AK Parti, 7 Haziran seçimlerinde 40 bin oy kaybetti.

Bunun pek çok nedeni vardı.

Bunlardan biri, MHP ve MHP’nin adayları Zeki Çakan ile Yavuz Erkmen oldu.

CHP, ön seçim yaptı.

Adaylarını belirledi.

AK Parti’nin oyları düşünce, oylarını arttıramadan birinci parti oldu.

Bunun önemli bir başarı olmadığını pek çoğu biliyor.

Oysa CHP, üç milletvekiline çok yakındı…

Hayal kırıklığı yaşadılar.

Önceden söylediklerimizi dikkate almadılar.

Bu tablonun pek çok nedeni vardı.

Ama bu nedenlerden biri, yine MHP ve MHP’nin adaylarıydı.

Özellikle de Zeki Çakan…

Kent adına temsil gücü konusunda diğer tüm adayları neredeyse cebinden çıkarak Çakan…

[*] [*] [*] [*]

Şimdi yeni seçim var.

Ve partiler önce kendilerini bir gözden geçirmesi gerekiyor.

Ama bizde tablo aynı...

Aynı alışkanlık.

Biraz bahane ve biraz ego ile şişirilmiş bir anlayış.

Aynı şeyleri baştan konuşacağız.

Ve ne yazık ki, bazıları hala aslında ne olduğunu anlamaya çalışmayacak kadar ileri görüşlü!

[*] [*] [*] [*]

7 Haziran genel seçimleri sonrasında yaşanılan süreç ve yaşanan koalisyon görüşmelerini anlatmak amacıyla kente gelen CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık ve Süleyman Demirel Üniversitesi eski Rektörü, CHP Aydın Milletvekili Prof. Dr. Metin Lütfü Baydar, parti binasında basın toplantısı düzenledi.

Bu ziyaretten nasıl bir sonuç çıkardılar, merak ediyorum.

Galiba sadece zorunlu bir görev gezisi olarak kalacak.

[*] [*] [*] [*]

Süleyman Demirel Üniversitesi eski Rektörü, CHP Aydın Milletvekili Prof. Dr. Metin Lütfü Baydar’ın haklı olarak siyasi çağrıları var.

Bu mesajlar önemli.

Ancak Zonguldak özelinde biraz ne olduğuna iyi bakmak gerekir.

Diyor ki Baydar:

"13 yıldır Meclis Başkanlığı’nı AK Parti dışında birisinin kazanma şansı vardı.

Son ana kadar da bu MHP, ‘Merak etmeyin son turda biz size destek vereceğiz’ dedi.

Sonra ne olduysa bu MHP’nin düğmesine basıldı ve son anda vazgeçti. 'Milli sıvışma bakanı' diyerek dalga geçtikleri İsmet Yılmaz’ı TBMM Başkanı yaptılar.

Şimdi buradan, ‘AK Parti'den hesap sorsun’ diye oy veren seçmenlerime sesleniyorum.

Bir daha oy verecek misiniz?

AK Parti’nin kuyrukçusu olan, AK Parti sıkıştığı zaman yardım eden MHP’ye, MHP'ye oy verirken bundan sonra Zonguldaklıların iyi düşünmesini istiyorum.

MHP’ye verdiğiniz oy, AK Parti'ye gidiyor, hesap sorma falan yok.”

[*] [*] [*] [*]

Bunlar elbette önemli.

Ama Baydar’ın Zonguldaklılara, “MHP'ye oy verirken, bundan sonra Zonguldaklıların iyi düşünmesini istiyorum” derken iki kere düşünmesi gerekirdi.

Bazen böyle oluyor işte.

Aydın Milletvekili nereden bilsin Zonguldak gerçeklerini?

O Ankara’dan bakmakla meşgul.

Elbette bunlarda bir etken…

Peki, tek başına yeterli mi?

CHP’nin kontenjan sırasına Ünal Demirtaş’ı, Zeki Çakan mı koydu?

Devlet Bahçeli mi koydu?

Adama bunu da sorarlar.

Bir de CHP’li belediyeler var.

Sahi onlar CHP’nin Zonguldak’tan üç milletvekili çıkarmaması için ne yaptılar?

Sayın Baydar’ın bunlardan bihaber olduğu kesin.

Bu nedenle böylesi parti gezilerinin fazla bir önemi yok.

[*] [*] [*] [*]

Ama bir gerçek var.

AK Parti örgütü, MHP’li Zeki Çakan’ı devre dışı bırakabilmek için aday listesini yenilemek istiyor.

CHP ise, listesini değiştirmeden Zeki Çakan’ı devre dışı bırakmak istiyor.

Yani ortak hedef Zeki Çakan...

Ve ne yazık ki, CHP, AK Parti’nin gördüğü liste sorununu göremiyor!

[*] [*] [*] [*]

Zeki Çakan, bunun farkında.

Peki, ne yapar?

Yapacağı şey Yavuz Erkmen yeniden aday olmadığı takdirde ikinci sıraya Ereğli’den etkili bir isim bulmak.

Ve çok daha fazla çalışmak…

Keşke AK Parti ve CHP, Zeki Çakan’ı devre dışı bırakarak üç milletvekili çıkarma hayali kuracaklarına, Zeki Çakan gibi bir aday bulmaya çalışsalar!

Belki o zaman bu kente kendilerini daha iyi anlatabilirler.

Hayata dair…

Hayat, siyasetçilerin egolarından ibaret değil.

Bu ülkede ve başka ülkelerde öylesi manzaralar var ki…

Hayata dair küçük hikayeler belki…

Ama belki de bize insan olmayı hatırlatan hikayeler…

Kan ve şiddet üzerinden beslenmeye çalışan bu kadar vampirle aynı ülkede yaşamak bazen ağır geliyor.

Gerçekten ağır geliyor.

Türkiye’de de benzerlerine rastlanabilen az sayıdaki hikayelerden biri de Çin’den.

İşte o haber…

“Sadece 7 yaşındayken elektrik çarpması sonucu kollarını kaybetti.

İşte bu noktadan sonra ayakları ayı zamanda onun elleri oldu.

Aradan yıllar geçti.

Ancak o adamın hikayesi insanı daha da etkileyecek boyutlara ulaştı.

48 yaşındaki Chen Xinyin bütün engellere rağmen hasta ve yaşlı annesine bakmak için bütün gün mısır tarlasında çalışıyor.

Ayaklarıyla kullandığı bıçakla yemek pişiriyor ve annesine elleri olmadığı için ağzıyla tuttuğu kaşıkla yemeğini yediriyor.

Babasını 20 yaşındayken kaybeden bu fedakar adam, o zamandan beri ailenin sorumluluğunu tek başına üstlenmiş.

Geçen yıl tamamen bakıma muhtaç hale gelen annesine bütün imkansızlıklara rağmen tıpkı bir bebeğe bakar gibi bakıyor.”

Hayatın oburluğu içinde böyle hikayelerin olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Askıda ekmek!

Haber şöyle:

“Çaycuma’da ekmek fırınlarında başlatılan askıda ekmek uygulaması ile ihtiyaç sahibi vatandaşın günlük ekmek ihtiyacı karşılanıyor.

Yaklaşık 15 gün önce başlatılan kampanya vatandaşlardan ilgi görüyor. Askıda günde 50-100 adet arası ekmek birikiyor.

Askıda ekmek hem ihtiyacı olanlar için bir sosyal sorumluluk projesi, hem de israfı önlemenin bir yöntemi.

Proje kapsamında, fırında bulunan panoya askıda ekmek adedi yazılıyor. Fırına ekmek almaya gelen vatandaş, ‘Bir ekmek bana, bir ekmek askıya’ diyor ve iki ekmek parası veriyor.

Kendi ekmeğini alıp gidiyor, diğer ekmek askıya çıkıyor.

Ardından da ihtiyacı olan vatandaş, fırına girdiğinde kimseye bir söz söylemeden askıdaki ekmeklerden ihtiyacı olduğu kadar alıyor.

Türkiye’de birçok ilde askıda ekmek uygulaması sürüyor.”

Ne güzel…

Bu uygulama keşke her noktada olsa.

Bizi bu duruma düşürenler utansın!