7 Haziran’ın üstünden üç ay bile geçmedi.

Beş milletvekilinin foyası erkenden ortaya çıktı.

Mesela, CHP Milletvekili Ünal Demirtaş’ın Zonguldak hayrına yaptığı tek bir işi sayabilir misiniz?

Soma’daki maden kazasının davasını izledi.

Devrek’te heyelanzedelere davalarında yardımcı olma sözü verdi.

Başka… Bir de bizim yazdıklarımıza cevap verdi.

Mesela, CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu’dan birinci sıra milletvekili performansı gördünüz mü? Turpcu’nun Devrek’teki heyelan sonrasında ortalığı ayağa kaldırması gerekmez miydi? Ama kaldıramaz. Çünkü TOKİ’nin müteahhidi. Devlet ihalelerine giriyor. Başına iş gelebilir, yoluna taş düşebilir.

Mesela, MHP Milletvekili Zeki Çakan’dan beklediğimiz “Bakan” performansı gördünüz mü? O masaya vuran, vurduğunu koparan Zeki Çakan nerede? Muhalefette olunca, sadece “çene” çalınıyor. Soru önergesi veriliyor. İşte o kadar.

Ne kaldı elimizde? “Düğün evinin tefçisi, ölü evinin yascısı” gibi oradan oraya koşan Faruk Çaturoğlu. Peki, ne elde etti Zonguldak Faruk Çaturoğlu sayesinde?

Mesela, AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır’ın kendisinden beklenen performansı sergilediğini söyleyebilir misiniz?

Evet, Cumhurbaşkanı ile görüştü. Devrek’teki heyelanı, karayollarındaki son durumu anlattı. Bir de milletvekilinin tadına varamadığını...

Peki, Zonguldak ne kazandı?

Mesela, Et ve Süt Kurumu’nun Zonguldak’a getirilmesi için uğraştı.

Oldu mu? Henüz olmadı.

Oysa asıl yapılması gereken, tarım yapılmayan o koca koca arazilerimizde hayvancılığı teşvik edebilseydik, kendi toprağımızı değerlendirseydik, üreticiye teşvikler verebilseydik, daha hayırlı bir iş yapılmış olmaz mıydı?

Böyle bir fotoğraftan sonra yeni seçimden ne bekliyorsunuz?

Şerafettin Turpcu yine aday olur.

Listenin diğer isimleri meçhul…

Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu aday olur.

Listenin diğer isimleri meçhul...

Zeki Çakan aday olur.

Listenin diğer isimleri meçhul…

Listeler böyle gelirse, sonuç yine 2-2-1 olur.

Zonguldak’ta sonucu değiştirmek isteyen, önce listeyi değiştirecek.

Bunun başka yolu yok.

Biri Beştepe’den işi bağlamış.

Biri Genel Merkez’den işi bağlamış.

Biri Devlet’ten işi bağlamış.

Sanki milletvekili değil, taşeron şirkete personel alınıyor.

Yok mu kardeşim bu işin bir kıstası?

Devlet bu partilere milyonlarca lira para veriyor.

Yazarsın potansiyel isimleri alt alta…

Sorarsın halka…

Halkımız kimi istiyorsa…

Yazarsın yukarıdan aşağıya…

Sonra geçersin sandık başına…

Bak bakalım halkın vekilleri mi seçiliyor, yoksa liderlerin istedikleri mi?

Demokrasiyi bu kadar hovardaca harcamamamız lazım.

Kurum ve kurulları çalıştırmamız lazım.

Sen asker delegeyle önseçim yapsan ne olur, yapmasan ne olur?

Sanki oyu delege veriyor.

Halka sorsana…

İnsan üzülüyor.

Adam milletvekili adayı, ama parası yok.

Kapı kapı geziyor.

Oy isteyeceğine para istiyor.

Bizim böyle milletvekillerine ihtiyacımız yok.