Bir dost ziyaretine gittim...
O anlattı...
İlçeye yeni gelen bürokrat brifing alıyor...
Tecrübeli yönetici, yeni bürokrata diyor ki:
"Pusuya düş, Pusula’ya düşme..."
Tabi bürokrat "pusu"yu biliyor ama "Pusula"yı bilmiyor.
Biraz daha detay istiyor.
Sonra gidip biraz kendisi araştırıyor.
Sevgili bürokratımıza şöyle tavsiyede bulunuluyor:
"Efendim, pusuya düşerseniz, kurtulma şansınız var! Pusula’ya düşerseniz, kurtulma şansınız yok!"
Pusula’nın yayın anlayışı bundan daha güzel anlatılamazdı.
Ben bile böyle güzel anlatamazdım.
Yol boyunca düşündüm bu sözü...
Mesleğe başladığım 1990 yılından 2023 yılına kadar...
Ve 1999 yılından bu yana Pusula’da yaptığımız yayınlara kadar...
Gerçekten, ele aldığımız konularda hep sonuca ulaştık.
Sorunsa çözüldü...
İşadamıysa battı...
Bürokratsa gitti...
Siyasetçiyse bitti...
İsabet oranımız yüzde 100 gibi...
Hiç kimseye haksızlık ettiğimizi düşünmüyoruz.
Zaten, öyle dostlarımız var ki, bizi hemen uyarıyorlar.
Hatalıysak, hemen telafi ediyoruz.
Değilsek, sonuna kadar gidiyoruz.
Hangi Osman?
Dostlarımız, Çaycuma’da bir işyeri açtılar.
Yoğun ilçe gezilerimizin ardından geç de olsa yetiştik.
Selamlaşma-sarılma fasıllarının ardından son siyasi gelişmeleri değerlendirdik.
Derken biri yanaştı...
“Ben Osman” dedi.
“Hangi Osman?” dedim.
“Senin aradığın Osman!” dedi.
Sonra anlattı...
Benim bildiğim, aradığım Osman...
Dedi ki:
“Senin aradığın bende... Ama sen ne istiyorsun?”
Bilmediğim ne çok şey varmış.
Birlikte düğün hediyesi hazırlığına başladık.
Ağaç oyuyormuş...
"Hala aynı işi yapıyorsun" dedim.
Gülüştük...
Sonra başka biri daha geldi...
“Ben filanca kurumun eski müdürüyüm!” dedi.
Bizim, erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadınların çocuklarından biri, bu müdürden 25 bin lira istemiş!
“Hiç sıkılmadı mı?” diye sordum.
“Hayır, çok rahat istedi!” dedi.
Sonra çeliği-çileği ile ünlü ilçemizden güzel bir telefon aldık.
"Kargo yola çıktı" dediler!
"Pazartesi olmazsa, salı elinizde olur" dediler!
Keşke gidip alsaydım...
Ama yetişemedim.
Hakimi nasıl dolandırdın?
Bizim niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcı, kardeşi avukat olan bir hakimi dolandırmış!
Hakimden "borç" diye aldığı parayı ödememiş!
Hakim de, “Haydan gelen huya gider” demiş, çok üzerine gitmemiş!
Ama niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcı, bazı FETÖ’cüleri hapisten çıkartmak için evler, arabalar, paralar istemiş!
Kardeşi avukat olan hakimin adını vererek pazarlıklar yapmış!
Hatta Zonguldak’ta yapılan pazarlıkta FETÖ’den hapiste yatan kişiyi çıkartmak için üç daire istenmiş!
Allah’tan, Hazreti Muhammet (SAV) son peygamber...
Yoksa bu sahtekarlar kendilerini bize "peygamber" diye yuttururlardı!