Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal´la ilgili eleştirilerine devam ediyor.
Dün Ereğli´de idik.
Başkan Halil Posbıyık´ı ziyaret ettik.
Söze Ali Koçal´la girdi, Ali Koçal´la bitirdi.
CHP´nin daha demokrat olmasını isteyen Halil Posbıyık, üye listelerini göremediğinden yakındı.
Ve dedi ki: "Partili bir belediye başkanı olarak, partimin üyelerinin kim olduğunu bilmek benim hakkım değil mi? Teşkilat yok, Ali Koçal var. Sanki Parti Babası&[#]8230;"
Aslında ´Parti Babası´ demedi.
Orayı biz değiştirdik.
Siz anlarsınız diye.
Posbıyık´ın geri adım atmaya, susmaya niyeti yok. Karar vermiş. Sonuna kadar mücadele edecek. "Sayın Başkan sizi partiden ihraç edebilirler" dedim.
"Yetki onların ellerinde. Güçleri yetiyorsa partiden ihraç etsinler. Ben onlarla mücadele edeceğim. Sonuna kadar CHP´de kalacağım. Nereden güç aldıklarını biliyorum" dedi.
Ali Koçal´ın bu kavgayı bitirmesi gerekiyor.
Yoksa parti bitiyor.
Ama Koçal´ın umurunda değil galiba.
Şöyle düşünüyor olabilir: "Nasıl olsa ben birinci sıradayım. Aday olursam kesinlikle seçilirim. Gerisine karışmam."
Fillerin dans ettiği yerde, karıncalar eziliyor.
Olan partiye oluyor.
Gerisi hikaye.
Dün Ereğli´de idik.
Başkan Halil Posbıyık´ı ziyaret ettik.
Söze Ali Koçal´la girdi, Ali Koçal´la bitirdi.
CHP´nin daha demokrat olmasını isteyen Halil Posbıyık, üye listelerini göremediğinden yakındı.
Ve dedi ki: "Partili bir belediye başkanı olarak, partimin üyelerinin kim olduğunu bilmek benim hakkım değil mi? Teşkilat yok, Ali Koçal var. Sanki Parti Babası&[#]8230;"
Aslında ´Parti Babası´ demedi.
Orayı biz değiştirdik.
Siz anlarsınız diye.
Posbıyık´ın geri adım atmaya, susmaya niyeti yok. Karar vermiş. Sonuna kadar mücadele edecek. "Sayın Başkan sizi partiden ihraç edebilirler" dedim.
"Yetki onların ellerinde. Güçleri yetiyorsa partiden ihraç etsinler. Ben onlarla mücadele edeceğim. Sonuna kadar CHP´de kalacağım. Nereden güç aldıklarını biliyorum" dedi.
Ali Koçal´ın bu kavgayı bitirmesi gerekiyor.
Yoksa parti bitiyor.
Ama Koçal´ın umurunda değil galiba.
Şöyle düşünüyor olabilir: "Nasıl olsa ben birinci sıradayım. Aday olursam kesinlikle seçilirim. Gerisine karışmam."
Fillerin dans ettiği yerde, karıncalar eziliyor.
Olan partiye oluyor.
Gerisi hikaye.
Nefes filmi, nefes nefese&[#]8230;
Son günlerin en can alıcı gündem maddesi Güneydoğu Açılımı.
İşte bu fırtınalı günlerin ortasında vizyona giren Nefes adlı sinema filmi büyük ilgi görüyor.
Hafta sonunda filmi izleme fırsatı buldum.
Filmde gişe yaptıracak aksiyon sahneleri mevcut.
Güneydoğu gerçeğinden çok askerlerin o bölgede yaşadığı psikolojiyi anlatan bir film olmuş aslında.
İzlenmesi gereken bir film.
Güneydoğu gerçeğinin sadece bir kesitini bile verse izlenmesi gereken bir film.
Filmi izlemeye gelenler arasında gençlerin çoğunluğu dikkat çekiyor.
Film yerine birbirlerini izlerken ´nefes nefese´ kalan gençlere tanık olunca, ülkenin bazı gerçeklerinin gençleri çok da ilgilendirmediğine tanık olduk.
Gençlerin ülke ve dünya gerçeklerine bu kadar uzak olmaları ailelerimizin, eğitimcilerimizin olduğu kadar siyasetçilerimizin de suçu değil mi?
Eskiden siyasi partilerin gençlik kolları ne kadar hareketli olurdu.
Şimdi ´partili´ gençlikten çok ´cafeci´ gençlik gurupları oluştu.
Fikir tartışmalarından çok, internet geyiği yapılıyor. Galiba çağdaş ülkeler seviyesine facebook´la gireceğiz.
Artık okullarda spor dersi bile zorunlu değil.
Hani sağlam kafa sağlam vücutta bulunurdu. Silkelenip kendimize gelme zamanı geçiyor.
Haydi, derin bir nefes alın.
İşte bu fırtınalı günlerin ortasında vizyona giren Nefes adlı sinema filmi büyük ilgi görüyor.
Hafta sonunda filmi izleme fırsatı buldum.
Filmde gişe yaptıracak aksiyon sahneleri mevcut.
Güneydoğu gerçeğinden çok askerlerin o bölgede yaşadığı psikolojiyi anlatan bir film olmuş aslında.
İzlenmesi gereken bir film.
Güneydoğu gerçeğinin sadece bir kesitini bile verse izlenmesi gereken bir film.
Filmi izlemeye gelenler arasında gençlerin çoğunluğu dikkat çekiyor.
Film yerine birbirlerini izlerken ´nefes nefese´ kalan gençlere tanık olunca, ülkenin bazı gerçeklerinin gençleri çok da ilgilendirmediğine tanık olduk.
Gençlerin ülke ve dünya gerçeklerine bu kadar uzak olmaları ailelerimizin, eğitimcilerimizin olduğu kadar siyasetçilerimizin de suçu değil mi?
Eskiden siyasi partilerin gençlik kolları ne kadar hareketli olurdu.
Şimdi ´partili´ gençlikten çok ´cafeci´ gençlik gurupları oluştu.
Fikir tartışmalarından çok, internet geyiği yapılıyor. Galiba çağdaş ülkeler seviyesine facebook´la gireceğiz.
Artık okullarda spor dersi bile zorunlu değil.
Hani sağlam kafa sağlam vücutta bulunurdu. Silkelenip kendimize gelme zamanı geçiyor.
Haydi, derin bir nefes alın.