Zonguldak&[#]8217;ta siyaset dibe vuruyor.

Siyasetçilerle birlikte Zonguldak dibe vuruyor.

Kurumlar dibe vuruyor.

Siyaset anlayışı dibe vuruyor.

İlişkiler dibe vuruyor.

Kalite düştükçe düşüyor.

Bunları gördükçe, yaşadıkça, üzülüyoruz.

Onların egolarını tatmin etme adına, kaybeden bizler oluyoruz.

Ve soruyoruz:

Bu kafalarla mı Zonguldak ayağa kalkacak?

Bu mantıkla mı siyaset yapacağız?

Böyle mi sorunlarımıza çözüm arayacağız?

[*] [*] [*] [*]

Zaman zaman bu konudaki fikirlerimizi paylaşıyoruz.

Çünkü inanıyoruz ki; omurgalı, güvenilir, şeffaf siyaset anlayışının olduğu yerde, toplum da şeffaflaşmaya başlar.

Bu siyaset anlayışında ve bu seçim sisteminde Anadolu&[#]8217;dan kabuğunu kıran siyasetçiler çıkarmak zordur.

Ama tüm olumsuzluklara rağmen siyaset biraz da kumaş işidir.

Sistem kötü olsa da, kumaş kendini belli eder.

Siyaset bu kadar ucuzlamaz.

Siyasetçi iz bırakır.

Güven bırakır.

Değer bırakır.

Duygu bırakır.

[*] [*] [*] [*]

Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız&[#]8217;ın bu bağlamda söyledikleri çok önemli...

Başkan Yıldız, siyasetçi kimliği ile ortaya çıkmamışken bile yakın çevresi tarafından kendisine "abi" diye hitap edilen; görüşlerine ve analizlerine değer verilen bir isim olmuş.

Belediye Başkanı olduğu günden bu yana ortaya koyduğu tavırlar ve yaptığı analizler ile sadece içinde bulunduğu partinin değil, Kayseri´de siyasete ilgi duyan hemen her çevreden siyasetçinin de bir biçimde takip ettiği bir siyasi kişilik olmuş.

Komplekse ve kıskançlığa kapılmadan ürettiklerini, imkanlarını başkaları ile paylaşabilme ve paylaşırken, &[#]8220;buradan ne üretebilirim?&[#]8221; arayışında olan bir isim olmuş.

[*] [*] [*] [*]

Bekir Yıldız, &[#]8220;kimler siyasetçi olmalı, siyasetçi nasıl olmalı?&[#]8221; sorularına cevap aramış, bir toplantıda.

Başkan´a göre siyaset:

"Toplumun yüküne talip olmak.&[#]8221;

Ve şöyle sıralamış birkaç önemli şartı:

&[#]8220;Sıhhat şart:

Bir siyasetçi; hem fizyolojik yapısı, hem biyolojik yapısı, hem de psikolojik yapısı itibariyle sağlam ve sıhhatte olmalıdır.

İnsan, kendini tartmalı, taşımalı ki, başkalarının ağırlığını da taşıyabilmeli.

[*] [*] [*] [*]

Mali şart:

Bir siyasetçi, mali imkanları bakımından da kendini taşıyabilmeli.

Yani, bir siyasetçi, kazanç olarak başkalarına muhtaç olmamalı.

Ekonomik bağımsızlığını ilan edememiş devletlerin devlet olamadığı, ailelerin aile olamadığı bir vasatta, siyasetçinin iyi bir siyasetçi olması elbette düşünülemez.

Ekonomisi bozuk bir siyasetçi, toplumun yükünü yüklenemeyeceği gibi topluma yük olmanın yollarını aramaya başlar.

[*] [*] [*] [*]

Fikri yeterlilik:

Bir siyasetçi, fikren de yeterli ve yetkin olmalı.

İnsanların fikri sürekli değişir.

Bir kişinin değişik zamanlarda düşünceleri, fikirleri, eski fikirlerine göre daha cazip olabilir. Ama bu değişim belli bir kıvamda olmalı.

Sık fikir değiştiren biri, siyasetle hiç uğraşmasın.

Siyasetçinin kendi içinde, zihninde ve bedeninde kendini tartar hale gelmesi lazım.&[#]8221;

[*] [*] [*] [*]

Bekir Yıldız, üç maddede özetlemiş.

Zonguldak&[#]8217;taki siyasetçiler peşin peşin pohpohlanmayı bekliyor.

Zaman zaman onu da yapıyoruz.

Pohpohluyoruz.

Motive olsunlar, kendilerini ve siyasetlerini geliştirsinler istiyoruz.

Çünkü onların gelişmesini; kendilerine, partilerine, kente ve insanlara katkı olarak görüyoruz.

Ama olmuyor.

İki pohpohlanınca yürüyüşleri değişiyor.

Hazım sorunu yaşıyorlar.

Anlaşılan o ki, bizler de yanlış yapıyoruz.

[*] [*] [*] [*]

Şimdi kötü bir şey mi diyoruz?

&[#]8220;Gelişin.

Üretin.

Paylaşın.

Mütevazi olun.

Samimi olun.

Şeffaf olun.

Dürüst olun.

Kente katkınız olsun.

Sorun yaratmak için değil, çözüme katkı sağlamak için çalışın.

Mücadele edin.

Siyasetçi kimliği taşıdığınız için değil, insan olduğunuz için sevilin, sayılın&[#]8221; diyoruz.

Sonrası nasıl olsa gelir.

İnsanlar sizi başlarının üzerinde taşır.

[*] [*] [*] [*]

Ama yok&[#]8230;

Anlamıyorlar.

Gerçekten anlamıyorlar.

Görmüyorlar.

Zannediyorlar ki, siyaset bu kadar ucuz.

Zannediyorlar ki, gazeteciler keriz.

Zannediyorlar ki, millet salak.

Alternatifsizlikten yararlanıp zoraki alternatif olduklarını çabuk unutuyorlar.

Hasbelkader bir fırsat yakalıyorlar.

Onu da yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar.

Sonuç ortada!