CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, İl Başkanı Halil Furat ile bir olup Çaycuma İlçe Başkanı Umut Başoğlunu görevden aldırmak istedi.
Ama olmadı. Ters tepti. Örgüt, Umut Başoğluna sahip çıktı.
Bu arada, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı da, görünen o ki, Umut Başoğlunun safında yer aldı.
Bu durum, Ali İhsan Köktürkü rahatsız ediyor.
Rahatsızlık eve de yansımış olmalı ki, eşi bir partilinin işyerine gidiyor ve iddiaya göre tehdit ediyor.
Kamera görüntüleri basına yansıdı. Milletvekili Ali İhsan Köktürk, sert bir açıklama ile gündemi değiştirmeye çalıştı.
Köktürkün açıklamasında öyle bir ifade var ki... Bakın ne diyor:
Tarafıma ve aileme yaşatılanların arka planını, belediye seçim sürecinde seçimlerin kaybı yolunda her türlü yönteme başvuranları ve bunların yanı sıra seçime ihanet edenleri, seçimin ve başarının aktörü haline getirmek için malum gazeteler kanalıyla algı operasyonuna girişen taşeronları ve senaryo sahiplerini çok iyi biliyoruz
Köktürk, İlçe Başkanı Umut Başoğlunu ihanetle suçluyor.
AK Partililer de, Çaycuma İlçe Başkanı Vedat Emeksizi ihanetle suçluyor.
Oldu olacak, Umut Başoğlu ile Vedat Emeksiz parti değiştirsin, sorun çözülsün.
Nasıl formül ama
Hem Ali İhsan Köktürk rahat eder
Hem de Vedat Emeksiz
Böyle bir kişilik olabilir mi?
Adam, bir siyasi partiden belediye başkan aday adayı olacak.
Dostları, arkadaşları, aday olmamasını tavsiye ediyorlar.
Ve diyorlar ki: Sen kurumunda üst görevlere talip ol, biz de destek verelim.
Ama mesleğinin rantını iyi bilen bu kişi, aday adaylığı için başvurusunu yapıyor.
Beklendiği gibi de aday olamıyor.
Ne var bunda? diyeceksiniz.
Buraya kadar yaşanan gelişmede bir sorun yok.
Sorun, bundan sonraki hikayede
Bu siyaset heveslisi arkadaşa neden belediye başkan adayı olma diyorlar, biliyor musunuz?
Çünkü, bu siyaset heveslisi kişi, o belediyeden bir memurla yasal olmayan çıkar ilişkisi var.
Şöyle yapıyorlar. Projeyi çiziyorlar, işi yola koyuyorlar.
Bir sana, bir bana, 3 ona yapıyorlar.
Arkadaşı bu siyaset heveslisine, Eğer belediye başkanı seçilirsen, bu ekonomik ilişki içinde olduğun memurla durumun ne olacak? Bu hiç etik değil diyor.
Arkadaş hiç teklemeden yanıt veriyor: Göreve geldiğim ilk gün, onu işten atarım.
Olay orada kopuyor.
Görüyor musunuz adamı? Yıllarca belediyeyi kullanarak parayı kazan, göreve geldiğin gün üzerinden para kazandığın memuru işten at.
Kötü niyetle iyi murada erilmiyor.
Adlarından soyadını alın
Zonguldakta öyle adamlar var ki, adlarından soyadlarını, ceplerinden nüfus cüzdanlarını al, evin yolunu bulamazlar.
Aç kalır, sersefil olur, gidecek kapı bulamazlar.
Dünyaya gelişlerini anne ve babalarına borçlu olan bu kişiler; hayatta kalmayı, ayakta kalmayı da onlara borçlular. Hiçbir bireysel başarıları yok.
Kimisi, hala babasının işinde...
Kimisi, babasının işini batırmış, başkasının işinde
Yok mu aynı durumda olup başarıyı yakalayan?
Olmaz olur mu? Babasının işini almış, ileriye götürmüş gençler de var.
Ama onlar işlerinde, güçlerinde
Diğerleri ise, hava peşinde
Bin bir güçlükle hayata tutunan, Zonguldak şartlarında başarılı olan insanları küçümseme derdinde.
Zonguldak bir adım ileri gitmiyor ya... İşte bence asıl nedeni bu.
Elinde imkanı olan çalışmıyor, imkanı olmayan imkan yaratmaya çalışıyor.
Elbette zaman kaybı oluyor