Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, Çelikerler Şirketinin Ankara&[#]8217;da açtığı büroyu ziyaretinde Bartın&[#]8217;da sanayinin giderek geliştiğini, bu gelişmeyi daha da artırmak için çalıştıklarını söyledi.


Çelik konstrüksiyon işi yapan, daha çok imal ettiği minarelerle dikkatleri üzerine çeken ve İsviçre&[#]8217;ye gönderdiği minarenin bu ülkede yarattığı tartışma nedeniyle ilgi odağı olan Çelikerler Bartın&[#]8217;daki gelişmenin göstergelerinden sadece biri.


Milletvekilimiz Tunç&[#]8217;un dediği gibi ilimizde son yıllarda sanayi alanında kayda değer bir gelişme var.


Teşvik yasasının bu gelişmeye katkısı büyüktür.


5084 sayılı yasadan önce Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nin yarısı boştu.


Sanayi parselleri belli bir süre içinde fabrika inşaatını yapmak ve üretime başlamak koşuluyla verilmişti.


Eski Valimiz Fatih Eryılmaz, görev süresi içinde sanayicilerle bu konuda birçok defa toplantı yapmış, kendilerini uyarmış, şartlara uymayanların arazileri geri alınmıştı.


Organize Sanayi Bölgesi, altyapısı da kısa zamanda tamamlanmasına rağmen 2004&[#]8217;te 5 yıllığına çıkarılan, önce bir yıl ve daha sonra iki yıl daha uzatılan teşvik yasasına kadar organize olamadı.


Teşvik yasası ile birlikte boş parseller hızla dolduğu gibi talepleri karşılamak için zorunlu olarak genişletme alanı düzenlemesi yapıldı ve bu alanda açılan sanayi parselleri üzerinde de yeni fabrikalar kuruldu.


Organize Sanayi Bölgesinin kuruluşuna tanıklık etmiş, temel atma töreninde muhabirlik yapmış ve gelişmesini yakından izlemiş bir gazeteci olarak gelinen noktanın önemini en iyi bilenlerden biri olduğumu söyleyebilirim.


Milliyet&[#]8217;te Pazar günü Güngör Uras da yazdı.


Bartın Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde 6 bin kişinin istihdam edilmesi az iş değil.


1995&[#]8217;ten bugüne büyük gelişme var.


Yerimiz olsa, uygun sanayi parseli bulunsa Bartın fabrikadan geçilmeyecek.


Batı&[#]8217;ya yakın oluşumuz, limanımızın olması, burnumuzun dibinde havaalanı ve tren yolu bulunması, son yıllarda gelişen karayolu ağı ve iş gücü potansiyeli yatırımcı için ilimizi cazip kılıyor.


81 ilin yarısının teşvikli olduğu bir ortamda bu özellikleriniz olmasaydı kimse yüzünüze bakmazdı.


Bedava arsa, vergi ve sigorta indirimi ile enerji desteği teşvik kapsamındaki diğer illerde de var. Bartın&[#]8217;da az önce saydığım avantajlar olmasa teşvike rağmen Organize Sanayi Bölgemizi dolduramazdık.


Teşvikle bu avantajlar birbirini tamamladı ve sonuçta ortaya böyle bir tablo çıktı.


Hatta öyle ki Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nden taşarak Abdipaşa beldesi, Boğaz yolu ve Zonguldak yolu üzerinde kurulan fabrikalarımız var.


Bartın&[#]8217;da yatırım için oluşturulan uygun ortamın da etkisiyle küçük atölyelerden büyük fabrikalar doğuyor.


30 kişiye iş ve aş veren Akpürçek PVC fabrikası da bu gelişmenin sonuçlarından birisidir.


1984&[#]8217;te işe küçük bir atölye ile başlayan ve atölyeden fabrikaya uzanan bir başarı hikayesine sahip olan Adem Akpürçek&[#]8217;in kurduğu sanayi tesisi son teknoloji robot sistemiyle imalat yapıyor.


Bu vesileyle geçen cumartesi günü yapılan açılışla üretime geçen fabrikamıza da hayırlı olsun diyoruz.


Aslında teşvik yasası ilk çıktığında gelen taleplerin hepsine cevap verebilseydi Bartın&[#]8217;da bugün işsizlikten söz edilmezdi.


Yer sorunu aşılamadığı için bu fırsat kaçtı.


Şimdi önümüzde sektörel teşvik uygulamaları var ve karşımıza bir kez daha yer sorunu çıkıyor.


Bu sorunu aşmak için başlatılan çalışmalarda mevcut Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde bir kez daha genişletme yapılacak.


Milletvekilimiz Yılmaz Tunç bu konuda kısa bir süre önce açıklama yaptı.


Umarız bu çalışmalar çabuk olur ve sektörel teşvikten gelecek başvuruları en iyi şekilde değerlendirmiş oluruz.


Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nden bahsetmek olur da Bartın&[#]8217;ın ekonomisine ve istihdamına önemli katkıları olan bölgenin temelini atan Bartın eski Milletvekilimiz Hasan Akyol&[#]8217;un anmamak olmaz.


Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da yapan Akyol, Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nin temelini yanlış hatırlamıyorsam aralarında Hikmet Çetin ve Mehmet Moğultay&[#]8217;ın da bulunduğu 4 bakanla birlikte atmıştı.


Bakanlar daha sonra Amasra&[#]8217;ya geçmiş, burada adliye binasının açılışını yapmış, belediyenin bazı altyapı projelerinin temeli atılmış, dönemin belediye başkanı Yüksek Mimar Rifat Açıcı&[#]8217;nın kurban etmek istediği deve ise Hikmet Çetin tarafından azat edilmişti.


Hasan Akyol zamanında Kozcağız Sütlüce&[#]8217;de ikinci Organize Sanayi Bölgesi için yer tespit edilmişti.


Akyol, 6 ay süren bakanlık dönemine ikinci Organize Sanayi temelini de sıkıştırmak istiyordu ama olmadı.


Eğer bu yeri, resmi dairelerle ilgili sorunlarını çözüp de değerlendirebilmiş olsaydık bugün sıkıntı çekiyor olmazdık.


Bartın her şeye karşın genişletme alanıyla birlikte ağzına kadar dolu bir Organize Sanayi Bölgesine sahip. Bu da bizim için çok önemli bir kazanç.


Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nden söz ederken dönemin Valisi Yavuz Erkmen&[#]8217;in de emek ve zahmetlerini de unutmuş değiliz.


Şu an Denizli&[#]8217;yi yöneten eski Valimizin kulaklarını çınlatıyoruz.


Sanayide halen daha yaşamaya devam ettiğimiz yer sorununa rağmen gelişme var.


Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı&[#]8217;nın kobilere vereceği 11 milyonluk hibe desteğinin de bu gelişmeye önemli bir katkısı olacak.


Projeleri hazırlayıp bu kaynağı en iyi şekilde değerlendirmek lazım.



Halkın katılımı toplantısına doğru



Bartın Platformu üyelerinin birbiri ardına yaptıkları ve halen yapmaya devam ettikleri açıklamalarla yeniden Bartın&[#]8217;ın en çok konuşulan ve basında en fazla yer işgal eden konusu haline gelen termik santralde ÇED sürecine giden yolun keskin virajı &[#]8220;halkın katılımı toplantısı&[#]8221; yaklaşıyor.


Santralin kurulabilmesi için ÇED olumlu (Çevre Etki Değerlendirme) raporu gerekiyor ve


24 ve 25 Kasım tarihlerinde Amasra ve Bartın&[#]8217;da gerçekleştirilecek bu toplantılar da hazırlanacak ÇED raporunda yer alacak resmi daire görüşleri kadar önemli.


16 Kasım&[#]8217;da başlayacak Kurban Bayramı&[#]8217;nın hemen sonrasına rastlayan toplantıların hazırlıkları sürüyor.


Bartın Platformu Üyeleri köyleri gezerek halkı bilgilendiriyor, toplantı için güç topluyor, birbiri ardına basın açıklaması yapıyor, tepkileri büyütüyor, santrale karşıtlarının sayısını artırıyor.


Tabi şirket de boş durmuyor, o da sessiz sedasız toplantı hazırlığı yapıyor.


Hafta sonları ile birlikte 9 günü bulan bayram tatili sonrası kritik dönemeçteki Bartın&[#]8217;ı hareketli günler bekliyor.


Ramazan Bayramı tatilinin acısı referandumla çıkmıştı, bu bayramın acısı da santralle çıkacak.


Tabi ÇED raporuyla iş bitiyor diye bir şey yok.


Bildiğiniz gibi hukuk devletinde son sözü mahkemeler söylüyor.


ÇED raporları itiraz halinde dava konusu olabiliyor.


Bu şekilde olup da hatalı bulunan ve iptal edilen ÇED raporları var.


Eğer Bartın ve Amasra için hazırlanacak raporlarda hukuka aykırılık bulunursa, yanlış hesap olursa bu da tabi ki mahkemeden döner.


Şirket ve çevreciler halkın katılımı toplantısına odaklanmış durumdalar ve şu sıralar harıl harıl derslerine çalışıyorlar.


Bakalım bu sınavdan nasıl bir sonuç çıkacak.