Ankara&[#]8217;dan Antalya&[#]8217;ya gitmeye karar verdik.
Ankara otogarından otobüse bindik.
Sürücü hız sınırlaması olduğundan Ankara&[#]8217;dan Antalya&[#]8217;ya sekiz saatte gidebileceğimizi söyledi.
Eh sekiz saat az zaman sayılmaz.
En azından hanım ile sekiz saat boyunca sohbet ederiz diye düşündüm.
Yani bilirsiniz ya, genelde sohbet konularını hanımlar açar ve biteviye konuşurlar.
Dereden, tepeden.
Akıllarına ne gelirse anlatırlar.
Benim hanım öyle değildir.
Sorarsan cevap verir. Sormazsan susar.
Bendeniz de öyle fazla konuşmak yanlısı değilimdir.
Hatta hiç konuşmadan, sadece dinleyerek vakit geçirenlerdenim.
Uzatmayalım.
Otobüsümüz hareket etmeden önce &[#]8216;muavin&[#]8217; -ben öyle diyorum- kucağında tomarla gazete getirip sürücünün yanına bıraktı.
Şimdilerde onların erkeklerine &[#]8216;Host&[#]8217; bayanlarına da &[#]8216;Hostes&[#]8217; deniliyor. Sürücüye de &[#]8216;Kaptan&[#]8217;
Bu tanımlara bakarak kendinizi uçak yolcusu gibi hissedebilirsiniz.
Her neyse.
Host&[#]8217;un ya da muavinin getirdiği gazeteleri merak ettim ve kendisine sordum.
&[#]8220;Bu gazeteleri sürücü mü okuyor?&[#]8221;
Olur ya, sürücü uzun yolda gazete okuyabilir.
Günün olaylarını takip edebilir.
Aslında benim sorum çok saçma idi.
Şimdilerde sürücüler, ellerinde telefon öylece araç kullanıyorlar.Hele özel araçların sürücüleri.
Ağızda sigara, elde telefon, bunlara ek olarak güçlü müzik sesi.
Yallah trafiğe katılıveriyorlar.
Hay Allah...
Konuya nereden girdik, nereye getirdik sözü.
Benim söylemek istediğim çok başka.
Gazeteler sekiz saat boyunca yolcular sıkılmasın diye okunmak üzere dağıtılıyormuş.
Bunu yola koyulduktan sonra öğrendim.
Yolculuk yaptığımız firma ve diğer firmalar aynı şekilde yolcuların yol boyu iyi vakit geçirmelerini sağlamak için bu yolu seçmişler.
Aklıma yıllar öncesinde İnanış Gazetesi&[#]8217;nde çalışırken yaptığımız dağıtım geldi.
Gazete sabah dağıtıcılar tarafından alınır ve ilk iş olarak Gar&[#]8217;a gidilir. Bir dağıtıcı trene biner ve vagon vagon dolaşarak gazeteyi satardı.
Diğer bir dağıtıcı ise terminalde bulunan tüm otobüslere gazeteyi dağıtırdı.
Otobüs şirketleri de gazeteye abone olur, yolcularına yerel bir gazeteyi okutmuş olurlardı.
Bu sistem sayesinde İnanış&[#]8217;ın Zonguldak dışında ulaşmadığı yer hemen hemen yoktu.
Ve gazeteyi okuyan yolculardan da tepkiler alırdık.
Yerel gazetelerimizin elden ele geniş bir tabana yayılması için &[#]8216;satın alınmak kaydıyla&[#]8217; böyle bir dağıtıma ihtiyacı var diye düşünüyorum.
Olur mu, olur!