Zonguldak Belediyesi’ne,
İşçi alımı gündemi,
Sokakta konuşulmaya devam ediyor.
25 ile 60 arasında,
İşçi alınacağı söyleniyor.
En az 25 kişinin ise,
Süpürgeci olarak,
İstihdam edileceği belirtiliyor.
Kimi vatandaş,
Bu işe girebilmek için,
Gerçekten şansını denemek isterken,
Kimi ise,
Alınacakların zaten belli olduğuna dikkat çekerek,
Çabalamasının yersiz olduğu görüşünde.
Tahsin Erdem’in,
Yakın çevresinin yarı çapına yakın olan,
Akın Kavi,
İstihdam pastasından,
Payını alamamıştı.
Annesinin arazisine,
Döküm alanı izni verilerek,
Çıtır bir kıyak geçilmişti.
Ama,
Onun çevresinden,
Kimse işe alınmamıştı.
Şu sıralar,
Kavi’nin kızlarından,
Bir tanesinin,
Belediyede istihdam edileceği belirtiliyor.
Akın Kavi’nin hakkı mıdır?
Bu kadar Tahsin Erdem güzellemesi yaptığına göre,
Bence hakkıdır.
Bu yağcılığın,
Bir karşılığı olmalı.
Annesinin arazisine verilen döküm izninden gelen para,
Akın Kavi’ye yetmiyor.
Bu anasının kuzusunu,
Bence direkt belediyede işe almalılar.
Kendi üzerine,
Sadece nüfus cüzdanı olan Akın Kavi,
Bu dar boğazdan kurtulmalı.
Mesela,
Seferlere başlayacak olan,
Özel Halk Otobüslerinin başına,
Akın Kavi getirilmeli.
Bu liyakate dayalı bir hamle olur.
Anasının kuzusu,
Öyle veya böyle,
Zonguldak’ta,
Bir süre taşımacılığı yapmıştı.
Ama işe alınırsa,
Alacağı maaş,
Belediyeye olan borcu ile,
Mahsuplaşmalı.
Öyle de olursa,
Ömrünün sonuna kadar,
Maaş alamaz,
O çok başka konu.
Maaş bordrosunu,
Akın Kavi’nin üzerine yapabilir miyiz?
Bu da ayrı bir muamma!
* * * * * * * * *
Yukarıda,
Ana kuzusunu yazmıştık.
Şimdi de,
Baba kuzusunu yazalım.
Zonguldak’ta,
Babasından dolayı tanınmış,
Daha önce,
Hiç tanınmamış,
Tek kişi Emirhan Erdem olabilir.
Ne meslek yaptığı,
Nasıl kazandığı hiç belli değil.
Belli ki,
Belediye Başkanlığı rol playi,
Emirhan’a fazla kazandırmıyor.
Koskoca paralel evren Belediye Başkanı bira içer mi?
Oluyor demek ki!
Ayrıca,
Babasına özenmiş olacak ki,
Yanında koruma da taşıyor.
Emirhan ile ilk dirsek temasımız,
Önceki akşam gerçekleşti.
Hafifi çakır keyif olduktan sonra,
Koruması Ahmet Ateş’i alarak yanıma geldi.
Belli ki Akın Kavi ile kafa kafaya vermişler.
Emirhan,
Benim bedelli askerlik meselesini ancak kafasına takmış.
Etrafındaki,
İl Başkanı Devrim Dural dahil,
Bedelli askerleri ise unutmuş!
Hepsi,
Bir bedel karşılığı,
Tahsin Erdem’e,
Ve,
Emirhan’a asker oldular.
Neyse!
En azından,
Emirhan’ın diyalog kurabildiğine şahit olduk.
Üstenci yaklaşımı,
Kabadayı havaları olmasa,
Aslında oturulabilir.
Ama işte,
Ali Rıza Tığ diyor ya, “İnsan oturduğu beş kişinin ortalamasıdır” diye.
Durduk yere,
Seviyeyi düşürmeyelim.
Aramız iyi olsa,
Belki ben de çakma bir belediye başkanı modeline dönüşebilirim.
Belki ben de muhasebeci gibi görünebilirim.
Belki bende İncivez’den beri gelmem.
Belki ben de bira içebilirim.
Belki ben de Ahmet Ateş gibi koruma tutabilirim.
Belki bende Akın Kavi ile istişare edebilirim.
Hepsi olursa,
Kendime yaptığım yatırıma ihanet etmiş olurum.
Koskoca CHP İl Başkan Yardımcısı Emirhan Erdem,
Bedelini ödediğim askerliği konuşuyor,
Akın Kavi’nin belediyeye olan borcunu konuşmuyor.
Bu adam,
CHP İl Yöneticiliğine sorun çözsün diye seçildi değil mi?
Örgütlerden sorumlu il başkan yardımcısı!
Teşkilatı kurmuş o kesin de!
CHP’li bir teşkilat mı?
O belli değil.
Kendine kurmuş gibi daha çok.
Askerliğin bedelini ödeyerek yaptık.
Gazeteciliğinde bedelini ödüyoruz,
Ödemeye de hazırız.
Herkes becerebiliyorsa,
Ona göre muhasebe yapsın.
Ama önce,
Stajını yaparak muhasebecilik yapsın.