İnsan gelişmesi gereken bir varlık.


Bilimsel olarak da, inanç olarak ta böyle olmak zorunda.


İnsan gelişmiyorsa sorun büyük demektir.


Hayatta ne yaparsanız yapın, yaptığınız şeylerin üzerine yeni bir şeyler koyamıyorsanız eyvah ki ne eyvah!


Geçiş süreçleri elbette olur.


Ama totalde baktığımızda değişmeyen bir toplum gelişmiyor demektir.


Bizde değişim genelde ekonomik anlamda rahatlama olarak anlatılır.


Zaman zaman arkadaşlarla konuşuyoruz.


Türkiye&[#]8217;de bir şeylerin önemini değiştikçe anlıyoruz.


Her gün hayatın içinde olanlar olarak geçmişle yüzleşiyoruz.


İşte o zaman değişmek zorunda olduğumuzu, bu değişimi de güncel şartlar eşliğinde ahlaki zorunluluklara sadık kalarak yapmak gerektiğini görüyoruz.


Dünya hızla dönerken, Japonya&[#]8217;da afacanlar robotlar yaparken, Zonguldak&[#]8217;ta fındık kabuğunu doldurmayacak meseleler yüzünden insanların kaybettikleri vakitlere üzülüyoruz.


Hazırcı bir toplum olarak hazıra konmak için bekliyoruz.


Ülkenin teslimiyetçi siyaset anlayışını yerden yere vurabiliriz.


Ekonomik politikaları sorumlu tutabiliriz.


Ancak televizyon ve internet üzerinden dünyada ne var ne yok izleme şansı bulan Zonguldaklıların bu kadar basit meselelerle zaman kaybetmesine anlam veremiyorum.


Bazen çıldırmamak elde değil.


Ne söylersek söyleyelim.


Neler yazarsak yazalım.


İnsanlar odun olmak istiyorsa odundur!


Bu tarzda olanlara lafım;


Bunarlın odun kafalı olanlarını anlamak mümkünde, okumuşlarının odunlaşmasını anlamak mümkün değil.


Zihinsel değişim, zihinsel dönüşüme bu kadar ayak direyen bir kent var mıdır acaba.


&[#]8220;Bu kadar içine sinmiş, bu kadar ödlek, bu kadar korkak yöneticilerin olduğu yerde toplum ne yapsın&[#]8221; diyor Musa Bey.


Haklı olabilir.


Hiçbir şey yapamaz.


Sorun da zaten onlarda.


Topluma önderlik etmesi gerekenlerin, topluma örnek olması gerekenlerin büyük düşünmesi gerekir.


İnsanların kendi kendilerine yaptıkları bu haksızlıkları &[#]8216;rahatım bozulmasın&[#]8217; diye normalmiş gösterenlerin egemen olduğu Zonguldak&[#]8217;ta neyi, ne kadar değiştirebilirsiniz?


Önce bu adamları değiştirebilirsek zihinsel değişimin ve gelişimin önünü açma şansı olabilir.


_-




Şafak Tortu&[#]8217;nun başarısı



Şafak Tortu yeni bir başarıya daha imza atarak iki ödül birden kazandı


Uluslararası arenada Zonguldak&[#]8217;ın adını duyuran Tortu&[#]8217;yu tebrik ediyoruz.


Bir çok alanda yaşanan olumsuzluklara karşın bu ödüller aslında Zonguldak&[#]8217;ta hangi değerler olduğunu da görmemizi sağlıyor.


Çok fazlası var.


Çok fazlası olmalı.


Ancak kendi sesini duymamak için kulaklarını tıkayan bir kent olduğumuz için iki geri bir ileri gidiyoruz.


Kimine göre bir fotoğrafçının bu başarısının hiçbir anlamı yoktur.


Bizim için var.


İşte Tortu&[#]8217;nun başarı haberi;


&[#]8220;Bir hafta önce Slovenya´da yapılan "4th INTERNATIONAL SALON OF DIGITAL PHOTOGRAPHY.CELJE 2010 " adlı uluslararası yarışmada "Lesson in rock" adlı çalışması ile Onur mansiyonu kazanan fotografcı, yine aynı günlerde GALLER´de düzenlenen "6th Swansea City Exhibition International Photography 2010" adlı yarışmada da "Love is love" adlı çalışması ile "Highly Commended" madalyasını kazanmış idi....


Dün açıklanan ve Fransa´da yapılan "French Digital Tours" adlı uluslararası yarışmada ise, fotografcımız bu defa 2 ayrı çalışması ile bronz madalyalara layık görülmüştür..Bir yarışmada, iki ayrı madalya alma ayrıcalığının heyecanını yaşayan sanatcının eserleri "My paper prison" ve "Love is Love" adlı fotograflardır..


Ulusal yarışmalar dışında, bu güne kadar, uluslararası yarışmalarda 9 madalya ve 3 onur mansiyonu bulunan Şafak Tortu´nun 150 adet de sergileme almış çalışması mevcuttur.. Sanatcı Zonguldak doğumlu olup, mesleği Makina mühendisi´dir..Sanatla olan uğraşına 20´li yaşlarında karikatür çizerek başladı..kendini tanımak, beğenilmek ve toplumdaki yerini öğrenmek için çizdi.Son yıllarda fotografın, bilgisayar ile yakınlaşması kendisini çizgiden alıp eskiden beri ilgi duyduğu fotografcılığa doğru yönlendirmiştir.Cevap arayan-hesap soran değil, soru sorduran kareler çekmek için gayret sarfediyor ve karikatür uğraşlarından kalan tadları fotograflarına eklemeye çalışıyor.