Dün bir dostumuzun yaşadığı olay aslında pek çok sürücünün başına gelen sıradan bir durum.
Kozlu sahil yolunda hız sınırı
Günün belli saatlerinde radar kontrolü yapılıyor.
Radara giren cezayı yiyor.
Üçyüz küsür lira.
Girmeyen yemiyor.
Asgari ücretin 700 lira civarında olduğu bir ülkede radara girmek çok pahalı.
Vatandaşların can ve yol güvenliğini sağlamak için konulan kurallar bazen hayatı yavaşlatıyor.
İtiraz ceza yiyen sürücülerden geliyor.
Şehir içi geçişi olarak kabul edilse bile bölünmüş karayolunda hız sınırının
Yani kural kuraldır orası ayrı.
Ama uygulama saatleri dışında hiçbir sürücünün uyması mümkün olmayan bir yol burası.
Düzenli olarak yapılan uygulamaları ise insanları kurallara uymaya zorlamadan çok, hazineye gelir temin etme amaçlı.
Trafik polisleri peşin verene yüzde 25 indirim de yapıyor.
Memurun elinde post cihazı size hani bankanın kartını kullandığınızı soracak.
Ve şöyle diyecek;
&8220;Bonus&8217;a 10 taksit&8221;
Can güvenliği, mal güvenliği elbette önemli.
Keşke kuralları ihlal eden sürücülerin ödediği cezalarla hazinenin kasasının dolmasını bekleyen bir ülkede yaşamak zorunda kalmasaydık.
Bu yüzden memurların günlük yapmakla zorunlu oldukları araç denetim sayısı var.
O sayının altına düşerlerse görev yapmamış kabul ediliyorlar.
Trafik polisleri ne yapsın.
Devlet böyle istiyor.
Çok fazla ceza yazan memura prim veriyorlar mı bilemiyoruz ama bu anlayışla yakında onu da yaparlarsa hiç şaşırmayız.
Çünkü hazineye para lazım.
Çok para lazım.
Bu yüzden araç ve sürücü sayısında yaşanan artış önemli.
Ne kadar araç o kadar ceza demek.
O kadar radar kontrolü ve para demek.
Her alanda alınan yüksek vergiler bir yana polisin tahsilâtçı ve vezne memuru olarak görüldüğü bir ülkedeyiz.
İşte bu yüzden radarı görünce frene basan, radarı geçince gazı kökleyip bir tarafa toslayan bir toplum oluyoruz!
Çorba parası da kurtarmıyor artık!
Trafikte yaşanan hepsinin özeti gibi.
Hayatımızın her alanında aynıyız.
Zonguldak Belediyesi sınırları içinde bulunan Rotary Park&8217;ın imara açılması istendi.
Yer Bahçelievler&8217;de.
Tapu Kozlu Belediyesi&8217;nde.
Talebi değerlendirecek olan Zonguldak Belediyesi.
Arazi çok değerli.
Bununla birlikte o bölgede tam ortada kalan tek spor alanı, çocuk parkı ve yeşil alan.
Zonguldak Belediyesi, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş&8217;ın talebine; &8220;Hayır&8221; demeye hazırlanıyor.
Ancak olay yargıya giderse parasını daha fazlasıyla ödemek zorunda kalabilir
Telaffuz edilen rakam 2 &8211; 2.5 milyon civarında.
Ali Bektaş, Kozlu&8217;da benzer imar uygulamaları yapıyor.
Değişim ve gelişme adına bunları yaptığını, kaynak yarattığını, karşılığında daha fazla yeşil ve sosyal paylaşım alanı ürettiğini söylüyor.
İki yıl sonra yapılacak seçim için Zonguldak Belediye Başkanlığı&8217;na adaylığı tartışılan Ali Bektaş&8217;ın bu hamleyi yapması haklı olarak bir tepki doğuracak.
Şimdi bunun ne gereği vardı?
Ali Bektaş&8217;ın amacı belli.
Belediyeye gelir sağlamak.
Ancak oradaki yapılaşma ne getirir ne götürür onu da düşünmek lazım.
Elbette bunu en çok düşünecek olan isim Zonguldak Belediyesi.
Her şey imar, her şey yapılaşma olmamalı.
Bektaş, &8220;Bana paramı versinler ne yaparlarsa yapsınlar&8221; diyor.
Zonguldak Belediyesi&8217;nin o parayı ödemesi zor.
Parayı ödeyemezse mahkeme yoluyla burası satılabilir.
Zonguldak Belediyesi parayı verince ister park yapar ister imara açar.
Park alanlarının imara açılmasıyla ilgili tek talepte bulunan Ali Bektaş değil.
Zonguldak&8217;ın başka noktalarında bulunan yeşil alan ve parklarla ilgili çok sayıda benzer teklif var.
Ne kadar ilginç ki bu taleplerin arkasında da CHP&8217;nin bazı meclis üyelerinin olması düşündürücü.
Arkaya saklanmışlar.
Buralar imara çıktığı an balıklama atlayacak bir sürü müteahhit Belediye Meclis Üyesi var.
Ak Partilisi de var CHP&8217;lisi de.
İmar ıslah planlamasını hayata sokmak için çaba göstermeyenlerin hazır alanlara konmak istemesi çok normal.