Gazetemizin internet sitesine anketler koyuyoruz.
Büyük ilgi görüyor.
Üstelik, öyle kafana göre de tıklayamıyorsun.
Özellikle siyasetçilerimiz, ankette üst sıralarda yer almak için öyle bir çalışıyorlar ki!
Facebook&[#]8217;tan paylaşmalar, sağa-sola telefon açmalar.
Gözlerim yaşarıyor.
Siyasetçiler, sanal alemde gösterdikleri çabayı gerçek hayatta gösterseler, partilerini kesinlikle iktidara taşırlar.
Anketler bizim için reyting oluyor.
Siyasetçilerin de organizasyon yeteneklerini görüyoruz.
Eğlenip gidiyoruz&[#]8230;
Kıssadan Hisse: İyi ve kötü aynıdır&[#]8230;
Leonardo da Vinci, &[#]8220;Son Akşam Yemeği&[#]8221; isimli resmini yapmayı düşündüğünde, büyük bir güçlükle karşılaştı... &[#]8220;İyi&[#]8221;yi İsa´nın bedeninde, &[#]8220;Kötü&[#]8221;yü de İsa´nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda´nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı... Resmi yarım bırakarak, bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı... Bir gün, bir koronun verdiği konser sırasında korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan 3 yıl geçti. &[#]8220;Son Akşam Yemeği&[#]8221; neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci, henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı... Leonardo´nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı. Günlerce aradıktan sonra Leonardo, vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam, sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı... Leonardo, yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi. Çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca, yardımcılar, adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo, adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu. Leonardo, işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş, gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:
&[#]8220;Ben bu resmi daha önce gördüm...&[#]8221;
&[#]8220;Ne zaman?&[#]8221; diye sordu Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı. Adam:
&[#]8220;Üç yıl önce. Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce&[#]8230; O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam, beni İsa´nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti. &[#]8216;İyi&[#]8217; ve &[#]8216;Kötü´nün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.&[#]8221; (Alıntıdır)
Günün Fıkrası: Anne ben Alman oldum!
Siyasal gerginliğin dışında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönemde, bir Türk gurbetçisinin evi&[#]8230;
Küçük oğlan, akşamüstü okuldan gelmiş, kapıdan girer girmez, "Anne!" diye seslenmiş, "Ben Alman oldum!"
Annesi: "O nasıl söz? Sakın bir daha tekrarlama&[#]8230;"
Çocuk: "Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. Ben Almanım artık.&[#]8221;
Annesi, "Sus bakayım" diye tiz perdeden bağırırken, babası da içerden duyup koşmuş. Bir tokat, bir tokat daha... Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş:
"Şu dünyanın işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!.."
Günün Sözü:
Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.
Konfüçyüs