Zonguldak’ta,
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in,
Miting tartışmaları devam ediyor.
Özgür Özel’in,
Zonguldak Belediyesi,
Üçüncü katına giriş videosu yayınlanmış.
Özel girişte,
İl Genel Meclisi,
CHP Grup Başkanvekili Şenduran Altuntaş karşılıyor.
Özel,
Altuntaş’a,
İl Genel Meclisi,
Üye sayısını soruyor.
Şenduran Altuntaş, “16 efendim” cevabını veriyor.
Vallahi,
CHP Zonguldak,
Direkten dönmüş.
Özgür Özel, “Madem öyle meclis başkanlığını neden AKP’ye kaptırdınız?” dese,
Çok merak ediyorum,
Ne diyeceklerdi.
Tahsin Erdem’i bağlayan bir şey yok.
Altuntaş ile Devrim Dural,
Genel başkana ne diyecekti?
‘Efendim o gün bugün haini arıyoruz’ diyebilirdi.
“Eeee Devrim! Kongre öncesi Erdem ailesi cadı avında hainleri tespit etmişti” dese,
Buna nasıl cevap verecek?
Öyle ya!
Parti içinde,
Kongre öncesi,
O hain!
Bu hain!
Ayıklama yapmışlardı.
Asıl satanı nasıl bulamadınız?
Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz,
Bu seçimde,
İl Genel Meclisi’ndeydi.
Ona rağmen,
Bu golü,
Yediler.
Keşke birileri,
Genel Başkana,
‘Ekmek fabrikası kurduk’ yalanı yerine,
Doğruları söyleseydi.
Tadından yenmezdi.
* * * * * * * * *
Son dönemde,
Zonguldak’ta gezen,
Makam araçlarının içinde,
Yüksek seste müzikler geliyor.
Biliyorsunuz,
Zonguldak’ta,
Silkinen bazı siyasetçiler var.
Şarkının linki şu: https://www.youtube.com/watch?v=5QtwFA936DU&list=RD5QtwFA936DU&start_radio=1
21 Saniye zaten.
Dinleyip,
Yazıya dönebilirsiniz.
Makamlardan,
Makam araçlarından gelen şarkının sözleri şöyle;
Silk beni, silk beni kendime getir
Buna ihtiyacım var
Darmaduman oldum
Şöyle bi’ silksen kendime gelsem
*
Silk beni, silk beni kendime getir
Buna ihtiyacım var
Darmaduman oldum
Şöyle bi' silksen kendime gelsem
* * * * * * * * * *
Türk Edebiyatı’nda,
Rücû sanatı var!
Rücû (geri dönüş), anlatımı güçlendirmek için, söylenilen sözden vazgeçip daha güçlü bir söz söyleme sanatıdır.
Mesela,
Sümbülzade Vehbi’nin,
Müthiş bir Rücû sanatı örneği vardır.
Şiirin rivayeti şöyledir; Padişah Sülbülzade’ye der ki, “Öyle bir şiir yaz ki. İlk mısrada kelleni vurmak, ikinci mısrada ise seni ödüllendirmek isteyeyim”
Bunun üzerine,
Şair şu mısraları kaleme alır;
Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
* * *
Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.
* * *
Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
* * *
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.
* * *
Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
* * *
Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.
* * *
Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.
* * *
Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.
* * *
Sen her zaman gelesin, ben vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.
* * * * *
Zonguldak yerelinde,
Rücü sanatı ile şiir çalışması yapıyorum.
Yakında sizlerle paylaşırım.
Hayırlı akşamlar.