Vergi, sigorta, elektrik, su, aidat ve bazı kredi borçlarına gelen aflardan sonra şimdi de üniversite öğrencilerine af geliyor.
Okuldan atılanlara geri dönüşün yolu açılacak.
Sadece üniversite öğrencileri olsa iyi, hatalı sollayana da af geliyor.
Hatalı sollamalar nedeniyle meydana gelen kazalara her geçen gün yenileri eklenirken torba tasarıya göre hatalı sollama yapanlara, araçta cep telefonuyla konuşanlara, emniyet kemeri takmayanlara 30 Temmuz tarihinden önce verilen 62&[#]8217;şer liralık cezalar tahsil edilmeyecek.
Hükümet ayrıca belediyelerin dilencilere, işportacılara, atıklarla çevreyi kirletenlere ve gürültü yapanlara kestiği 145 TL&[#]8217;ye kadar olan cezaları affedecek.
Görevi ihmal ve görevi kötüye kullanan kamu görevlilerine verilen cezaların düşürüldüğünü de hayırlısıyla (!) öğrenmiş bulunuyoruz.
Milliyet&[#]8217;in yazdığına göre TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Sayın Burhan Kuzu bu yasayı &[#]8220;maydanoz yasası&[#]8221; olarak nitelendirmiş.
Eskiden görevi kötüye kullanan kamu görevlilerine 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, yeni yasayla verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar olacakmış.
Görevi ihmalden verilecek ceza ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis iken yasa değişikliği ile bu ceza da 3 aydan 1 yıla kadar hapis olarak düzenlenmiş.
Cezaların artırılmasını, caydırıcı hale getirilmesini beklerken şu olanlara bakın.
İş mi şimdi bu?
Bunun sonu mahkumlara kadar dayanacak.
Yakında genel af çıkıp da bütün suçlular salıverilirse hiç şaşırmamak lazım.
Biliyorsunuz son zamanlarda tartışma konusu olan bir silah tasarısı var.
Bu tasası ile pompalı tüfek bulundurma yaşının 18 olarak belirlenmesi, silah ruhsatı için istenen &[#]8220;tam teşekküllü hastaneden alınacak sağlık raporu&[#]8221; yerine sadece &[#]8220;doktor raporunun&[#]8221; yeterli sayılması ve internette silah reklamı yapılabilecek olması hiç şüphe yok ki suçları ve suçluları daha da artıracak.
Bir bu eksikti, o da oldu.
Allah sonumuzu hayır etsin.
Bu arada son zamanlarda sıklaşan &[#]8220;memleketimden gazetecilik manzaralarına&[#]8221; bugünlük ara vermiş bulunuyorum.
Görüyorsunuz daha önemli konularım var.
Memleket meseleleri her şeyden önce gelir.
Bu yazı dizisini yakından takip eden okurlarımızı serinin 35. bölümüyle yakında buluşturacağım, merak etmesinler.
Malzeme çok nasıl olsa.
Ortalık gazetecilik hatalarından, komedilerinden, trajedilerinden, dramlarından, facialarından geçilmiyor.
Bırakın 35&[#]8217;i, 135&[#]8217;e, 235&[#]8217;e hatta 535&[#]8217;e kadar yolu var.
Aslında benim buna memleketimden gazetecilik ayıpları demem gerekirdi.
Ama demiyorum.
Bu konu okurlarımız gibi beni de sardı.
Mesleğimize çok büyük iyilik yaptığımı düşünüyorum.
Manzaralar devam edecek.
Gözümüz termik santralden başkasını görmediği için hava kirliliğine ses çıkarmıyoruz.
Cumartesi günü hava o kadar kirliydi ki kentin üzerine çöken kirli tabaka yüzünden saat 16.00&[#]8217;dan sonrası sanki akşam gibiydi.
Sokaklardaki kömür kokusu bazı günler, özellikle akşamlar öyle yoğunlaşıyor ki maskelerle dolaşmayı gerektirecek kadar var.
Filmlerdeki gibi insanların gaz maskeleriyle dolaştığı bir şehir düşünebiliyor musunuz?
İnşallah öyle olmayız.
Hava kirliliği Bartın&[#]8217;ı tehdit ediyor, insan hayatını ciddi bir biçimde tehlikeye düşürüyor.
İşi inşallaha, maşallaha bırakmamak, önlem almak lazım.
Önlemlerden biri doğalgaz.
Doğalgazı beklemeden önce yapmamız gerekenleri yapmalıyız.
Doğalgaz gelinceye kadar zehirlenmeye devam etmek istemiyorsak tabi.
Kaçak ve kalitesiz kömür satışını durdurmak çok önemli.
Mutlaka bunu önlemeliyiz.
Soba ve kaloriferlerin usulüne uygun yakılması da önemli.
Bunu da sağlamalıyız.
Denetimleri artırmalıyız.
Bütün şehri kontrolden geçirmeliyiz.
Bunları yapmak için hava kirliliğinden ölümleri beklememek gerekir.
Bakın Kozcağız beldesinde son iki ayda iki kişi bal zehirlenmesinden hayatını kaybetti.
Vali Bey, geçen hafta yapılan bir toplantıda, acı baldan meydana gelen ölümlü olaylara dikkat çekmiş, tedbir alınmasını istemiş, daire müdürlerine &[#]8216;ölümleri önleyin&[#]8217; talimatı vermiş, özellikle Tarım İl Müdürlüğü&[#]8217;ne acı bal üreticilerini ve satıcılarını denetleyin, bize de bilgi verin demişti.
Bu talimatın gereği mutlaka yapılacak ama acı baldan ölümleri önlemek için müdürlere talimat vermeye gerek yok ki.
Tarım İl Müdürlüğü&[#]8217;nün bal üreticilerini ve satıcılarını denetlemesi için Vali Bey&[#]8217;den talimat almasına, Sağlık Müdürlüğünün bu konuda çalışma yapması için Vali Bey&[#]8217;in talimatını beklemesine gerek var mı?
Her şeyi emirle, talimatla, ikazla, uyarıyla yapacaksak, yaptığımız işten hayır da çıkmaz, bizden bir şey de olmaz.
Bu hava kirliliği için de böyle, diğer konular için de böyle.
Bu tamamen sorumluluk ve görev anlayışıyla alakalı.
Bu da içimizden gelmeli.
Bakın soba zehirlenmeleri aldı başını gidiyor.
Kış aylarının en önemli sorunlarından biri bu konu.
Son olarak Çorum, Yalova, Tekirdağ ve Antalya&[#]8217;da meydana gelen soba zehirlenmelerinde 9 kişi hayatını kaybetti.
Yazık günah. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
Kış mevsiminin daha başında sayılırız.
Şu ana kadar bu yüzden yaşamını yitirenlerin sayısı 50&[#]8217;yi geçti.
Böyle giderse korkarım ki bu rakam 100&[#]8217;ü geçecek, hatta 200&[#]8217;lere ulaşacak.
İnşallah olmaz da bu kadar ocak sönmez.
Bartın&[#]8217;da geçen hafta bu olay yaşandı.
Bir anne ile çocuğu zehirlenerek hastanelik oldu.
Çok şükür ki hayatlarını kaybetmediler.
Soba zehirlenmeleri yurdun birçok yerinde can almaya devam ediyor.
Soba kurallarına uygun yakılmadığı sürece, uyarılara aldırış edilmediği sürece ölümler ne yazık ki devam edecek.
Nasıl bilinçsiz kalorifer yakarak hava kirliliğine sebep oluyorsak bilinçsiz soba yakmanın da işte böyle bir faturası oluyor.
İl Sağlık Müdürümüz Doktor Osman Nacaroğlu, bu konuda birçok kez uyarıda bulundu.
Bu uyarılara son olarak Çevre ve Orman Müdürlüğümüz de katıldı.
Yapılan açıklamada sobadan sızan karbonmonoksit gazının renksiz ve kokusuz bir gaz olduğu, lodoslu havalarda özellikle dikkatli olunması gerektiği belirtildi, sobanın nasıl yakılması gerektiği konusunda bilgiler verildi, boruların ve bacanın düzenli olarak temizlenmesinin ne kadar önemli olduğu anlatıldı.
Konu hayati bir konu.
Bu uyarıları kulak arkası yapmamak lazım.
Yatmadan önce sobayı kontrol etmek de dikkat edilmesi gereken hususlar arasında bulunuyor.
Müdürlüklerimizin uyarılarını duyurmakla kalmıyoruz vatandaşlarımızı ayrıca biz de uyarıyoruz.
Sobanın şakası yok.
Aman ha. Çok dikkatli olun.