Türkiye tarihi seçimine doğru ilerliyor.
Cumhur İttifakı,
Jönü olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a başrolü vererek seçim kampanyasını sürdürüyor.
Başka herhangi bir ismin ön plana çıkması engelleniyor.
Bir seçim stratejisi olduğu açık.
Erdoğan’ın ‘Karizmatik lider’ imajı sonuna kadar kullanılıyor.
Millet İttifakı ise bildiğimiz gibi devam ediyor.
Çok oyunculu bir piyes, senaryo, kampanya…
Herkes kendince ön plana çıkıyor.
Hep gölgede kalan ise Kılıçdaroğlu oluyor.
Ekrem İmamoğlu’nun,
Mansur Yavaş’ın,
Altılı masa liderlerinin,
Sinan Oğan’ın,
Ümit Özdağ’ın hep gölgesinde kaldı.
Mütemadiyen bir gündemin, bir ismin gölgesinde kalıyor.
Babala TV’de Oğuzhan’a çıktı.
O programda bile başka tartışmaların arasında gümledi gitti.
Ama gel gelelim bunu kendisinin iletişim ekibi görmüyor.
Git gide eriyor Kılıçdaroğlu.
Görmüyorlar.
Ya da görmek istemiyorlar.
İletişim ekibi Kılıçdaroğlu’na kısa süre içerisinde çok keskin dönüşler yaptırdı.
14 Mayıs öncesi ‘Sol’ notalar ile müzik yapan Kılıçdaroğlu,
İkinci tur planı olmadığı için,
İlk akla gelen iletişim hamlesi olan ‘Sertleşmeliyiz başkanım’ stratejisine döndü.
‘Sol’ notalar ile yapılan müzik,
Hard Rock tadına dönmeye çalıştı.
Bu ezgiler ile Tanrı Dağı türküsü söylemeye çalıştı.
Çok kısa sürede,
Ernesto Che Guevara’dan,
Alparslan Türkeş’e dönen Kılıçdaroğlu’na,
İletişim danışmanları müdahale etmedi.
Vatandaşın bu denli keskin dönüşü görmeyeceğini,
Bunların oy için yapıldığını anlamayacağını sanıyorlar.
Allah’tan seçimin üçüncü turu falan yok.
Kılıçdaroğlu bu sefer,
Hilafet Sancağı’nı falan almaya çalışabilir.
İletişim danışmanlarını uyarmak gerekiyor.
Altılı masa ve sonrası,
CHP’nin kimyasını alt üst etti.
Anadolu’da güzel bir söz var.
‘Bülbül, kargayı taklit edeyim derken kendi ötüşünü unutmuş’ diye.
Altılı masanın ideolojik karmaşası,
Karışık dondurma gibi,
Tam bir tat vermiyor.
CHP’de ‘Kazanlım da…’ anlayışı ile,
Kendi çizgisini darmadağın etti.
Öte yandan,
Ümit Özdağ’ın ‘Afgan’ yerine ‘Safkan’ istemesi,
Çizgiyi hercü merc etti.
Şimdi Kürt seçmen oyları ne olacak?
Kalktınız Ümit Özdağ’a İçişleri Bakanlığı,
Kültür Bakanlığı,
TİKA Başkanlığı da verdiniz.
Yahu bu nedir böyle?
Zaten Gelecek Partisi hemen tepki gösterdi bu sözlere.
Selim Temurci, “Kazanmak için her yol mübah değil” diyerek,
Ümit Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verilmesine tepki gösterdi.
Kavga edeceklerini zaten biliyorduk.
Normal karşıladık.
Neyse efendim!
Ben burada yazınca CHP karşıtı bir çizgide görünüyorum.
Yorumlara bakıyorum falan taraf ilan etmişler beni.
Sizin zihinsel sağlığınız için yapılan yanlışları anlatıyorum halbuki.
Yoksa harap olacaksanız.
Son olarak!
Cumhurbaşkanı Yardımcıları dağıtıldı.
İç İşleri, Kültür Bakanlığı ve TİKA Başkanlığı da Özdağ’a verildi.
Kılıçdaroğlu bol keseden dağıtıyor.
Bir anekdot ile bitireyim.
Kanuni Sultan Süleyman, oğlu Şehzade Mustafa’yı boğdurttuktan sonra,
Hüzünlenmiş ve ağlamış.
Sultanı, Şehzade Mustafa karşı dolduran ve ölümde payı olan Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’a teselli vermiş, “Sultanım sizin suçunuz yok. Şehzade hak etti” demiş.
Sultan Süleyman dönüp demiş ki, “Konuş Rüstem konuş! Ne devlet senin ne makam senin”.
Şöyle bitirelim.
Makamları dağıt Kılıçdaroğlu dağıt!
Ne makam senin ne devlet senin!
* * * * * * * *
Zonguldak geçmiş dönemlere,
Şehrini tanımayan,
Kindar ve dinar anlayış ile seçilen milletvekilleri gördü.
Siyasal İslamcıların kinciliğini herkes bilir.
Son dönemde,
Bu tarzda vekillerimiz seçildi.
Ve bu isimlerinde,
Usul erkan bilmeden iş yapacağı,
Şer odakları ile iş tutacağı,
Ve intikam siyaseti güdeceği anlamak zor değildi.
Hissikavlelvukuya sahip olmanıza gerek yok.
Ne demiştik?
İş hanlarında alınacak kellelerin listeleri yapıldı.
Bunun içinde belediye başkanları,
Bürokratlar,
İl ve ilçe başkanları,
Ve hatta gazeteciler de var.
Paralel Kaniş Yapılanması (PKY) da bu işin içinde.
Örgüt kafasıyla çalışıyorlar.
PKY örgütü,
Şehri dizayn edeceğini,
Bu şekilde kendilerine bir çıkış yolu bulacaklarını düşünüyor.
Bu yolla,
Emel ve arzuları için siyasallaşmaları gerekiyordu.
Bir nebze olsun başardılar.
O güçle,
Belediye başkanlarına,
İl Başkanına,
İlçe Başkanına,
Milletvekili sıralamasında bulunan isimlere saldırıyorlar.
Hayasızca,
Aynı partiden milletvekilini yanına alarak hem de.
Mesela Pusula’ya önceki akşam siber saldırı oldu.
Tanıdık geldi mi?
Hatırladınız mı?
Bir milletvekili döneminde de,
Çokça böyle saldırı oluyordu.
Yöntem ve izlenen yol aynı.
Bu da bize,
Mücadele yöntemlerinin aynı olacağı ipuçlarını veriyor.
PKY örgütünün listesinde,
İlk üç ismi biliyorum.
Neyse…
Bizden bir cevap verelim.
‘Gram teleşe yok abisinin’…