Son dönemde,
Basın ve siyaset arasında ilginç şeyler yaşanıyor.
Geçtiğimiz yıl ve aylarda,
Ömer Selim Alan’ın hizmet politikalarını desteklediğim için,
Beni yazan, eleştiren ve hedef gösteren Elmas TV,
Son dönemde garip tavırlar sergiliyor.
Özellikle,
Akın Kavi ve Ergin Özkul.
Büyük bir tornistan örneğine şahit oluyoruz.
Ne oldu?
Nasıl olduysa bu ikili Ömer Selim Alan’ı yazmayı kesti.
Hatta övgüler düzmeye başladı.
Topun ağzına yine beni koydular.
İlginç değil mi?
Var oluş felsefeleri,
Ömer Selim Alan’ı yerden yere vurmak olan  bu ikili,
Şimdilerde eleştirel yayınları kesti.
Artı bir de övgüler düzmeye başladılar.
Mesela,
Akın Kavi ve Ergin Özkul hep şunu yazdı, “Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, bir televizyon programında, “Bizi eleştiren o malum gazeteciler, eğer bir gün bizi eleştirmiyorsa bilin ki ya o gazeteye maddi destek sağlamışımdır, ya da Ömer Selim Alan kötü yola sapmıştır” demişti!
Evet şimdi gelelim,
O muhteşem sorulara.
Şimdi o malum gazeteciler siz misiniz?
Artık eleştiriyi bırakıp,
Övgüler düzdüğünüze göre,
Ömer Selim Alan size maddi bir destek mi sağladı?
Ya da Ömer Selim Alan kötü yola mı saptı?
Ömer Selim Alan’ın bu açıklamasını,
En çok kullanan sizlerdiniz.
Ergin Özkul!
Sana sesleniyorum.
Aylarca kullandın bunu.
Şimdiler ise susuyorsun.
Bu konuya bir açıklık getirmen gerekiyor.
Bana ‘Selimci’ diyordunuz.
Siz kendiniz parmakla gösterilir hale geldiniz.
Bir duruş meselesinden bahsediyordun.
O duruş kaç kuruş oldu?
Zonguldak kamuoyuna bunları açıklayın.
Zonguldak’ın,
En doğru insanı,
En doğru gazetecisi,
En dik duruşlu medyası sizler olduğunu iddia ediyordunuz.
Öyle ki adeta peygamber ilan edecektiniz kendinizi.
O meşhur açıklamayı bir daha yazıyorum, “Bizi eleştiren o malum gazeteciler, eğer bir gün bizi eleştirmiyorsa bilin ki ya o gazeteye maddi destek sağlamışımdır, ya da Ömer Selim Alan kötü yola sapmıştır”…
Sahi ne oldu?
Belli ki,
Bir şey olmamışsa bile kesin bir şeyler oldu.
Bu birliktelikte,
Sizlere mutluluklar dilerim.
*    *    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak’ta,
CHP siyasetinin,
En vasatlarından olan Murat Pulat’tan kurtulmaya az zaman kaldı.
Seçimlerde bile,
Varlığı yokluğu tartışılan Pulat’ın yerine,
İsimler zikrediliyor.
Sanırım kim gelirse gelirse,
Bu profil karşısında,
Yıldız gibi parlayacaktır.
Pulat’ı nasıl hatırlayacağız.
Vallahi ben partide parayla çay, kahve vermeleri ile hatırlayacağım.
Markalar dolaşıyordu il başkanlığında.
Hatta bir partili,
Bir markayı saklamış.
Sordum, “Üzerinde altı ok var mıydı?” diye.
Allah’tan onu yapmamış.
Kurumsal çay ocağı adeta.
O çay markalarını,
Hatıra diye saklayan partililer var.
Neyse kongre yakın.
Başkanım iki çay çekelim tavşan kanı olsun!
*    *    *    *    *    *    *    *    *    *    
Şimdi bir tanesi yazıyor.
Ali Rıza Tığ ile Batuhan nasıl yan yana gelmiş.
Yok efendim oymuş,
Buymuş!
Zonguldak’ta konuşulan şeylere bak.
Kardeşim,
Memlekette mesele mi bitti Batuhan’ı tartışıyorsunuz.
Memleketi yazın.
Dağ gibi sorunlarımız var.
Tamam Ömer Selim Alan’ı yazmıyorsunuz.
Yine beni pataklamaya başladınız da,
Başka derdiniz yok mu?
Yok biz bulutların üzerinden dolaşıyormuşuz.
Doğru dolaşıyoruz.
Sizi ırgalayan ne?
Hayatınızda bizim gibi gazeteciler olduğu için,
Kapanıp dualar edeceğinize,
Biz hala nankörlük görüyoruz.
Yine edebi ve sanat açısından,
En iyi yazıları Pusula’da okursunuz.
Yoksa sizin leş kalemlerinize kalacaktı memleket.
Biz kaliteyiz…