Geçen Pazar &[#]8216;Babalar Günü&[#]8217; imiş. Ben dinimizin kutsadığı günler hariç, diğer uyduruk bütün günlere için için kızarım. Çoğu Yahudi&[#]8217;ye kazanç, tüketim, israf çılgınlığı için icat edilmiştir.
Milli Bayramlarımızın da bolluğuna kızarım. Kamu çalışanlarının tatilleri ve mazeret izinleri yetmediği için ve &[#]8216;Sayın Saylav&[#]8217;larımızın da işine geldiğinden uydurulmuştur. Kutlarsın Cumhuriyet Bayramı&[#]8217;nı doyurucu programlarla, tamam mı tamam. Düşünüp düşünüp şimdi de haftalar icat ettiler. Tembellik, tembellik&[#]8230; Bunun sonu nereye varacak?
(Ben yaşımı, geçtiğim günü bile hatırlamam) Eşim dahil etrafımdakilerin de yaşgününü önemsemem. Her şey gelip geçiyor. Sağlıklı ve huzurlu geçen her gün, ıvır zıvır günlerden değerli.
Ne kadar homurdansam da çoluk çocuk, etrafımdakiler böyle günlerde birbirlerini tebrik ediyor. Telefonlar susmak bilmiyor. Surat etmemi görmezliğe getirip istediklerini yapıyorlar. Büyük kızım Berran Aydan, &[#]8220;Babalar Günü&[#]8221; diye bizi evine kahvaltıya davet etti. Doyunduktan sonra, eşim sofra duasını bitirince Berran elime ufak bir paket verdi.
Ben bunu yokladım, &[#]8220;Kitaba benziyor&[#]8221; diye sevindim. &[#]8220;Aç aç&[#]8221; dediler. Cicili bicili kağıdın içinden normal boyutta 80 yapraklı kitabı gördüğümde içimden &[#]8220;Herhalde rüya görüyorum&[#]8221; dedim. Kitabın kapağında delikanlılık fotoğrafım var. Üzerinde &[#]8216;Şeker Tadında Anılar&[#]8217;, fotoğrafın altında da Hüseyin Şeker yazılı. Süper bir kapak ve okurken yormayan bir baskı.
Bu yaşıma kadar hayatımın yönünü değiştirebilecek çok ani olaylar yaşadım. Fakat böylesi olmamıştı. Sürpriz beni şokladı. Olabildiğince büyük bir duygu anaforunda kaldım. Gözlerim yaşardı. Ben kim, kitaba konu olmak kim? O anda mahcubiyet benliğimi kapladı. Peşinden bu kitapla beni onurlandıran başta kızım Berran ve emeği geçenlere teşekkür hissiyle doldum. Kitap benden gizlenmiş, titiz bir çalışmanın ürünüydü.
Gün kontrolümden çıkmıştı. Antalya&[#]8217;dan gelen değerli bir misafirim vardı. Öğleden sonra saat 15.30&[#]8217;da bahçemize Pusula Medya Kuruluşu&[#]8217;ndan patron Ali Rıza ve &[#]8220;A Takımı&[#]8221; misafir oldu.
Kızlarımın ve ev halkı, kitaptan haberi olan yakın arkadaşlarımıza &[#]8220;Zekeriya Sofrası&[#]8221; hazırlanacağını, benim için toplanacaklarını talimatını verdiler. Ben o saate kadar orman meraklısı misafirimi Gaca&[#]8217;ya aldım. 17. km gittik. Bol ağaç ve oksijenle sersemliğim geçti. Antalyalı misafirimi, Zonguldak güzelliğiyle mest etti. Daha ilçelerini gezdirmeden. (şehirleşmemiz hariç)
Saat 15.30&[#]8217;da damadım Hakan Yılmaz&[#]8217;ın bahçede yaptırdığı kameriyenin içinde otuz kadar birbirini seven, sayan, dürüst, insancıl, cömert, gösterişten uzak kötü niyetli olmayan aile saadetini yaşayan güzel meziyetlerle bezenmiş güzide dostlarımız kitap için beni ve emeği geçenleri kutladı. Belli etmeden için için ağlıyordum.
Bu, mutluluğumun ve çektiğim zahmetlerin boşa gitmediğini gördüğümün sevinç ağlamasıydı.
Mevlam-Allah&[#]8217;ım, hayatımda ne istedimse verdi. Bu yıl ellinci senemize girdiğimizin sahibi kusursuz eşim, iftihar ettiğim evlatlarım, damatlarım, torunlarım, kardeşlerim ve onların aileleri&[#]8230;
Dostlar, arkadaşlar, beni sevenler, benim sevdiklerim, daha ne isteyeyim.
Beni yazılarımdan dolayı görmeden seven kadirşinas okuyucularım, bu kitabın nasıl dağıtılacağını bilmiyorum, inşallah elinize geçer çok sevinirim.
Başta Berran kızım olmak üzere Pusula Kuruluşu&[#]8217;nun emekçilerinin başında Bayram Tomakin olmak üzere hepsine minnet ve şükranlarımı en samimi teşekkürlerimi sunarım.
Sağlık ve huzur içinde olmanızı dua ederim.