeteye
zaman zaman mağdur insanlar gelir.
Bu
yıllardır böyledir.
Kimisi,
birinin selamıyla gelir.
Kimisi,
tesadüfen uğrar.
Onların
çaresizliklerini dinleriz.
Kendi
çaresizliklerimizi bir tarafa koyup onların derdine derman olmaya çalışırız.
Ve
yıllardır sorgularız yaşam hikayelerini
Bir
tarafta insanlar saltanat içinde yaşarken, diğer tarafta insanlar neden bir
ekmeğe muhtaç edilir bu ülkede?
Bu
kentte
[*] [*] [*]
Dün
üniversiteli bir genç uğradı.
Zonguldakta
ikinci senesi
Hangi
bölümü okuduğunu paylaşmayalım.
Geçen
yardımcı olmaya çalıştığımız öğrencinin hikayesine benzer bir hikayesi var.
Ders
programı yoğun...
Abi, hafta sonları
gazete dağıtabilirim dedi.
Bilse
bu gazete dağıtım işinin hafta sonları olmayacağını, zaten söylemez.
Hafta
içi de erken başlıyor okul.
Neler yapılabilir? diye düşünürken, bir
taraftan da sohbet ettik.
[*] [*] [*]
- Nerelisin?
- Diyarbakırlı?
- Sen şimdi Diyarbakırlıyım deyince insanların
sorgulayan bakışlarıyla da karşılaşırsın.
- Evet
Maalesef
[*] [*] [*]
Gerek
Zonguldaklı olup başka kentlerde okuyan, gerekse başka kentlerden gelip bu
kentte okuyan öğrenciler arasında öyleleri var ki, gerçekten durumları yok.
Ve
bizler zaman zaman bu kardeşlerimiz için nazımızın geçtiği dostlarımıza ricada
bulunuyoruz.
Bazı
derneklere yönlendirmeye çalışıyoruz.
Bazen
yaşanmışlıklara tanık oluyoruz.
Öyle
şeylere tanık oluyoruz ki, insanlığımızdan utanıyoruz.
Kadına
gelince para var
Havaya
gelince para var
Cıvaya
gelince para var
Kumara
gelince para var
Rakıya
gelince para var
Şaraba
gelince para var
Ama
iş, zor durumdaki bir öğrenciye aylık 100-200 liralık desteğe gelince yok.
Yani
iş, eğitime gelince yok.
Yani
iş, öğrenciye burs sağlamaya gelince yok.
Kentimizde
öyle zenginler var ki, o parayla kıçını siler, yine vermez.
O
para ona milyon Dolar gibi batar!
[*] [*] [*]
Habibe
Irız gibi milyon Dolarlarınız olsa ne olacak ki?
Üç
tane öğrenciye burs temin edemiyorsak, hepimiz en az onun kadar sefiliz!
[*] [*] [*]
Karabük
Belediye Başkanı Rafet Vergiliyi kutluyoruz.
Karabüklü
öğrencilerin üniversite okuması, Türkiyede önemli yerlere gelmeleri için
elinden geleni yapıyor.
Yıllardır
kendi imkanlarıyla öğrenci okutuyor.
Karabük
Belediyesinin otoparklarından elde edilen paralarla da 400 öğrenciye burs
sağlıyor.
Yani
kendi burslarıyla yetinmemiş, belediyenin otoparklarını da eğitime bağlamış.
Bununla
da kalmıyor.
Yine
söz konusu eğitim olduğunda o çocuklara yakın çevresinden destek sağlamaya özen
gösteriyor.
[*] [*] [*]
Bir
de bize bakalım.
Allah
aşkına neyine bakacaksınız?
Bizimkiler
Zonguldaklı öğrenciler için bir burs komisyonu kurup destek olmak isteyenler
ile desteğe ihtiyacı olan öğrencileri bu komisyonda buluşturamaz mıydı?
Yapabilirlerdi
Yaptılar
mı?
Yapmadılar
Yapabilirler
mi?
Yaparlar
yapmasına da, yapmazlar
Belediye
Başkanımız Muharrem Akdemir, her ne kadar eski bir öğretmen olsa da, böyle bir
kaygısı olmaz.
Gerek
Akdemir, gerekse arkadaşları kendilerine çalışırlar.
İşte
asıl sefillik de burada.
Cepler
dolu, ama sefillik o biçim
Ruhlar
sefil
Beyinler
sefil