Bazen çok şey yazmaya gerek yok.

Hayatta yazılmışlar, yaşanmışlar zaten yeterince anlatıyor pek çok şeyi.

Sonuçta insanız.

Çıplak doğduk, çıplak gömüleceğiz.

Kimi zaman insanlığımızdan utansak da, hayatın gerçekleri böyle...

Neyi yeniden anlatacaksınız?

Niye yeniden anlatacaksınız?

Nasıl?

Niçin?

[*] [*] [*] [*]

Avukat Deniz Dilaver, yaşama dair manidar ve anlamlı paylaşımlar yapıyor.

Son paylaşımlarından biri öğrenmek üzerine…

“Öğrendim ki hiçbir şeyi öğrenememişim” dercesine…
Belki pek çoğumuzun okuduğu bir metin…

Ama gerçekliği ve güncelliği hiç kaybolmuyor.

[*] [*] [*] [*]

“Öğrendim ki…
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Hayatında nelere sahip olduğun değil,
Kiminle olduğun önemli.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
İnsanların başına ne geldiği değil,
O durumda ne yaptıkları önemli.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle,
Her isin iki yüzü var.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Olmak istediğim İnsan olabilmem,
Çok vakit alıyor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
‘Bittim’ dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha çok var.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Bazı insanlar sizi çok seviyor
Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
Bazıları hiç karşılık vermiyor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
Kaldırmak için elini uzatır.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
İki insan ayni şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Duvarda asılı diplomalar
İnsani insan yapmaya yetmez.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin
nereden geçtiğini bulmak zor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Ne kadar yakın olursa olsunlar
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

[*] [*] [*] [*]

Öğrendim ki…
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
Gözler arasındaki ilişkiyi biliyor musun?
Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar.
Buna rağmen asla birbirlerini görmezler.

[*] [*] [*] [*]

Arkadaşlık bunun gibi olmalı.
Arkadaşsız hayat cehennem gibidir.

Öğrendim ki…
Daha öğrenilecek çok şey…”

[*] [*] [*] [*]

Aynen öyle!

CHP’nin Suriyelileri!

Türk Kızılayı Zonguldak Şubesi’nin başarılı ve duyarlı yöneticilerinden işadamı Murat Uzun dünkü, “STK’lar Konuşuyor, CHP Dinliyor” programının en son konuşmacısıydı.

Önceden belirlenen listede olmayan, ama ısrarları karşısında mikrofon verilen bir isimdi.

İnsan odaklı mesajlar vermeye çalıştı.

“Suriyeli insanlara nasıl bakmalıyız?” diye sordu.
İşte o an salonun dört bir tarafından homurtular, tepkiler yükseldi.

Katılırsınız-katılmazsınız, orada gürültü çıkaran CHP’lilerin önce saygıyı öğrenebilmesi gerekirdi.

CHP’nin Genel Başkanının nezaketle dinlediği bir durumda homurdanmak, bağırmak, çağırmak kimilerinin demokrasiye nasıl baktıklarının en çarpıcı örneği oldu.

Şahsen ben utandım.

Murat Uzun, akşam saatlerinde sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı.

Diyor ki;

“Toplantıya, ‘STK’lar Buluşuyor, CHP Dinliyor’ diye gittik, ama CHP’ye yakın sendikaları dinledik.

Termik santrallerde CHP’li belediyelerin rolü, Belediye Başkanının Bakandan randevu alamayışı ve destek bulamayıp yalnız kalışı, ‘Haberal onurumuzdur’ demişti ‘biz Zonguldak olarak bir şey görmedik’ gibi konulara değinecektik.

Son anda ısrar ile söz aldık, onda da, ‘Lütfen olumsuz bir şey söyleme’ dendi.

Bizde Sayın Kılıçdaroğlu’na Kızılay'a olan desteğine teşekkür ettik.

Ancak CHP’nin Suriyeli insanlara bakışına da mini bir anket ve tarihsel yaklaşımla bireysel eleştirimi ilettim.

Ama böyle toplantı olmaz, bir bardak su bari olsaydı…”

Siyaset böyle…

En güzelini, en fazlasını isteriz, ama zerre kadar tahammülümüz olmaz!