Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, CHP Kurultayı'nı bahane ederek makam aracıyla gittiği Ankara’da eşi ve oğlu ile birlikte Jolly Joker adlı gece kulübünde Melek Mosso’nun şarkıları ile eğlendi.
O anın görüntüleri Pusula’da yayınlandı!
Makam aracı ile ailece Ankara’ya gitmeyi sorun etmeyen Tahsin Erdem ve şürekâsı, Pusula’ya görüntüyü ulaştıran kişinin peşine düşmüşler!
Topu, Jolly Joker adlı gece kulübüne gitmeden önce bir restoranda karşılaştıkları siyasetçiye atarak işledikleri suçtan kurtulmaya, komplo teorileri yaratmaya çalışıyorlar!
Pusula’nın muhabirini en çok merak eden kişi ise Özgür Halkın Sesi Gazetesi sahibi Mustafa Özdemir!
O da eski siyasetçiye olan hırsını bu vesile ile çıkarmaya çalışıyor!
Şimdi size olayla ilgili biraz şifre vereceğim!
Bana bu videoyu atan kişi, Zonguldak’ta herkesin tanıdığı, çoğunun sevdiği bir kişi!
“WhatsApp’ına bakar mısın?” dedi!
Baktım, bir video var!
Hemen Ankara’da bir dostu aradım!
“Tahsin Erdem, eşi ve oğlu ile Melek Mosso’nun konserine gitmişler. Bana video geldi! Mekan neresi?” diye sordum!
Jolly Joker’i öyle öğrendim!
Bu videonun çekilmesini sağlayan eski bir siyasetçi değil!
Çekenin de o eski siyasetçi ile bir ilgisinin olduğunu sanmıyorum!
Çünkü; Tahsin Erdem ve şürekâsının kastettiği kişi ile görüntüyü bana atan kişinin uzak/yakın hiçbir bağı yok!
Hatta siyaseten birbirinden çok uzaklar!
Eski siyasetçiyi aradım, “Tahsin Erdem ve şürekâsı bizim haberden seni sorumlu tutuyor.” dedim!
Gerçekten çok şaşırdı!
Gerçekten çok üzüldü!
Mustafa Özdemir’in, bu siyasetçi ile ilişkisinin ne hale geldiğini görüyorum, üzülüyorum!
Bu hale gelmesini gerektirecek bir sorun yoktu aslında!
Alan razı, veren razıydı!
Mesele Pusula’nın muhabirinden nereye geldi!
Köşe ne hale geldi?
Hepsi senin yüzünden Mustafa!
Merak ettiğiniz soruya yanıt veriyorum!
Görüntüyü bana atan kişiye, “Sana bu görüntüyü kim attı?” diye sormadım!
Gerçekten merak etmedim!
Ben sadece görüntünün doğruluğunu teyit ettim!
Hepsi bu kadar!
Yalnız!
Tahsin Erdem’deki bu aklı kuşa taksan, kuş ters uçar!
Büyük oğlu Emirhan’ın ters uçmasından anlayabiliyoruz bu durumu!
Yani o kadar düşünüp de konser öncesi karşılaştığı bir siyasetçiyi hedef yapmak nasıl aklına geldi?
Erdemli olmak böyle bir şey mi?
Yarın hiç utanmadan o siyasetçinin yüzüne nasıl bakacak?
Bence telefon açıp, özür dilemeli!
Gündüz Mustafa’nın, akşam Akın’ın gazına gelmemeli!
Tahsin Erdem, Emirhan’ı yok saydı
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in CHP Kurultayı'nı bahane ederek makam aracıyla gittiği Ankara’da eşi ve oğlu ile birlikte Jolly Joker adlı gece kulübünde Melek Mosso’nun şarkıları ile eğlendiği haberinin yankıları hala sürüyor!
Tahsin Erdem, makam aracı ve eşi ile Ankara’ya gittiğini kabul etti!
Ancak; büyük oğlu Emirhan Erdem’den hiç söz etmedi!
Sizce de ilginç değil mi?
Tahsin Erdem, Emirhan Erdem’i neden yok sayıyor?
Daha önemli bir konu var!
Tahsin Erdem, izinli gününde makam aracını kullanması, eşi ve oğlu ile birlikte seyahat etmesini eleştirenlere yanıt verirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konvoylarından örnek veriyor!
Tahsin Erdem’in kendisini yarıştırdığı kişiye bakar mısın?
Bu nasıl bir kibirdir?
Bu nasıl bir egodur!
Ona özenip sitemize yorum atanlar da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak gezisine atıf yapıyorlar!
Tahsin Erdem’i, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kıyaslamak!
Hande Erdem’i, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile kıyaslamak!
Yakında Emirhan Erdem’i de Bilal Erdoğan ile kıyaslarlar ise şaşırmamak lazım!
Nasıl bir kafasınız arkadaş?
Jolly Joker’de içince böyle mi oluyor?
Koltukta oturabildiğine şükretsin!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, DSİ’nin Ulutan Barajı’na su taşıyan Doğanlı Barajı için 12 milyon lirayı kendisinin fikri alınmadan kesildiğini iddia etmiş, neredeyse ağlamaklı olmuştu!
Oysa önceki dönem Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, kendisinden önce görev yapan Muharrem Akdemir’in temizlik işlerini üstlenen firmaya olan 32 milyon liralık borcunu gıkını çıkarmadan tek kalemde ödemişti!
“Muharrem Akdemir’in borcunu ödemek zorunda kaldım.” diye ağlamamıştı!
Üstelik bu borcu ödemek için borç yapmamıştı!
Zonguldak’ta ağlamak yerine gidip Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağlamış ve parayı almıştı!
Ankara’da ağlayarak 300-400 milyon lira karşılıksız para almıştı!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ise, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a meydan okuyor!
Saygısız bir üslup ile “Bundan sonra işim gücüm sensin Mustafa!” diyerek!
Makam odasında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın portresini CHP Genel Başkanı Özgür Özel gelecek diye kaldıran Tahsin Erdem, “Ankara bana niye para vermiyor?” diye ağlıyor!
Neden vermediklerini ben söyleyeyim!
Ankara, Tahsin Erdem’in Zonguldak’a hizmet etmek yerine yine akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını ve delege ağalarının çocuklarını işe alacağını biliyor!
O nedenle Tahsin Erdem’e ekstra para verilmiyor!
Bu saatten sonra Tahsin Erdem, Belediye Başkanlığı koltuğunda oturabildiğine şükretsin!
Devrim Dural, çoluk çocuğun maskarası oldu!
Kongre öncesinde nüfus kağıdını Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e kaptıran CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, kendisinden habersiz AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a yönelik açıklama yapan İl Başkan Yardımcısı Samet Albayrak’ın istifasını isteyince parti karışmış!
Nüfus kağıdı cebinde olmayan İl Başkanı Devrim Dural’a karşı Samet Albayrak’ın arkasında duran gençler, “Madem Samet Albayrak gidiyor, yerine bizim istediğimiz isimler gelecek.” demişler!
Samet Albayrak ve Sıla Güven’in yerine Yağız Koltuk ile Oğuz Karagöz getirilmiş!
Koskoca CHP’nin İl Başkanı Devrim Dural, çoluk çocuğun esiri olmuş!
Gençler iddialı!
Bir daha böyle görevden alma olursa, başkaca eylemler yapmayı planlıyorlar!
Allah Devrim Dural’ın yardımcısı olsun!
Tahsin Erdem’e anlat bakalım!
Sanatçı Zülfi Livaneli’nin babası Mustafa Sabri Livaneli, Ankara’da ağır ceza hakimidir.
Yağmurlu bir akşamda Zülfü Livaneli yürüme okuldan dönerken yanında resmi plakalı araba durur ve babası makam arabasından “Al oğlum bu şemsiyeyi ıslanma.” diyerek yanından uzaklaşır.
Zülfü Livaneli eve varınca babasına sorar.
“Beni neden yağan yağmurda arabana almadın babacığım?”
Zülfü Livaneli, babası Mustafa Sabri Livaneli’nin verdiği ibretlik cevabı hiç unutamaz: “Oğlum o makam aracını devlet yalnız benim kullanmam için gariban halktan kesilen vergilerle bana tahsis etti, size değil.” der.
Şimdi siz bu hikayeyi gelin Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e, eşine ve 31 yaşını geçmesine rağmen kendini henüz geliştirememiş oğlu Emirhan Erdem’e anlatın bakalım!
Tahsin Erdem anlamıyor ki, eşi ve oğlu anlasın!